akp nin kapatılması istemiyle dava açıldığı zaman çıkıp bi' oynamadığı kalan insanların kötülediği operasyon
hayır, cumhuriyet savcısı eliyle yürütülen operasyon bu operasyon. bildiğimiz kadarıyla kimlerin gözaltına alınacağı konusunda gerekli talimatı bu cumhuriyet savcısı vermekte, yaptığı sorguyu müteakip lüzumlu görürse tutuklanmaları istemiyle nöbetçi ağır ceza mahkemesine havale etmekte, nöbetçi ağır ceza mahkemesinden tutuklama kararı çıkması halinde bir üst mahkemeye itiraz hakkı her daim bulunmakta.
işinize gelince hukukun üstünlüğü, işinize gelince akp yargıya müdahele etti. iki dakka tutarlı olun len.
tüm amerika karşıtlarının gözaltına alınığı operasyondur. kuzey ırak operasyonun'da kullanılan sıcak istihbarat karşılığında amerika'ya hangi sözlerin verildiği yavaş yavaş belli oluyor.
bakalım daha ne kadar sürecek kimilerine göre ak partinin bilinçli bir şekilde bazı kesimin üzerine gitmesi olarak yorumlansada esasında derin bir çeteleşme ve illegal bir oluşumdan ibarettir.
devamında tuncay özkan,ümit özdağ gibi şahsiyetlerin de göz altına alınacağını tahmin ediyorum.kuyruk acısından cumhuriyet sahipliği göstermesin.
akp nin yargı üstünde bu kadar nüfusu vardı madem de cumhurbaşkanlığı sürecinde ve kapatma davasında neden müdahele edemiyor abe ergenekon savunucuları zavallı zevat. sevdiğiniz yıllarca destek verdiğiniz adamcıkların böyle bir suçlamayla karşı karşıya kalmış olmaları karşısında verdiğiniz tepki tamamen o adamcıklardan öğrendiklerinizi kusmanızdan ibaret. az sakin olun da neyin ne olduğu ortaya çıksın dimi! hem siz değil miydiniz hukuka saygı yargıya saygı bilmem neye saygı diye nutuk atan ucu size dokununca bunların adı başka bir şey oluyor tabi. de gedin allaaşkına.
başında "ohşşş süper lan ülkeyi mahveden pis faşikler derdest ediliyor bugün orgazm günüdür" diye geviş getirenlerin bir rektörün,bir parti lidernin ve ülkenin saygın bir gazetesinin genel yayın yönetmeninin birer seri katil gibi sabaha karşı evlerinden alınmasıyla iyice coştukları operasyondur.bu artık 80 yıllık devrime karşı vahşice başkaldırmaya hazırlanan karşı devrimcilerin akan salyalarıyla oluşmuş denizden başkası değildir.biz hala "pis faşikler tiskiniyorum sizdeaaan" diyeduralım kadayıfın altı kızarmış diyorlar ben bi gidip bakıcam.
ergün poyrazın evinde bulunan güya el bombaları nedeniyle tutuklamıştı şimdi de bu üç isim. belki evlerinde atom bombası vardır, türkiye'ye demokrasi getiriliyordur değil mi?
şimdi evlerinde arama yapılacaktır büyük ihtimal. 4-5 kalaşnikof, 3-4 tane g-3, 7 şarjör çıkar büyük ihtimal.
adamlar gelmiş 80 yaşına assan ne olur, tüketebilir misin kırarak? 2 gün sonra serbest kalacaklardır muhtemelen ama çamur atılıd ve izi de kalacaktır. kimbilir o ergenekon cetesinde kimlerin ismi geçiyordur.
dün gecede ilhan selçuk doğu perinçek ve kemal alemdaroğlu gibi üst düzey kızıl elmacı ulusalcı şahsiyetlerin tutuklanmasına sebep olan oluşumdur.
Aslında başından belli bu zatı muhteremlerin aynı çatı altından yayın yaptıkları malumdu amabir insan ülkesine ne adına bu kadar düşman olabilir kimse anlayamıyordu.
akp ise açılan kapatma davasına binaen "ulan artık mazlum mederesler erbakanlar yok dingiller ayağınızı denk alın bizde cemaatlerimizle askeriyeye devlete sızdık ve yeterince kadrolaştık eşit bir savaştayız" der gibi bir ayar vermesidir.
istanbul'da hava kapalı, böyle bir kasvet var sormayın, haftanın son iş gününün gerilimi ile evden çıkılmış, trafik zaten ayrı bir dert, işyerinde biri bir şey dese de biraz bağırsam çağırsam diye beklenirken, radyodan o güzelim haberin alınması, bazı gizli dokunulmazlıkların kaldırıldığını duymak ne büyük bir sevinç.
