Uzun süredir kaliteli ve güzel film arıyordum ve açıkçası bu filmin fragmanını görünce korku sanıp listeme eklemiştim ve zamanı gelince izlemeye başladım. Korku filmi değilmiş, normalde bu tarz filmleri sevmem ama o kadar güzel bir hikayesi var ki film akıyor ve kendinizi içinde buluyorsunuz. Çok güzel mesajlar içeriyor eğer dikkatli izlerseniz.
Guillermo del Toro'nun baş yapıtıdır 2006 yılında çıkmıştır film müzikleri oyunculuk harikadır.sadece kafama ilginç bir şey takıldı.
babam ve oğlum ile arasındaki benzerliği cidden çok şaşırtıcıdır.şöyle izah edecek olursam :
-iki filmde de çocuklar kitap okumayı seven ve hayal dünyası geniş olan çocuklardır.çocukların hayal dünyasında iyi ve kötü karekterler beraberdir.ayrıca kötü karekterler yaptıkları kötülük yönünden benzerlik gösterir babam ve oğlumda çocukları kuyuya atmaya çalışan kötü savaşçı ve el laberinto del fauno filminde yine çocuklara kötülük yapan dev.
-iki filmde de hikaye çocukların hayal dünyası ile iki koldan yürütülür.
-iki filmde de ülke solunun siyasi bakış açısıyla yansıtılmıştır.
ve beni en çok şaşırtan iki filmin müzikleri cidden bir birini çok andırıyor.
bir izlenimlik basit bir film değildir. vakit geçsin diye izleyenin sinir hücrelerini alırım. mad max fury road'da gitar çalan arnuvut biberi abimizle bu filmdeki pan aynı kişi.hep bir gereksizlik.
neyse efendim yönetmen bu filmde bir kusmuş bir kusmuş ki alın o kusmuğu yüzünüze gözünüze sürün şifa olsun.kusmuş derken kokuşmuş ve ya belirli bir konu üzerine yoğunluk olarak algılamayın.küçük bir kızın dünyası da var, boyun eğmeyen gerillalar da.hak ,hukuk,adalet hatta at,avrat ,silah bile var.
varın gidin bu filmi izleyin.
gerçekler sizi sardığında tek sığınağınız hayal gücünüzdür.
ispanyol iç savaşının arkasında bir peri masalının anlatıldığı bir başyapıt. hayal ve gerçeğin arasında metaforlarla boğuşurken bulmuyorsanız kendinizi elbette bir savaş filminin bilimkurgu halini görebilmeniz mümkün. del toro şöyle diyor: “pan’ın labirenti’nde merkezde duran fikir gaddarlık ve hayal gücünün arasındaki çatışmadır. bu, kendi adıma konuşacak olursam, başkaldırıyı destekleyen küçük bir hikayedir çünkü bana kalırsa sorumluluğa giden ilk adım başkaldırıdır”.
ayrıca müzikleriyle de masal dünyasında yaşama isteğimi arttırdı.
Hobbit serisinin yönetmenliğinide yapmış olan Guillermo del Toro filmidir.
Fantastik türde olan film ispanya meksika ortak yapımıdır ve kanaatimce bu türün başarılı örneklerindendir gotik bir hava içinde ve eski bir tarihte geçen olaylar çeşitli bir ruh katmış ayrıca mistik öğelerde cilası olmuş karakterler grafikler görsel bayağı iyi yönetmenimizi alkışlıyorum.
Harika film. Bir çocuğun dünyadan kaçışı mükemmel anlatılmış. Masal izliyorsunuz elbette. Zaten dünya bir masal ve iyi sonla da bitmiyor.
Ama şunu belirtmek gerek filmden sonra ekşi sözlük yorumlarını okudum herkes vahşet dolu yarısı kanlı falan demiş ama ekşi sözlük saçmalaması diye düşünüyorum. Bir iki sahne her gün görmediğimiz cinsten tamam ama nerede vahşet anlamadım. Ekşi entel abartısı.
--spoiler--
Uzun, uzun yıllar önce hüzünlü ve uzak bir ülkede sert siyah kayalardan oluşan bir dağ varmış. Her gün batımında dağın zirvesinde kendisini koparanı ölümsüz yapan büyülü bir gül tomurcuklanırmış ama kimse çiçeğe yaklaşmaya cesaret edemezmiş çünkü dikenleri zehir doluymuş. insanlar korkuyu, acıyı ve ölümü anar ama sonsuz yaşam vaadini hiç anmazlarmış. Ve her sabah gül hediyesini verecek hiç kimseyi bulamadan solup gidermiş. Gül o soğuk karanlık dağın zirvesinde zamanın sonuna kadar ebedi bir yalnızlığa gömülmüş.
