birbirlerine karşı hocam diye hitap şekli yaygındır. genelde iş hayatına başlayınca oluşuyor bu hitap. en yakın olduğumuz iş arkadaşlarımızla bile bu şekil konuşuyorum. aslında doktor kelimesinin latincedeki anlamının öğreten karşılığına geldiğini düşünürsek gayet mantıklı.
bir doktor tarafından yazılan "bir adam doktora gitmiş gidiş o gidiş" kitabı durumu anlatıyor. allah düşürmesin denilen fakat onsuz da olunamayan tıp adamı. çoğumuz iş işten geçtikten sonra çalarız kapısını.
araba tamircisi gibi iyisi aranır hep. doktor doktor gezenler vardır. "o doktora gösterdim bir de bu doktora göstereyim bakalım o ne diyecek" diyerek ellerde filmler, tahliller koşturmadır gider.. "şu doktor çok iyiymiş" falan denir. işin özü şu ki; allah iyisine düşürsün.
primum non nocere: öncelikle zarar verme
salus aegroti suprema lex: hastanın iyiliği en üstün yasadır
voluntas aegroti suprema lex: hastanın iradesi en üstün yasadır.
Ailemde fazlasıyla var. Egosu olan da var mütevazi olan da.Örneğin profesör olan amcam belediye otobüsüne bile binmezken onun doçent oğlu bir rock barda sahne alan grubun gitaristi rahatsızlandı diye mekandakilerin keyfinin kaçmaması için onun yerine bütün gece gitaristlik yapmıştır. Olan kişide bitiyor yani.
Dışarıdan ne kadar mütevazı olursa olsun hepsinde bir ego var. Bir de ne iş yaptığını söylemezse ölecek hastalığı var hemen hemen hepsinde.
Hayatta herkesin bir başarısı var ben bunu kabul ediyorum. Kutsal bir meslek onu da kabul ediyorum ama park edemediğim de yardım ettiği için teklif ettiği kahveyi içmek zorunda değilim hatırlatınca da sen suçlu olursun. Anatomiden anladıkları kadar insan ruhlarından da anlamalılar. Bir doktor bir mühendis şunlardaki ego kimsede yok. Yeni favorim mimar ve avukat beyler eklesin.