Üniversitede arkadaşımla kuşadasına gitmiştik. Sırt çantası sırtımda, şort sıfır kol üstümde. Dükkanın birinin önünde durduk. Esnaf almanca konuştu önce sarı olduğumdan. Bön bön baktım suratına almancam olmadığından. Rusça birşeyler söyledi. Dedim ben türküm. Döndü arkasını içeri girdi köpek.
içeri girdiğinizde sizi "efendim" diye karşılayıp ürünü sattıktan sonra " abi" diye uğurlayan esnaf.Köprüyü geçene kadar ayıya dayı demeyi kendine prensip edinmiştir.
Pazar esnafının temizini bulmak dört yapraklı yonca bulmak kadar zordur. Bin bir çeşit hile hurdası var.
Apartman zemin katlarında olan esnafta gördüğüm en büyük şerefsizlik, bütün gün konuyu komşuyu gözler, hangi apartmana kim giriyor, kim nereden çıkıyor, en ince detaya kadar dikkat edip olur olmaz her yerde bu konuların goygoyunu yaparlar. Bir temiz döveceksin öylesini.
üç kuruş fazla kazanacam diye saklabanlık yapıp yalan söyleyen. bir ürün sordum mu alacaksan gösteriyim diyen. malının arkasında durmayan ve alış veriş yaparken yüzüne gülüp alışverişi kesince selamı bile kesmesi.
hepsini bir tutarak bir mesleği kötülemek doğru değildir ancak genele bakarsak taksiciler ve tamir işleriyle ilgilenenler telefoncular vs bu gruba dahil edilebilir.
hepsini bir tutarak bir mesleği kötülemek doğru değildir ancak genele bakarsak taksiciler ve tamir işleriyle ilgilenenler telefoncular vs bu gruba dahil edilebilir.
işin kaşarlığında olan tüm esnaflardır. Uğraştıkları işle alakası yok tamamiyle şahsiyet meselesidir bu. Her taksicinin daha fazla kazanmak için yolu uzatmadığı gibi, her peynirci de peynir beyaz dursun diye boya basmaz.