enver gökçe

entry29 galeri1
    29.
  1. vefatının 42. yılında saygı ile anıyoruz.
    0 ...
  2. 21.
  3. Demek bu hayat,
    Önce sana bana yük
    Demek su kimin
    Toprak kiminse
    Motor, elektrik ve ışık kiminse
    Demek sultan odur.
    Demek insan bölük bölük.
    Yaşıyorsan ölüyorsun demek.
    Nasıl yaşıyorsan
    Öyle düşünüyorsun demek
    Demek insan
    En yüce mertebede hayvandır.
    0 ...
  4. 20.
  5. Bildiğim kadarıyla bütün eserleri kavgaya dair(sol ideoloji) olan edebiyatçı.
    0 ...
  6. 19.
  7. M. Niyazi Akıncıoğlu, Enver Gökçe, Ahmed Arif bugünkü kuşağa epey uzak şairlerdir.
    Üçü de komünisttir.

    Üçü de şiiri, toplumsal gerçekçilik ekseninde ele alıp, ezileni anlatmaya ağırlık vermişlerdir.

    Üçünün de en önemli özellikleri, şiiri düz yazıdan( yani nesirden) tümüyle ayrıştırmalarıdır.

    Ne demek, şiiri düz yazıdan ayrıştırmak?..
    Düz yazı, uzun uzadıya, tanımlayıp örnekleyip anlatmaya cevaz verir; oysa, şiir, öylesine bir sözcük yoğunlaşmasıdır ki, koca bir mevsimi üç beş sözcükle anlatabilir.

    Anlatmaya çabaladığım şairler, bunu başarmışlardır şiirlerinde.
    Akıncıoğlu'nun "selamın geçiyor besbelli/ yeşillendi telgraf direkleri/ seneler sonra/ ormanından ayrı." dizeleri, baharın gelişine görkemli bir selam çakmaktan başka nedir ki?

    Ya da Enver gökçe'nin "saçlarına kan gülleri takayım.." dizesi..
    Tek dize... Neler anlatır, nasıl anlatır. Ve nasıl bu kadar güzel anlatır, sorusunu insana defalarca sordurur.

    Saydığım üç şair, şiiri şiir yapanlardır.

    Beyinlerine yüreklerine ömürlerine sağlık diyemiyorum, üçü de öldü.

    işin kötüsü, türk dilini, türk şiirini bu denli zenginleştiren bu üçlü, fikir hayatımızda da öldürüldüler.
    Bize bu denli güzellikler sunan bu insanların şiir kitapları bile yok ortalıkta.

    Üzülüyor muyum?
    Artık bilemiyorum.

    Sen üzülüyor musun?
    1 ...
  8. 18.
  9. Dünya şiirinin en güzidelerinden olduğunu düşündüğüm Enver Gökçe'nin aşağıdaki şiirini, şiirle ilgili hemen herkes bilir.
    Sorum şu, dizelerdeki kızıl güller ile kan gülleri ayrılığı.
    Şiiri ağzından ilk dinlediğim insan - kan gülleri- diye okumuştu.
    Ciddiye alamadığım bir kitapta -kızıl güller-di.

    Dizeler şunlar:
    "saçlarına
    kızıl güller takayım
    salın da gel,
    bir o yana
    bir bu yana." mıdır,

    yoksa
    Saçlarına
    kan gülleri takayım
    salın da gel,
    bir o yana
    bir bu yana." mıdır?

    Kaynak belirterek yanıt verenlere, minnettar kalacağımı belirtmeme gerek yok sanırım.
    1 ...
  10. 17.
  11. gelecegim ve katlime ferman siirleri insanin icini burum burum burkan siirlerdir.
    0 ...
  12. 16.
  13. "gelmeyen bahar" şiirini her bir yere not ettiğim şairdir. Bazen bir duvarın yıkılmış boşluğuna, bazen bir camın kırılmış tüm zerrelerine, en çok da olmayan insanların oluşlarına...

    Gel kardeşim, gel beri
    Hey kurt hey kuş hey börtü böcek
    Ah gidenler gelir mi geri
    Açar mı bugün dört bahardır kanayan çicek
    Demek
    Daha bizim yaşımızda
    insanlar ölecek.
    12 ...
  14. 15.
  15. DAYAN HA YIKILMA

    Acı
    Bir
    Rüzgardır
    Eser
    Dağlardan
    Ovalardan
    Kapkara
    Kanını
    Kurutur
    Yoksulların
    Sonra
    Kıtlık
    Pahalılık
    Ve
    Faşizm
    Dayan
    Ha
    Yıkılma...