Belki de sadece ifade vermek için alındılar, yok bağlantıları, bilmiyoruz, kararı yargıya bırakıyor ve bekliyoruz, sayın cumhuriyet savcımızın yaptıklarının sonuçlarını.
ayrıca acaba daha kimler gidecek, hangi suikastlerin altından kimler çıkacak merakı içinde olduğumuz devlet darbesidir.
edit: ayrıca iyi bir maç olsun, kazanan türkiye olsun.
yakında fethullah gülen ve akp'ye karşı enrty giren uludağsözlük yazarlarını da kapsamına alacak çakma operasyon. akp'nin niye kapatılması gerektiği artık iyice belli oldu..
kendilerine dokunmadan önce cumhuriyetin, ülkenin koruyucusu ilan ettikleri savcıları, bugün akp'nin adamı, akp'ye laf atanları toplayanlar olarak gören, her olayı, her kişiyi işine geldiği gibi yorumlayanları görmemizi sağlayan operasyon.
ayrıca dizi seyredip, ülke gerçeklerini öğrendiğini sananların ülkede neler olup bittiğini anlamasını beklemek asıl yanlış olan aslında.
cumhuriyet savcısı zekeriya öz'ün talimatıyla ilhan selçuk, doğu perinçek ve kemal alemdaroğlu'nun da içinde bulunduğu 8 kişi gözaltına alınmış olup ulusal kanal'da polis arama falan yapıyormuş şu saatlerde.
işin ilginç tarafı abdurrahman yalçınkaya için "adam yasalar dahilinde görevini yapıyor" diyenlerin bu operasyonun savcısı için daha şimdiden "neye hizmet ettiği belli oldu" falan gibi imalı yorumlarda bulunmasıdır. ikisini de aynı devlet atamıyor mu yahu ben mi yanlış biliyorum. yoksa abdurrahman'ı devlet bu savcıyı mahmut atadı da haberimiz mi yok?
oyle bir operasyondur ki ucu uzeyir garih cinayetine kadar uzaniyor. korkarim kucukken komsunun bahcesinden arakladigimiz meyvelere kadar inecek bu operasyon.
infazların, katliamların, provokasyonların, çetelerin, mafyacıların, Susurlukçuların, ölüm mangalarının olmadığı bir ülkede yaşamak istiyoruz. Bu, bir avuç azınlık hariç, 70 milyon halkımızın özlemidir. Düzen partileri ise, özellikle Susurluk'tan bu yana, bitmez tükenmez "çete operasyonları"yla halkımızın bu özlemini istismar ediyorlar. Dünyada bu kadar çok "çete operasyonu"nun yapıldığı ikinci bir ülke yoktur; Fakat bu kadar operasyona rağmen, "infazların, katliamların, provokasyonların, çetelerin, mafyacıların... olmadığı bir ülke" özlemine bir adım dahi yaklaşılmış değildir. Hiçbir değişiklik olmadığı halde, göstermelik operasyonlarla bizi "sistemin temizlendiğine" inandırmak istiyorlar.
Günlerdir gündemin ilk sıralarında yer alan "Ergenekon Operasyonu" da bunlardan biridir.
Hatırlayın; 1996'da kontrgerilla örgütlenmesinin bir ayağının Susurluk'taki kazayla ortaya çıkması sonrasında "artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diye bir söz üretilmişti.
Şimdi de emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve ona bağlı olduğu iddia edilen grubun tutuklanmasıyla, aynı sözler tekrarlanıyor: Kimileri iddialı bir şekilde "Bu operasyon gladyosuyla hesaplaşmamış tek devletin gerçekten meşru bir devlet olma adımıdır." diye yazıyor.
HAYIR! Ergenekon operasyonundan sonra "Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyenlere diyoruz ki, "Hiçbir şey değişmeyecek!"...
Adına ister Ergenekon deyin, ister Gladio veya kontrgerilla; bu yapı, ülkemizde faşizmle birlikte hep varolmuştur. Türkiye, 1952'de NATO'ya girdi. Aynı yılın Eylülünde CIA'ya bağlı olarak Seferberlik Tetkik Kurulu adı altında kontrgerillanın resmi örgütlenmesine girişildi. Bu yapı, devletle içiçe oluşmuş ve sınıflar mücadelesinde emperyalizmin ve oligarşinin ihtiyaçlarına bağlı olarak, giderek devletin kendisine dönüşmüştür. Gelmiş geçmiş tüm iktidarlar, bu yapıya tavır almak bir yana, kendi iktidarlarını pekiştirmek, temsilcisi oldukları emperyalizmin ve oligarşinin çıkarlarını savunmak için bu yapıyla iç içe olmuşlardır.
DERiNDE BiR YERLERDE OLAN DERiN DEVLETi, DAHA DA DERiNLERE, DiPLERE GÖMMEK AMAÇLI YAPILMIŞ OPERASYON. HATTA BiR NEVi ŞÖYLE DE DENiLEBiLiR;
DEVLET DERiN DEVLETE KARŞI. HENÜZ SUSURLUK U HAZMEDEYEN BiZLER iÇiN YENi OLMAYAN BiRŞEY.
EN GÜZELiNi YiNE YILMAZ ÖZDiL YAZMIŞ ZATEN
''koskoca emekli generaller, emekli binbaşılar, mafya babaları ve birileri daha bir araya geliyorlar, suikast yapacaklar. herşey hazır, ama glock'ları yok. bir glock bulsalar, dünyayı yerinden oynatacaklar. bir glock yahu, bir glocK çuk''