oldum olası bir kadına söylenmesinden nefret ettiğim iğrenç bir yakıştırma. birine bunu söylemeden önce neden bu halde olduğunu ve bunda bizim ne kadar payımız olduğunu düşünülmesi gereken bir durum.
teoman'ın kaleminin ne kadar etkili olabileceginin ürünü olan şarkıdır.bu albümde yer almasini halen anlayabilmiş değilim. albüm genel olarak bu kadar sert ve etkileyiciyi tek başına hazmedemez nitelikte.
loop'a alınacak şarkılar listesinde birinci sırada yerini almıştır.
sözleri harika olan bir teoman şarkısı. sözleri gerçekten harikadır. zaten teoman her zaman iyi söz yazan bir adamdır. ama güzel, anlamlı, vurucu sözlere rağmen teoman'ın berbat sesi yüzünden yarısına kadar dinlediğim şarkıdır. bu kadar kötü söylenebilirdi ancak.
reklam arasında kanalları gezerken binbir gece adlı gubidik diziye rastlanılır ve bir an için fahişenin kelime anlamı olarak karşılığının şehrazat olduğu düşünülür. o 10-15 saniyelik arada geçen konuşmalar şöyledir:
ş- fahişeyim ben anlıyor musun? fahişeyim fahişe...
o- yapma şehrazat, öyle deme!
ş- hayır hayır fahişelik yaptım, ruhum temiz ama bedenim fahişe. tamam mı fahişeee!
anladım güzelim ne olduğunu da nedir bu ısrar? bizim bilmediğimiz bir durum mu var yani, dizinin formatını mı değiştirdiniz?
teomanın insanlık halleri adlı albümündeki en leziz parçalardan biridir. "herkes, dedi, merak içinde ölümden sonra hayat var mı diye.. boşuna düşünürler sanki hayat varmış gibi ölümden önce.." kısmıyla güzel bir hayat sorgulaması da içermekte. ayrıca; parçanın müziği de oldukça sürükleyici, tebrik edilesi, dinlenesi.
çok güzel hisler
çok özel yerlerde
çok özel kişiye hibe edilecek yerde
karın tokluğuna
lanet, salyalı, aşağalık birine
satılmasaydı keşke
ve keşke bu müthiş kayganlık hissi
yaşlı bir kütüğü kesen kör testere sesine dönmeseydi.
bir fahişe sabaha karşı
çok seksiymişim, öyle diyor
gülüyoruz yalanına
karşılıklı, anlayışlı
dalgakıranlardaki banklarda
çıkardı ayakkabılarını
bak, dedi, köprü ışıkları
siliyorlar yıldızları
kazıyınca yıldızlarını
altlarındaki demir paslı
ateşe vermeli onları ama
her yerde yangın çıkışları
sordum, niye sattın diye yoksulluğunu?
dedi, elimdeki sadece oydu
niye sattın vücudunu?
daha mı kötü, dedi, satmaktan ruhu?
herkes, dedi, merak içinde
ölümden sonra hayat var mı diye
boşuna düşünürler
sanki hayat varmış gibi ölümden önce
sevdim seni bir şekilde
hüzün var diye belki gözlerinde
eğer sever gibi sarılırsan da
bu vücut bedava sana
aslında derdim; çok gençsin daha
20'yim, dedi, ama ruhum tam 1000 yaşında
kayalar kesti ayaklarımı
yine de bir şeyler hissetmek güzel hala
bu dalgakıranda
tek başıma bu vücutla fırlatıldım dünyaya
aşk da basitmiş, pişmanlık da, hayat hoyrat bu zamanda
şahin kuşa, kuzgun leşe, ben değil bu dünya fahişe
korkum; çığlık atan adam gibi
tablodaki, şakağımda ellerim
hep kaçarken, tek kişilik bir dünyayı
ben artık nasıl severim?
anladım, dedim, senin kalbin birinde
geceyle gündüz, o hep senle
sarıldı, ağladı saatlerce
o yine işe gitmeden önce
aslında derdim; çok gençsin daha
20'yim, dedi, ama ruhum tam 1000 yaşında
kayalar kesti ayaklarımı
yine de bir şeyler hissetmek güzel hala
bu dalgakıranda
tek başıma bu vücutla fırlatıldım dünyaya
aşk da basitmiş, pişmanlık da, hayat hoyrat bu zamanda
şahin kuşa, kuzgun leşe, ben değil bu dünya fahişe
Teomanın 2009 albüm parçalarından birisidir.
Şarkıcı Teoman, tanıştığı fahişelerden etkilenerek onları anlatan bir şarkı yazdı. işte Teoman'ın fahişeler için yazdığı o ilginç şarkının sözleri ve öyküsü...
Televizyongazetesi'nin haberine göre; özel bir programa konuk olan şarkıcı Teoman, tanıştığı fahişelerden etkilenerek onlar için yazdığı şarkıyı anlattı. Teoman, bu şarkıyı yazarken bir kişinin dalgakırandaki bankta bir fahişe ile dünya hali üzerine konuşmasını hayal ettiğini belirtti.
Teoman, "Tanıştığım zaman, konuştuğum zaman onların kendi içlerinde hem dünyayı takmaz, çok light gözüküp de böyle hissetmedikleri anları da görüp, ben öyle hissettiğim için öyle bir şarkı yazdım. Bir fahişe ile konuşma bu" diyerek şarkının nereden çıktığına açıklama getirdi.