    Ülkemiz
    Yoksul
    Ülkemiz
    Fakir
    Ve
    işçiler
    Öğrenciler
    Düşer
    Yanyana
    Düşer ya
    Vatanın
    Bir
    Yanı da
    Ölür.
    Ve Şahin Aydın
    Kerim Yaman
    Böyle
    Düşüyorsa
    Bir
    Bir
    insan
    Daha
    Özgür
    Olsun
    Diyedir.
    1 ...
  16. 14.
  17. And olsun Şart olsun

    Ben
    Böyle
    Taşların
    Çukurların
    içinde
    Kalmışsam
    Yalnızsam
    Hor
    Görülmüşsem
    Arkasızsam
    Ve
    Böyleyse
    Bahtı
    Siyahım

    Yemin
    Kasem
    Olsun
    Ve
    And
    Olsun
    Şart
    Olsun
    Yerde
    Kalmaz
    Ahım.
    0 ...
  18. 14.
  19. Biz olmasak gökyüzü, biz olmasak üzüm,
    Biz olmasak üzüm göz, kömür göz, ela göz;
    Biz olmasak göz ile kaş, öpücük, nar içi dudak;
    Biz olmasak ray, dönen tekerlek, yıkanan buğday,
    Ayın onbeşi;
    Biz olmasak Taşova'nın tütünü, Kütahya'nın çinisi,
    Yani bizsiz
    Anne dizi, kardeş dizi, yar dizi
    Güzel değildir.

    Adana'nın pamuğu dokumada;
    Diyarbakır, Afyon, Kütahya fabrikada
    Ümit işkencede mahzun
    Tenim, ayaklarım uryan
    Ekmek işkencede mahzun
    Ve Divrik'in demiri arabada
    işçi-köylü ve işçi birarada
    Söyle türküler yadigarı kardeş
    Söyle ağrılar yadigarı kardeş
    Neden alınterleri
    Nimetler, haklar haram oldu sana

    Sana selam olsun
    Hürriyetlerin meçhul olduğu dünya
    Canım Türkiye,
    Memleketimiz!
    Calısan halklarıyla ümmi
    Calışan halklarıyla garip,
    Irgadı, esnafı, madencisi, iptidai aletleri
    Kadınları, erkekleri, hapishaneleri;
    Başı boş suları, dumanlı vadileri, yoz topraklarıyla,
    işşizleri, realist şairleri, mücahitleri,
    Sokak şarkısı, keten helvası,
    Akşam Haberleri satanlarıyla memleketim
    Sana selam olsun
    Sürgünler, mahkumlar, hastalar
    Alacağın olsun
    Seni istanbul seni
    Seni Bursa, Çankırı, Malatya,
    Sizlere selam olsun üniversiteler!
    Öğretmenleri alınmış kürsüler,
    Öğretmenler
    Sizlere selam olsun
    Hürriyeti yazan eller, dizen eller
    Sizlere selam olsun makineler
    Entertipler, rotatifler, bobinler
    Bu gülünç, aşağılık,
    Namussuz şeyler dışında,
    Sana selam olsun
    Zincirin zulmün kar etmediği,
    Kırbacın kar etmediği
    Büyük tahammül!
    Gel günlerim gel de dol! işte o böyle büyük bir şair, emekçi, halktan keşke daha çok değeri bilinseydi...
    0 ...
  20. 13.
  21. Bir hayli zaman önce, edebiyat dünyasının masada rakı olduğu zamanlardan birinde, sözüne güvenilir bir ozan dostum Enver Gökçe'in aslında Ahmet Arif şiirinin el feneri olduğunu söylemişti. Birkaç saat sonra iddiasında geldiği nokta; "Hasretinden Prangalar Eskittim'i Enver Gökçe yazdı, Ahmed Arif üstüne oturdu. Arif'in başka da şiir yazamamasının nedeni budur" olmuştu. Geçmiş zaman, unuttum gittti derken, sol'da Enver Gökçe ismini görünce canlanıverdi havsalamda bu sisli anı. paylaşayım istedim.
    2 ...
  22. 12.
  23. Fakülte'nin Önü adlı şiiri kaleme almış şairimiz:

