--- alıntı ---
Ntv’yi açıyoruz.
Tayyip Erdoğan konuşuyor.
Cnntürk’e çeviriyoruz.
Tayyip Erdoğan konuşuyor.
Habertürk’e dönüyoruz.
Tayyip Erdoğan konuşuyor.
atv’ye show’a bakıyoruz.
Tayyip Erdoğan konuşuyor.
Trt desen…
Zaten Tayyip Erdoğan konuşuyor.
*
Hani bugünlerde Menderes dönemi pek popüler ya… Anlatalım.
*
O zamanlar televizyon yoktu. Tek kanal radyo vardı. O da Menderes’in borazanıydı. Sabah açıyorsun, demokrat parti’yi pohpohluyor, akşam açıyorsun, demokrat parti’yi şakşaklıyordu. Yalan haberler yayınlıyor, din-iman sömürüsü yapıyor, devamlı chp’ye küfrediyor, biat etmeyenleri dinsiz ilan ediyorlardı.
*
Demokrat partili olmayan vatandaşlara gına gelmişti.
“Radyo istasyonlarından Ajans Haberlerini ve Partizanca Neşriyatı Dinlemeyenler Derneği” kuruldu.
*
Genç okurlar ironi yaptığımı düşünüp, inanmakta güçlük çekecek ama… Avukat Bedri Çalışkur, Altınay Onat Aydınlı ve Fehmi Demirtaş isimli vatandaşlar tarafından resmen kuruldu.
*
Basın toplantısı düzenlediler, “devletin radyosu gayesinden ayrıldı, partizanca neşriyatı şiar edindi, radyodan partizanlığın kaldırıldığı gün, derneği feshedeceğiz, üye kayıtlarına yarın başlıyoruz” dediler.
*
1 Aralık 1958’de kurdular.
2 Aralık 1958’de kapatıldılar!
*
Bir gün bile açık kalamadılar. Derneğin merkezi, avukat Bedri Çalışkur’un Galata’daki yazıhanesiydi, yazıhane mühürlendi. Kapısına da, istanbul valisinin emriyle polis dikildi, giriş-çıkış yasaklandı. Derneğin kurucuları savcılığa sevkedildi, haklarında dava açıldı.
*
istanbul valisi Ethem Yetkiner’in kapatma kararı, inadına “radyodan” okundu. “Derneği kuran şahısların kasıt ve niyetleri, suç mahiyetinde görülerek, Cumhuriyet Müddeiumumiliğine tevdi olunmuştur, merkez telakki ettikleri yer, polis tarafından kapatılmak suretiyle menedilmiştir” denildi.
*
Yandaş radyoyu dinlememek suç olmuştu!
*
Akp’nin örnek aldığı… Ve, bugün bize demokrasi kahramanı olarak kakalanmaya çalışılan demokrat parti dönemi, işte buydu.
*
7 haziranda iktidarı zaplamazsak… Özgür basını filan boşver, yandaş televizyonları “seyretmeme özgürlüğümüz” bile kalmaz, gerçek bu.
--- alıntı --- http://www.sozcu.com.tr/2...retmeme-ozgurlugu-833457/
kendi kendini bitirmiş oluşumdur. merkez sağ vakti zamanında tansuyla mesut'un kayıkçı kavgası sebebiyle eriyip bitmiş, oyları da böyle akplere kaymıştır. iş işten geçtikten sonra anap, dyp birleşip dp oldular ama neye yarar?
ha merkez sağın oylarının bir kısmı da mhp ve chp'ye kaydı. o da var. merkez sağın şehirli, eğitimli seçmeni chp, mhp eğilimindeyken kırsaldaki merkez sağ akp'ye kaymıştır.
1950'li yıllar Amerikalı askerlerin dokunulmazlığı olan yıllardı. Bir Amerikalı asker Türk-Amerikan ilişkileri bozulmasın diye tecavüz suçundan bile aklanabiliyor ve işin acı tarafı bu durum normal karşılanıyordu.
işte Adnan Menderes yönetimindeki Demokrat Parti Türkiye'si...
Bugünlerin temelinin atıldığı parti. Atanların da geliştirenlerin de en büyük destekçisi kendini geliştirmeyen, cehaleti Müslümanlık sanan halktır. Ve bugün cümleten vebalini ödüyoruz.
1954 milletvekili seçimlerinde %57.61 oranında oy almış ve 502 milletvekili çıkarıp rekor kırmış parti.
bu zamana kadar hiçbir parti bu oranlara erişememiştir.
bir de 1992 yılında kurulmuş, 2005 yılında kapanmış olan versiyonu olanı var.
--spoiler--
Kasım 1992 'de, kapatılmış olan siyasi partilerin kurulmasına izin verilmesinden sonra eski Demokrat Partililerin kurduğu Demokratlar Kulübü'nün girişimiyle siyaset arenasına katıldı.
29 Kasım 1992 'de yapılan kongresinde eski bakanlardan Hayrettin Erkmen genel başkanlığa seçildi. 16 Ocak 1994 tarihinde yapılan olağanüstü kongrede parti genel başkanlığına Aydın Menderes seçildi. Hemen ardından
Hayrettin Erkmen ve arkadaşları Genel Kurul’a itiraz ederek yargıya gittiler, aynı kongrede genel başkanlığa aday olan Besim Tibuk ise Demokrat Parti’den ayrılarak kısa bir süre sonra Liberal Demokrat Parti’yi kurdu. 1995 genel seçimlerinden hemen önce Aydın Menderes'in görevinden ve partiden istifa edip Refah Partisi'ne katılması üzerine, Demokrat Parti Murat Uzman’ın genel başkanlığı altında faaliyetine devam etti.