bazen çok sıkıcı olabilir, bugün öğlen yağmur da ablamın beni 2-3 kere bir yerlere göndermesine sinirlenirken bir de annemin akşam bir daha bir yere yollaması iyice kötü kötü oldum. ablamın kıs kıs gülüşleri eşliğinde yağmur da bir daha gidip geldik ama işte.
bir de küçükken ablamın ayak işlerini her gün yapardım ablam neredeyse yattığı yerden kalkmazdı tabi artık büyüdük o kadar olmasa da gene de olabiliyor.
diyeceğim odur ki küçük kardeş olmak neydi? emekti.
altı kardeşin ise (ki ben oluyorum) 4 yaşına gelince törenle nişan verilir.
neden?
çünkü artık bakkala çakkala gidecek, evin diğer fertlerine su getirecek, uzaktan kumandası olmayan tv nin kanallarını değiştirecek, komşudan tuz, şeker vs. isteyecek, evdeki gerginliklerde hiç alakası olmadığı halde en çok sopayı yiyecek olan kişi artık o dur.
tüm ayak işlerini yapacak kişi olmaktır. ancak bir çok avantajı da olabilir.
abi/abla yla tartışıldığında aileniz genelde sizin tarafınızı tutar.
bakkala giden siz olursunuz ama tüm para üstü sizin cebinize kalır.
evde temizlik yapıldığı zaman size yaptırmazlar abla/abiniz yardım eder.*
tek kardeş olan ya da kendinden küçük kardeşi olan yaşıtlarınızdan daha olgun olursunuz çünkü büyük kardeşlerin yaptıkları hataları görürsünüz.
ve de son olarak favorim;
abi/abla ya karşı bi' hata yapıldığı zaman anneniz genellikle şöyle bir cümleyle karşılık verir.
Daima en büyük kardeşe gizli bir rekabet hissi besler. Ayrıca anne babanın gözdesi en küçük çocuk değil, bilindiğinin aksine, en büyük çocuktur. O ilk olduğu için her şeyin en iyisi ona verilir.
Çok sıkıcı bi durumdur herhalde. Sataşacağın vuracağın döveceğin bir kardeşin bile yok en küçük sensin ablalık abilik taslayamazsın.
Çok şımarık olur bide bunlar en çok ilgi ve alaka bunlara gösterilir.
-iki kilo soğan bir kilo patates al gel.
+tamam anne.
alıp geldikten sonra
- yav oğlum biberi unutmuşum iki kilo da ondan al gel
+yav anne ne gerek vardı 3. çocuğa gözünü seviyim.
sanıldığı gibi en güzel şey olmayan hede. hiç bir zaman büyüyemeyeceğinize * işarettir bu. yemek yapmazlar. çünkü yemekleri anneler yapar anne yoksa baba aşçıdır o yapar, baba yoksa iki tane kapı gibi abla vardır o yapar. hiç sorumluluk alamazlar. korkmazlar. nasıl olsa arkalarını toplayan birileri vardır. yaptıkları tek iş bakkala gitmek, evdekilere su falan getirmektir. faydasını çok gördüm. ama açıkcası bir tane kardeşim olsada bu sıfattan kurtulsam dediğim çok oldu.
en az dayak yemek anlamına gelir. ulan kardeşimiz yapardı, biz dayak yerdik. ne biçim abiymişim diye. ulan sen de ne biçim anne babasın düzgün yapamadıysan benim suçum ne.