--spoiler--
"boris vian diyor ki ;
çok yararı vardır genç bir kadınla evlenmenin
bir kadınla evlenmenin yararı say say bitmez
bir evliliğin yararı saymakla bitmez
boktan taraflarını saymazsak…
boris vian diyor ki :
çok yararı vardır yaşlı bir kadınla evlenmenin
bir kadınla evlenmenin yararı say say bitmez
bir evliliğin faziletleri saymakla bitmez
boktan taraflarını saymazsak…
boris vian diyor ki :
özünde evlilik boktan bir şeydir
bir kadınla birlikteliği saymazsak…"
--spoiler--
maltus diyor ki “ insan nüfusu geometrik şekilde artarken(1,2,4,8,12,18..), buna bağlı olarak gıda üretimi/tarım faaliyetleri aritmetik şekilde artıyor(1,2,3,4..). yani belli bir zamandan sonra gıda üretimi nüfusun ihtiyaçlarını karşılayamayacak diyor. çare olarak “evlilikler yapılmasın” demiş.
işin teori açıklama kısmı bir yana. size genel kültür kıyağım olsun.
arkadaş hiç mi korkmuyorsunuz evlilikten?
malum girdiği kabın şeklini alabilen çok kişi var.
merhabalar 30 yaşındayım 193 boyunda esmer gamzeli bir beyim... işim yok param yok arabam yok dairem yok ama bazı yönlerim güzeldir. taliplerimi bekliyorum.
merhabalar 30 yaşındayım 193 boyunda esmer gamzeli bir beyim... işim yok param yok arabam yok dairem yok ama bazı yönlerim güzeldir. taliplerimi bekliyorum.
doğru veya yanlış demenin hep muallakta kalacağı kişiden kişiye değişen, kişinin bekar yaşama hali. evlat sahibi olmak için evlenen var, sevdiği kişiyi bulup evlenen var, kimsenin daha net bir cevabını bulamadığı mantık evliliği yapanlar var, cinsellik için evlenen de var. şimdi şöyle bir şey söylemek istiyorum. eğer sevdiğiniz birini bulamadınız ya da olmadı bir şekilde diye ve de evlat sahibi olmak isteyip evlenemeden bu duruma kavuşamadınız diye iç geçirmek yerine eğer sağlığınız yerinde ve kimseye muhtaç değilseniz, hayırlı ve kısmetli olanı beklemek en doğrusu olacaktır. ben bugün çok yakınımın 3 yaşına yaklaşan kızını ve ona olan sevgisini gördüm. o yakınım, evlat sahibi olmak harika bir duygu, allah inşallah sana da nasip eder dedi. bunu deyince gözlerimde ki ışıltıyı anlatamam size. allah doğru zamanda ve doğru kişiyle bir ömür boyu bize hayat arkadaşı olacak kişiyi nasip ettirsin. inşallah ya rabbim.
Yarattığı maddi ve manevi rahatlık ile insanın yaşam tatmini ve kalitesini arttıracağını düşündüğüm eylemdir fakat yaşlılıkta bu durum tam tersine dönebilir. Sonuç olarak ne kadar geç o kadar iyi.
yalnız yaşamak ile aynı anlama gelmemektir. gerçi yalnızlık kötü bir şey de değildir.
evlilik müşterek, evlenmemek tekil bir durum olduğu için, tek başınalığa, sadece kendinden sorumlu olmaya daha yakındır anlamı.
henüz on altı yaşındayken aldığım, hatrı sayılır bir süre evvel yirmi iki yaşına varıp da yetişkinlik hakkında oturaklı fikirlerim oluşmaya başladığında tasdik ettiğim karardır ayrıca. ben fazlasıyla rasyonel yapıda bir insan oldum bugüne kadar. bir veyahut iki tanesi hariç, hayatımdaki tüm kritik kararlarımı soğukkanlılık ve öngörü ile vermeye çalışmışımdır.
oldum olası yalnız olmayı sevdim. ilişkilerimde dahi.
