Erasmus; treni kaçırdık mı, rotar yaptı mı, ulan akşam nerde kalcaz, sabah nereye gidelim, bu zenciler bizi ziker mi, dönüşümlü uyuyalım, param donumda, şurda bi oturak da dinlenek, ordan değildi ya burdan gidiyoruz, kaybolduk a.q, metroya kaçak binerkenki yakalanma duygusu, yolculuk sırasında hiç tanımadığın ve belki bir daha da hiç görmeyeceğin insanlarla samimi sohbetin ve çok daha fazlasıdır.
Bana sen katılma ulan ayı demiş eğitim programı. Ortalamam yetti, yazılı sınav süper, sözlü sınav bir o kadar iyi. Tercih yapacağız yazdım portekizi. Çılgınım ya. Bir kaç gün geçti ben bu arada portekizde ki Üniversite ile mailleşiyorum, aramızda iyi hani. Sonra nedendir bilmem bir mail attı, bak canım burada ki derslerin çoğu portekizce sende portekizce yok hiç boşuna zahmet etme, portekizce sertifikası olmadan bir daha bana yazma, sincerly. Yazmadım ben de, hala buralardayım işte.
kısaca hayatınızda içki, parti ve seksin patlama yaptığı yaptığı bir dönemdir. o kadar dertsiz tasasız hissedersiniz ki sanki burası cennet dersiniz (dersleri sorun etmezsiniz, sürekli parti, gırgır şamata). hayatınızın 5-6 ayı, ya da 1 senelik gittiyseniz o 1 sene, size "hayat dediğin bu olmalı ya" şeklinde hissettirir. bir de gözlemimden size bahsedeyim. açıkçası genelleme yapmayı sevmem ama Türk kızları uyum sağlayamıyor bu işe. "vay bu bana yazıyor", "bu bana iş atıyor" şeklindeki Türk kız arkadaşlarımızın tavırlarından dolayı neredeyse bütün erasmus grubundan soyutlanacaktık. erkeklerden bir gram uyum sağlayamayanı görmedim çünkü açıkçası bizim uyum sağlama gibi bir derdimiz olmadı. Türkiye'de nasılsak orada da öyle davrandık ve hiçbir tepki görmedik. Dürüstçe söylüyorum, eğer ki Türkiye kafasından çıkmadıysanız ya da çıkamayacaksanız, sevgili Türk kızları, lütfen bu program için kayıt olmayınız. bu programa dahil olmak, sizin fiziksel ve psikolojik olarak iyi olmanızı dert edinecek Türk erkeklerine gereksiz bir sorumluluk olmaktan öteye geçmeyecek ve gerek kendinizin gerekse bu bahsi geçen arkadaşların erasmus tecrübesini zehir edecektir. ilgilenenlere duyurulur.
eylül ayında ispanya'ya gideceğim öğrenci değişim programıdır. aile yanı konaklama ile ilgili avantajı ve dezavantajlarıyla yoruma muhtacım sözlük. bilgilendirme için mesaj atarsanız çok sevinirim.
Giden arkadaşlarımın facebookta paylaştıkları fotoğraflardan yola çıkarak gayet içmeli sıçmalı ortam olduğunu anladığım şey. istisnasız hepsinde durum bu vallahi.
fakirlerin gezi aracı. yurtdışında parası, okul, kurs ya da dil eğitimine yetmediği için kullanılan araç. dönüşte yüz bin dolar harcamış gibi övüneceklerini , anlatacaklarını tahmin edebiliyorum. hristiyanlarınkinin kaç santim olduğunu tespit etmek için meraklananlarda vardır.
Sayesinde Avrupayı gezdiğim, AB ye girmesek de nimetlerinden faydalandığımız, her üniversiteli arkadaşın denemesi gereken program.
Bu programın gençler, okullar, kurumlar için olanları vardır. Herkesin faydalanabileceği bir sistemdir.
Bu program hakkında "orgasmus ya mehehe" falan diyen dalyarakları tutup siklerinden tavana bağlayacaksın. Amına koduğumun amsalakları sizi.
Arkadaşım insanlar dil öğrenmeye, medeniyet görmeye falan geliyor avrupa'ya, benzer amaçlar için geliyor, insan muamelesi görmek, insan olduğunu hatırlamak, kimisi de özgürleşmek, uzaklaşmak için geliyor, kimisi kariyerine olumlu etkisi olur diye geliyor falan filan. Ha senin gibi am için binlerce kilometre yol kat edenler yok mu tabii ki var, ama senin vizyonunun 250 gram olması başkalarının da öyle olduğu anlamına gelmiyor, tamam mı yarrak kafa?
Yılda 300 bin kişinin yer değiştirdiği hareketlilik programını sekse indirgerken utanmıyorsunuz, bari şuraya ya da başka yerlere yazarken utansanız biraz, ağzının ayarını siktiklerim.
avrupalılar ın normal hayatını "evet onlar da sekse indirgemis " diye aktaran kamilleri gormemize vesile olmuştur. ahahaha. olum bizim memleketi çıkartsınlar şu erasmus bolgesinden ahahahha.
nette farklı görüş açılarından değerlendirilen öğrenci değişim programı:
öğrenci değişim programı Erasmus’u “Orgasmus” sözüyle hedef alan Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan’un kızının Erasmus programıyla Paris’e gittiği ortaya çıktı.