"bir memleketin, hatta bir tarlanın garbı, şarkı, birbirinin yanındadır. hatta bir tarlanın garbı, ötekinin şarkına nisbetle, daha ziyade şarkta bulunduğu halde, yine garbı diye anılır. bir memleketin şarkının bittiği yerde bitişik olan memleketin garp hudutları başlar! demek ki şark, garp yoktur."
abdülhak şinasi hisar'ın eseri. kitap ile ilgili iki önemli insanın görüşünü netkitap.com'u kaynak göstererek aktarıyorum; aşağı yukarı fahim bey ve biz dışındaki bütün yazdıkları onun, artık özlemini çektiği bu dünyayı anlatmasına birer bahanedir. belki abdülhak şinasi hisar'ın suçu yalnız bu kadarcıktır. o dünyanın özlemini çekmek. bu kadar, çamlıcadaki enişte'si bahanedir. kitap ne romandır ne de hikaye. öyle bir kitaptır. abdülhak şinasi hisar'ın dili bile, şimdi acı acı özlemini çektiği o dünyaya bağlıdır. turgut uyar forum, 1 mart 1957 çamlıcadaki eniştemiz'i türk edebiyatının, batı ölçüsünde, en büyük kitabı sayıyorum. abdülhak şinasi hisar, fahim bey ve biz'le giriştiği denemeyi çamlıcadaki eniştemiz'de başarıyla bitirmiştir. bir üçüncüsünü yazmayışının sebebi de bu olsa gerektir. öyle kitaplar vardır ki -alain fournier'in le grand meaulnes'ü, marcel proust'un a la recherche du temps perdu'sü gibi sanatçılarını acımaksızın, taşkalplilikle tüketirler. çamlıcadaki eniştemiz böylesine kitaplardandır. abdülhak şinasi hisar, bu gerçekten usta işi yapıtında 'söylediklerini birer birer hatırlasam ve size tekrar etsem bile, bundan sanki ne çıkar? asıl sözlerimiz söylenmemiş kalanlar, başkalarının duymadıkları ve eğer söyleyebilmiş olsak hem onları hem de kendimizi şaşırtacak olanlardır. bunları hiçbir zaman söylemeyiz' dediği halde, çamlıcadaki eniştemiz'i işte bu söylenmemiş kalan, başkalarının duymadıkları için söylendikleri zaman hem onları hem de bizi şaşırtan, çarpan sözlerle kurmuştur. orhan hançerlioğlu varlık, 15 şubat 1958