hatrı sayılır sevgili tanıdığım nispeten kısa yaşantımda kafama estiği zaman bir yere gitmek, taşınmak, yer değiştirmek veyahut risk almak, hayatımda kendime sağlayabildiğim en önemli özgürlüklerden olmuştur. ancak elbette ki, histen yoksun bir robot değilim. insanız neticede. mamafih şöyle bir durum da var ki, bir insanı her ne kadar sevebilecek olsam dahi, her ne kadar "çoluk-çocuğa karışmaya" uygun olsam dahi, kendime sağladığım özgürlükler ve bireyselliğim ile kıyasladığımda, ne o kişiyi ne de o kişiden olacak ihtimal dahilindeki çocuğumu uzun bir süre veyahut yoğun bir şekilde sevebilirim.
hatta ve hatta, uzun vadede bu durum, kıymetli yalnızlığımı ve kimseye hesap vermeme özgürlüğümü elimden alacağından dolayı, kendi eşime, çocuğuma dahi burun kıvırabilir, onlara karşı olumsuz hisler besleyebilirim. we need to talk about kevin'da tilda swinton'ın canlandırdığı karakterin erkek bir modellemesi olabilirim hatta ve hatta bu açıdan. *
bu da herkesin üzülmesine sebep olur.
hal böyleyken ve ben, bu yaşıma kadar büyümüş, serpilmiş kendiliğimi bu hususlarda böylesine tanıyorken, ne kendimi, ne de başkasını niye üzeyim? bu ne mantığa sığar, ne pragmatikliğe, ne de etiğe.
mantığa ve bireyciliğe benim kadar değer vermeseniz dahi, son kertede doğru bir davranış değildir bu.
Son zamanlarda kadınların daha yalnız yaşama iradelesi olduğunu fark etmiştim. Ve gördüğüm pekçok da evlenmemiş kadın vardı. Biraz araştırdım neler düşünüyorlar diye çok sorumluluktan kaçınma ve düzenlerinin bozulmaması sebepleri yatıyor genelde temelde. Özgürlüğün kaybolması da etken. Ayrıyeten gerçekten de böyle bir istatistik varmış, 65 yaş üstü evlenmeyenlerin büyük bölümü kadınlarmış.
Erkekler neden bunlara takılmıyor? Çünkü erkekler genelde yalnız yaşamayı becerecek güçte yetiştirilmiyor. Ütüsü yapılacak, yemeği önüne konulacak vesaire.
Aslında en ideal birliktelikler bu yüzden yalnız yaşamayı başarmış iki kişiden olur gibi, yalnız yaşamayı becerebilmiş. Yani sırf klasik beklentilerle evlenmek için olmayacak bir evlilik.
Bazen de evlen(e)memektir.Sosyal medya,gelecek kaygısı,ekonomik şartlar o şu bu derken günümüzde insanların birbirinden beklentisi çok yükseldi.Maddi durum iyi olsa fiziksel etkileşimde(dış görünüş) olsun istiyor karşı taraf.fiziksel etkileşim olsa maddi durum olmuyor çoğu zaman.ikisi olsa karakter uyuşumu,karşılıklı saygıda sıkıntı olabiliyor.Yani bunların hepsi olsa bile evlenmek istemiyorsa gene olmuyor.Evlenenlerin nasıl evlendiğine şaşırıyorum ama gözlerini yumup evleniyolar çevremden gördüğüm bu ve çoğunun evlilik öncesi düzenli cinsel ilişki imkanı olsa hayatta evlenmez.
akıllı insan tepkisidir. evlenip de ne yapacaksınız allah aşkına...evlenip balayına gideceğinize bekar kalın alayına gidin...yaşasın özgürlük... ( 7 sene evli kalmış ve boşanış insan feryadı)
Yatırımı, düğün salonuna, kuaföre, akraba memnuniyetine vs yerine kendine yapmaktır. Iliskiye degil evliliğe karşıyım. O imza atılınca farklı birsey olmuyor bence.