ikiye ayrılır, ilk yarısı '89 dan 94 e kadar, ikinci yarısı 94-99 arası. nihayetinde bir elmanın iki yarısı... çok insan öldü boş yere, çok şey yozlaştı ve çok şey birdenbire ortaya çıktı 90'larda. dedik ki, bir çağın arefesindeyiz, soğuk savaş rejimi bitti, ondan oluyor bu hadiseler, ama birgün ortalık durulur elbet falan zannettiydik. hata etmişiz.
Özlenen ve bir daha geri gelmeyecek olandır. Şimdiki neslin o kadar şanslı olmadığını gördüğüm için kendi adıma sevindiğim, onlar adına üzüldüğüm yıllardır doksanlı yıllar.
sokaklarda taso oynadığımız, saklambaç oynarken bütün apartman sakinlerini çıldırttığımız, manyak gibi günde neredeyse 6 saat yedi kule oynadığımız,türkçe müziklerine de bayıldığım çocukluk yıllarım.90ların sonları..
Her yerde sözleşilmiş gibi uygulanan mahalle maçı kurallarıydı.
Üç korner bir penaltıydı.
Leblebi tozuydu.
Sinek ilacı sıkan ilaçlama arabasının arkasından koşmaktı.
Mavi önlüğü ilk giyen nesil olmaktı.
Edi ile Büdü'ydü.
Bizimkiler'di.
Cayır cayır yanan sobanın yanına kıvrılıp uyuyuvermekti.
Şehirler arası yolculuklarda O302'lere binmekti.
En kötüsü de depremdi.