yaradana, yaratana saygısı olmayandır. yaratan aynıysa hiç bir ırk üstün olamaz.
yok eğer ateistse evrime saygısı olmayandır evrim varsa bir ırkın tamamen geride kalması imkansızdır.
siyasi bir terimdir, sıfattır.
kişi "yurtsever" olduğu için, ülke sevgisini ifade ettiği için kendisine karşı böyle bir söz kullanılması uygun değildir, aptallıktır, dahası saçmalıktır.
ama kişinin yurt ve millet sevgisinden anladığı, devletin ideolojik aygıtlarının etkisi marifetiyle yanlış bilinçlenmesi sonucunda, egemen sınıf olan burjuva sınıfının çıkarlarını toplumun çıkarlarıymış gibi anlaması ve bunları savunur duruma gelmesi, bunlar uğrunda eylem ve söylemlerde bulunması olarak açığa çıkıyorsa bu onu faşist yapar.
her önüne gelene faşist diyenlerden farklı olarak komünistler bu ithamı, halk düşmanlarına karşı kullanırlar. halk düşmanları da halkların eşitlik ve özgürlük mücadelelerinin karşısında safını kan emici sermaye sınıfından ve onun ileri diktatörlük biçimi olan emperyalizmden yana seçmiş kişiler ve kurumlardır.
çokça iddia edildiği gibi, "faşist"i bir siyasal eleştiri olarak kullananlar "hümanist" değil, "komünist"tir. komünistler hümanist değildir, komünistler anti faşisttir.
bir frankfurt okulu (batı marksizmi) mensubu olsa da horkheimer'in "kapitalizm karşısında konuşmayanlar, faşizm konusunda sussunlar" sözü bugün de hala akıl açıcı bir değer taşıyor.
ne zaman faşist denilse, akla ilk gelen ırkçılık olur.
kürtlerle pkklıları bir tutan, kürtleri sevmeyip küfür eden insanlara denir.
işin trajikomik tarafı ise, bunu vatan severlikten sayarlar.
ülkemizde sakız olmuş sözdür.bir zamanlar sadece kızıl komünist ağızlardan milliyetçi-maneviyatçı insanları aşağılamak için kullanılırdı.bugün ise siyasetin ''s''sinden bile anlamayan savunduğu görüş hakkında bir tane kitap okumamış başta ergen tayfa olmak üzere herkesin dilinden düşmeyen sözdür.işte bunlar asıl faşizmi görmemiş olacaklar ki vatanını milletini ve devletini seven herkese bu payeyi verirler.
bunlar zamanında kıbrısda,karabağda,kerkükde ve doğu türkistanda yaşasalardı o zaman faşizmin ne demek olduğunu görürlerdi.adı türk olan bir ülkede türküm diyene faşist deniliyor.kına yakın...
işine geleni söylemektir. arkadaş anlamıyorum insanı bir sözüyle hümanist bir sözüyle faşist yapanı. ne mutlu türküm diyene demiş mustafa kemal, faşist oluyor. başka bir şey söylüyor hümanist. ne mutlu türk doğana demiyor, türküm diyene diyor. vatanı sevene kucak açıyor. faşist olduysa, bizlerce kabuldür.
özellikle kürtlere tahammül edilemiyor bu ülkede. ben de onlardan biriyim. kürt insanlarını sevmiyorum. ama bunun nedeni bize yansıtılanlardır. atalarımın uğruna canlarını verdiği bu toprakları bölmeye çalışan, suyundan elektriğinden bedavaya faydalanıp da "devlet bize bahmiiii" diyen ve ülkemin topraklarına göz diken insanları sevmiyorum. bu insanlar alman da olabilir, ingiliz de olabilir, rus da olabilir, ermeni de olabilir. bunları yapıp da sevgi ve saygı bekleyen her insandan nefret ederim. o kişi türk de olabilir. umrumda değil.
pazar günü, sabahın köründe buket'in "kahvaltıya bekliyoruz! geç kalırsan fotoğraf çekemezsin!" diye tehdit etmesi üzerine yola çıktım. istikamet doğanbey/seferihisar.