--spoiler--
masallar en korkunç canavarların beşiği peki ama en kötü, en zalim, en acımasız hayal ürünü; içinde yaşadığımız dünyanın gerçek insanlarından daha korkunç olabilir mi? muhtemelen hayır! hele ki guillermo del toronun el laberinto del fauno (pan'ın labirenti, 2006)da ortaya koyduğu görüş açısına göre bu tamamıyla olasılıksız bir durum. insanın sınırsız hayal gücünün, kendi içerisinde uyuyan canavarın bir benzerini dahi yaratamaması ne ironiktir sanıyorum ki bu ironi insan doğasının korkunç yüzünü göstermek için bahsedilmesi gereken iyi de bir örnekleme aynı zamanda! zira görülen o ki, insanın kendi karanlık dünyasının sınırları, o çok övülen hayal gücünün bile erişemeyeceği uzaklıkta. yönetmen, şimdiden kült olan filminde insanın vahşi yanını kaşıyıp gün yüzüne çıkartıyor ve masalları içlerindeki yaratıklarla birlikte gerçek dünyanın acımasızlığına kurban ediyor. bu gerçekten de öyle bir filmdir ki paralel olarak anlatılan öykülerden fantastik olan, bütün zengin görsel dinamiklerine rağmen sıradan ve etkileyicilikten uzak kalır.
gerçek ve gerçeğe nefes aldırmak üzere kurulmuş hayal olmak üzere iki penceresi bulunan enfes bir hikaye.
kitaplardan beslenerek hayatın gizemini çözmeye çalışan küçük bir çocuk ofelia'nın (kendince) yeraltına inerek olmayan varlıklarla olana arkadaşlığı ve serüveni hikayenin hayal kısmı. her ne kadar hayal gibi dursa da aslında bütün varlıklar, olan olaylar hikayenin öteki yüzünün -gerçeğin- aynası. kendi kapısından girip kendi dünyasında karşılaştığı yiyeceklerden mahrum bırakılan ofelia, o dönem ispanya'sında açlık ve sefaletten ölüme sürüklenen sayısız çocuğun çığlığı.
bir de vidal var. filmin başlarında, tek suçları ormana girip tavşan avlamak olan baba ve oğlununu, olmayan bir şüpheye dayanarak vahşice katleden sefil vidal. savaş yıllarında hüküm süren faşist düzenin bulunmaz bir temsili yüzbaşı. masumların kanından beslenen sefil sürüngen. erkek çocuk bekleyerek başta karısı olmak üzere tüm kadınları aşağılayan gerçek bir erkek. tüm gerçeklere göz kapayıp kendi bildiği yanlış doğrularla yaşayarak yeraltı canavarı kör'ün de adeta bir yansıması.
ilk söylemek istediğim şey kesinlikle çocuk filmi değildir.
sinemada izlemedim sebebi ise mitoloji de tanrı pan`ı çok sevmeme karşın, ispanyol yapımı filmlerin başarısız olabileceğini düşünmemdi. * ama sinemaya ön yargılı davranmanın cezasını çekersiniz.. iyi filmler gün gelir kaşınıza çıkar ve izlediğinizde o film hafızanızda tokat gibi bir etki bırakır.
izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.
filmin konusuna gelince : ikinci dünya savaşı sonrasında geçen fantastik bir yolculuğun hikayesi. 10 yaşındaki ofelia yeni taşındığı evin arka bahçesinde esrarengiz bir labirent keşfeder. labirentin içerisinde yaşayan pan adındaki yaratık küçük kızın tüm yaşamını değiştirecektir.
ayrıca filmin müzikleri çok başarılı dinlemenizi şiddetle öneririm.
fantastik ve dokunaklı bir filmdir, masalsı anlatımının yanında, acıları olanca gerçekliği ile verebilmesi, kendi içinde bu tezatlığı anlam bütünlüğünü bozmadan sunabilmesi filmin asıl başarısıdır.
yüzeysel bakılınca sıradan bir fantastik, bilim kurgu gibi duran fakat biraz durup düşündüğünüzde yeterince yıpranmış insanların neden iç dünyasına kapanık oldugunu anlatan filmdir.
ispanyol iç savaşını anlatan filmdir.
Kullanılan karakterlerin ispanollar için önemli manaları olduğunu düşünmekteyim; Pan, küçük periler, tebeşirle kapı çiilen duvarlar vs.
Filmin sonunda kızın terzi babasının söylemiş oldukları o kadar açık olmayabilirdi, mesaj o kadar net verilmemeliydi(bana göre) ama olsun film(özellikleri soundtrack çok güzeldi).
Böyle filmler izlemek lazım gelir diye düşünmekteyim.
Bu da soundtrack'i; http://vidyotv.com/video/...el-Fauno-Soundtrack_4838/
panın labirenti olarak bilinen film. hayal gücümüzün mü gerçek dünyanın mı daha gerçek olduğunu ayırt edemememizi sağlar. küçük bir kızcağızın gerçek dünyadan nasıl bezip kafasındakilere sığındığını anlatır.