stüdyonun ortasına getirilen otomobile en uzun süre dokunanın kazandığı, bir dönem show tv'de yayınlanmış ilginç yarışma.
dalgınlıkla ya da yorgunluktan dolayı ellerini kaldıranlar elenirdi. ellerden birinin otomobile temas etmesi yeterliydi. diğer elin de dokunma mecburiyeti yoktu. bazen yarışmacılar ellerini kaldırdıklarını farkettikleri anda tekrar otomobile dokunup yarışmaya devam etmeye kalksalar da, elenmekten kurtulamazlardı. o dönem gülhan adında bir şarkıcının şarkısının ismiydi aynı zamanda. hatta yarışmada da sık sık bu şarkı çalıyordu. yarışmanın yayınlandığı dönem ben çok küçüktüm. sunucusu ''doğa'' adında biriydi.
2000'lerin başında show TV'de yayınlanan, istanbul'daki capitol avm'de düzenlenen bir yarışma programı.
Arabaya en uzun süre elini çekmeden dokunan Citroën Picasso model aracı kazanıyordu.
Digitürk'ten 24 saat kesintisiz yayınlanıyordu.
6 saatte bir 20 dk mola oluyordu.
Bazı hatunlar moladan sonra diğer yarışmacıların konsantrasyonunu bozmak için bikini ile geliyordu. Dans falan ediyordu.
Dünya rekoru 112 saatti. Rekoru Kıran Türk çıkmadı.
Türkiye'nin yaklaşık 30 senelik özel televizyon kanalı tarihinin en aykırı yarışmasıydı.
Bu yarışma sabah saatlerinde gündüz aktüel programları kadar durağan ve oyalayiciydi.Aksam saatlerinde kavgası gürültüsü eksik olmayan bir reality showdu.
Gece ise adeta bir korku filmiydi.24 saat esasına göre yapılan bir yarışma olduğundan gece de devam ederdi.Hic unutmam son 2ye kalmış bir adam yorgunluktan halüsinasyon görüp aniden dayım geldi dayııı diyerek elini arabadan çekip koşarak elenmişti.
1999 yılında Show TV'de yayınlanmaya başlayan yarışma programı. Bir grup yarışmacı ödül olarak verilecek arabaya dokunurdu. Arabadan elini en son çeken yarışmacı arabanın sahibi olurdu.
ben cocukken bu isimde bir yarisma programi vardi. herkes arabaya dokunur halde bekler en son elini ceken arabayi kazanirdi.
biz de mahalledeki cocuklarla park halindeki araclar üzerinde bu yarismayi oynardik.
geri zekali gibi saatlerce dokunurduk öyle arabaya.
bir yandan yarismanin sarkisini söyleyenler olurdu.
hala hatirladikca safligimiza gülüyorum. Yazik etmisiz kendimize.
gelmiş geçmiş en güzel türkçe dans şarkılarından biriydi. 18 küsür sene önce yapılmış ve bugün hala bu kalitenin yanına yaklaşabilen şarkı örneği pek çok az. gülhan kaliteli müzisyenmiş vesselam.
bbg den sonra show tv de yayınlanan bir yarışma programıydı. bir araba var ve arabaya bir düzine insan tek eliyle dokunuyor. olur da arabayla teması bir yarışması keserse, o yarışmacı eleniyordu.
yarışmanın şarkısı da yine aynı isimdeydi ve gülhan söylüyordu.
programın sunuculuğunu ise meşhur doğa bey yapıyordu.
Nilüfer ve Mor Ve Ötesi'nin söylediği, acayip bir şarkıdır. Öyle ki üst üste 12 defa dinledikten sonra bile sıkmamıştır. Sözleri güzeldir, Harun Tekin'in sesi daha bir farklı çıkmıştır.
işte sözleri;
Dostluğun Bana Yetmiyor
Konuşurken Düşlüyorum
Ellerini Özlüyorum
Dokun Dokun Bana
Ne Olur Dokun Bana
Sevmek Dokunmak Demiştin
Biliyorum Sürmese De
Eskiye Benzemese De
Hala Benim Tek Ezberim
Dokun Bana
Ne Olur Dokun Bana
Dinlemek Beni Kesmiyor
Hasreti Hafifletmiyor
Dokun Bana Gizli Olsun
Dokun Ne Olursun Dokun
Alıştığım Ellerindi
Özlediğim Sevgilimdi
Oyalama Dostluğunla
Katlanamam Buna
Dokun Bana Ne Olur Dokun.
Türkiyede de uzun yıllar yayınlanmıştır. Bir arabanın başına geçen 10 larca kişi günlerce elini bırakmadan beklemeye çalışırdı. Saçmaydı. iyi ki de bitmiş bokum.
türk televizyonlarının gördüğü psikoloci bozan programlardan bir tanesi. citroen'in uğruna bir sürü kişi uykusuz kalarak arabaya dokunurlardı. şükür ki atlattık.
cennetin kapısında sorulan, sık sık sözünü ettiğin iki soruya vereceğin o cevaptaki, beyaz t-shirte sahip olduğumda gelebilirim momos.
üstelik günaha hiç ilişmedim. nasıl yapıştırdı tanrıların tanrısı bu yaftayı üzerime?
sana olsam olsam
biraz, güldüğünde oluşan dudak kıvrımından, biraz da sırtından aşık olurum.
beni anneme söyleme, söyleme kimseye beni. sesi dahil uçurumdan sarkmış bir kadınım. adını seslensem düşeceğim.
adımı seslensen ağzımı açmayan bıçak gırtlağımı doğrayacak. başkasının bulutu üzerine yağmur olsun istiyorsun.
isteme.
yağarsam kan damlacıklarıyla yıkarım sokaklarını,
yağarsam çok katilin tek makdülü bedenimden korkarsın.
neresinden tutsan öldürürsün ölümü?
ölüm ölse, tuttuğun yerden doğar mıyım ellerine, masum bakışlarımın olduğu zamanlardan tekrar?
uzun saçlarımdan, kısa tırnaklarımdan, ikiye bölünmüş göğüs kafesimden tut.
sabahın altısından, ısınmayan yatağından, düşen omuz askısından tut.
neresinden tutarsan tut, bir piyano tuşunun üzerine fırlat beni.
senin notanı sonsuza dek çalacağım.
dokun bana momos.
yaralarımdan dokun.
Kasımda öldüm şubatta doğmalıyım.
türkiye nin gördüğü en klas programdı. özellikle yarışmacıların sabaha karşı halisülasyon görmeleri bayağı ilginç idi. hiç unutmam bir yarışmacı dokunduğu arabanın dikiz aynasında rahmetli ninesini görmüş idi.