    Fakültenin yanı demirden köprü
    Fakültenin önü bir sıra kavaktı
    Biz bir garip yiğit kişiydik
    Bütün hürriyetler bizden uzaktı

    Faşistler camlara yürüdüler
    Kürsüleri kırdılar, höykürdüler
    Tığ teber şahı merdan
    "Tanrı Dağı kadar Türktü bunlar
    Hıra Dağı kadar müslüman."
    Ve de kanlı bıçaklı düşman

    Gökler ışıyordu yer yer
    Ortalık ala şafaktı.
    2 ...
  24. 11.
  25. GÖZÜM BAŞIM ÜSTÜNE

    Şu
    Dünyada
    Ayrılık
    Var
    Ölüm
    Var
    ille de
    Zulüm
    Var
    Gözüm
    Başım
    Üstüne
    Hangi
    Kitap
    Yazıyor
    Kardaş
    Ben
    Çalışam
    Eller
    Ala...
    Enver GÖKÇE
    1 ...
  26. 10.
  27. Can Yücel bir şiirinde Enver Gökçe'yi pencereden gören eşinin " bir adam geçti pencerenin önünden tam bir eski tüfek" dediğini ve kapının çalıp Enver Gökçe'nin girdiğini anlatır.
    0 ...
  28. 9.
  29. kore'ye asker göndermeye şiddetle karşı çıkan şairimiz.
    0 ...
  30. 8.
  31. 1920 - 1981 yılları arasında yaşamış toplumcu gerçekçi şiir akımının mensubu türk şairdir. dost dost ille kavga, panzerler üstümüze kalkar, yaşamı bütün şiirleri, eğin türküleri eserlerinin de sahibi olan kişi.
    0 ...
  32. 7.
  33. yarın akşam saat 20:00'da yön radyo'da anma programı yayınlanacak olan şair, namus işçisi, adam gibi adam.
    0 ...
  34. 6.
  35. Bugün ölümünün 27. yılı olan halk şairi.. büyük ustalardan...
    3 ...
  36. 5.
  37. nazım hikmet kültür merkezi kışlık bahçesi duvarında öyle buruk bir resmi asılı durur. her baktığımda içimi cız ettiren şu dizeleri aklıma gelir...
    "ölum...!
    düşerse bir şahan ayagina,
    ağlarsa bir gül dalı,
    kalırsa yavru yetim,
    adın kalles olsun..."
    4 ...
  38. 4.
  39. 3.
  40. ömrünün bir bölümünü akıl hastanesinde geçirmiş, şiirlerinde yabancılaşmanın izlerinin bu kadar ağır görüldüğü bir şairdir. "toplumcu şair olup, topluma yabancılaşmamak mümkün müdür?" sorusunu sordurandır.
    0 ...
  41. 2.
  42. ahmet kayanın bestelediği şiirin sahibidir aynı zamanda.
    ben gider oldum
    kardaşlar.
    ve de
    kız kardaşlar,
    ben gider oldum,
    gayri haram bana
    bu toprak damlar
    bu ağaçlar,bu taşlar bana.
    apat dediğin
    şişirilmiş oto lastiği
    ve bir kaç
    tahtadan ibaret
    bir saldır.
    suda yüzer.
    oğul, uşak, bir de karım
    kurt bana
    hastir çeker
    kuş bana
    yılan bana
    hastir çeker
    çiyan bana
    lan kardaş
    bu nasıl yara
    kanar heryerimden.
    döğülmüşüm
    süğülmüşüm
    koğulmuş.
    siktir çekilmişim yani
    kendi öz yurdumda.
    bir meri keklik gibi
    çeker giderim.
    2 ...
  43. 1.
  44. 30.
  45. 1920'de Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde doğdu. 19 Kasım 1981'de Ankara'da yaşamını yitirdi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. istanbul Kadırga Öğrenci Yurdunda yöneticilik yaparken Türk Ceza Yasası'nın 141. Maddesi'ne aykırı eylemde bulunmak suçlamasıyla yargılanıp ceza aldı. 7 yıl cezaevinde kaldı. 1957'de özgürlüğüne kavuştu. Ankara'da gazetelerde düzeltmenlik, serbest yazarlık yapti. Son günlerini Ankara'da Seyran Bağları Huzurevi'nde geçirdi.
    0 ...
  46. 16777215.
© 2025 uludağ sözlük