çok fazla insan var otobüs kuyruğunda. fazlasıyla. pazar olduğundan herkes denize gidiyor tabi. benim gideceğim yere 2 otobüs gidiyordu. ben de baktımki bir otobüste hakikaten çok çok az kişi var, oraya geçtim ben de.
yanımda da nasıl konuştuklarını anlamadığım insanlar var. kadının bir tanesinin 1,5 yaşlarında bir bebeği var, bebek arabasının içinde. onların dışında bir kadın daha, 2 kız çocuğu, bir de 20 yaşlarında genç bir erkek var. hepberaber denize gidiyorlar. onların kürt olduğunu elbette anladım.
arabaya bindik. arabadaki bebek ve kadın cam kenarına geçtiler. yanı boştu. ben de yaşlı bir kadın var diye ayakta durucaktım. kadın bana, "ben inicem kızım, sen geç otur." dedi. emin misiniz manasında baktım. "geç geç" dedi. iyi madem dedim içimden, 1 saat yol sonuçta. tam geçiyordum, cam kenarındaki kadın o iki kız çocuğunu çağırdı. "gelin gelin!!" dedi. ayağım havada kaldı. şaşkınca baktım. "önce onlar geçsin de.." dedi. sonra da çocuklara, "şöyle geçin de ablanız otursun" dedi. kadın resmen bir çocuk kucağında, 2 çocuk bacaklarının kenarında yolculuk yapıyordu. hiç düşünmeden kadına "isterseniz kucağıma alabilirim" dedim. hafif bir gülümseme oluştu suratında, "ada, geç ablanın kucağına" dedi. ada geldi kucağıma. o iki kızdan en küçük olanı yani. biraz ellerime baktı, tırnaklarımın rengi dikkatini çekti sanırım. sarı oje sürmüştüm. "aa, ablanın ojesine baak. ahah sarıı." gibisinden şeyler söylediler. gülümsedim. "bende de kırmızı vaarr" dedi gülümseyerek. "ne güzel" dedim, ben de gülümsedim yine. sonra baktım ki diğer kız rahat edemiyor. ada zaten minik, aramıza sığabilir diye düşündüm. o kızın ayakta durması daha tehlikeli. ve ada aramıza geçti, diğerki kız da kucağıma geldi. yani, şeval.
kucağımda oturan 8 yaşındaki kıza adını sordum. "şeval" dedi. abisi varmış bir de, "şivan". şu arkada duran 20li yaşlardaki genç.
şevalle kısa bir muhabbet ettik.
- ablaa, kaç kilosun?
+ neden? *
- çok zayıfsın. *
+ yo değilim. * nerden çıkardın?
- e ama göbeğin yok.. :/
+ göbeği olmayan zayıf mı oluyor? *
- hıhı *
yol uzundu. saat dokuz olmuş, farketmemişiz. güneş ışığının gözlerimize gelişi uykumuzu getirmeye başladı. en azından benim. ama yolculuklarda genelde yanımda biri olmadan uyumam.
"istersen uyuyabilirsin, şeval." dedim. geriye doğru yaslandı. başını göğsüme koydu. uyumaz sanmıştım. başı koluma düştü. kaldırdım, tekrar eski haline getirdim. o düşmesin diye sıkı sıkı tutuyordum. araba sarsılıyordu arada, başı düştükçe ben bakıyordum. beklemediğim bir anda içimden şu sözleri söyledim;
"inşallah uyanmaz."
"inşallah rahattır."
neden? faşistim lan ben. öyle değil mi? kürtleri sevmiyorum diye faşist demediniz mi bana? evet ben kürtleri sevmiyorum ve faşistim ben işte siz de öyle söylediniz ya..
peki kucağımda uyuyan kim? şeval.
şeval kim? küçük bir kürt çocuğu.
şivan'ın kız kardeşi, şeval.
faşistin tanımı şimdi ne oldu ben de merak ettim doğrusu.
ne kapitalizm, ne komünizm, faşizmi itin götüne sokan yine faşizmin kendisidir. ideolojik olarak yenilmesinin üstüne bir de neyse tam tersini anlayan bizim toy faşistler yüzünden nefret söylemi haline gelmiştir.
34 yıl önce beyazıt'ta canına kıydıkları 7 devrimci anısına geçtiğimiz cuma günü dikilen sembolik anıtı dün gece kıran insanımsı.
(bkz: faşistlerin 16 mart heykelini kırması)
türkün de kürtün de faşist olanından korkacaksın. akıl yok bunlarda arkadaşım.
(#14593417) entrysine baktıktan sonra (#14801826) entrysini yazan kişinin aldığı eksi oylara bakınız. siz anladınız.
kelt dilinde iğrenç demek. ırkıyla övünen ya da ezilen, büzülenden, başka ırkları düşman gibi görenlerden, özünü saklamak için yapmadığı ikiyüzlülük kalmayanlardan nefret ediyor ve acıyorum. tissskiniyorum.