büyümek;
doğduğunda: "anne" diyebilmektir.
miniminnacık veletken: "birinci sınıfa gidiyorum" demektir.
mavi önlükle köşeleri buruşmuş deftere acı, kırmızı kalemle ödev yaparken: "tükenmez kalem kullanma hakkına" sahip olmaktır.
büyümek kendini abi zannederken aniden " liseli büyüklerden" olmaktır.
büymüek "üniformadan kurtulmaktır"
büyümek" liseye devam etmektir, ünformasız, daha kuralsız daha özgür daha büyük bir alanda"
büyümek "bir iş sahibi olmaktır, kendi evine girmek, kendi arabanı sürmek"
büyümek" kafanı dinleyeceğin, akşam 9da yatıp sana 7de kalkarak eşinle balkonda kahvaltı yapmaktır saatlerce"
bundan sonra büyümek" öylece uzanmaktır sonsuzluğa"
bok varda büyüdük dedirten durumdur. büyüdükte noldu sanki. hani nerde o küçükken hep hayali kurulan mutlu yaşam, hani nerde o elma şekerlerinin eski tadı, hani nerde o tek derdimizin arka bahçeye kaçan top olduğu günler ? bok vardı da büyüdük bok.
18lerin gerçeküstü hayalciliği 20lerin inatçı huzursuzluğu bitip aynaya bakınca gözlemlenen hadise..
Hem ruhen hem de fizikken kim olduğunuzu,en fazla ne olabileceğinizi anladığınız,sınırlarınızı keşfetmeden kurduğunuz hayallere ulaşmak için gösterdiğiniz çocuksu çabaların bittiği,neyi ne kadar isteyebileceğinizi,gücünüzün neye yeteceğini bildiğiniz dönem.
Küçükken çok istenilir. Arkadaşlar arasında en büyük olan en havalı olandır. Daha çabuk olgunlaşmış insan göz bebeğidir. Popülerdir. O zamanlar on yaşına girmeden on yaşındayım denilir herkese. Sonra yaş ilerler küçültülür yaşlar. Hatta bazen öyle küçültülür ki ufal da cebime gir deniliverir.
Yaş olur yirmi bir, geriye dönülür bi' bakılır ve akla Sanlısoy gelir:
uykun gelmese bile uyumak,
en sewmediğin işleri bile en güzel şekilde yapmak için uğraşmak,
sorumluluk kelimesinden ne kadar nefret etsende onları yerine getirmek,
en zora düştüğün anlarda, etrafında hiçkimse olmasa bile, sırf sevdiğin kişiler için ayakta kalmaya çalışmak,
yorgunum, başım ağırıyor, biraz dinleneyim sonra hallederim... gibi bahaneleri kullanmak istediğinde halde kullanamamakmış.
şayet büyümüş bir kız çocuğuysan
artık rugan ayakkabıların olmamasıdır,
minicik taytlarla sokağa çıkamamaktır,
pazar günleri dahi evde yalnız kalmaktır,
elinden tutan bir babanın olmamasıdır,
ekmek almaya gittiğinde pencereden birilerinin bakmamasıdır,
saçlarını toplaman için seni sürekli uyaran birilerinin olmamasıdır,
23 Nisan'da şiir okumamaktır, gösteri kıyafetleriyle alışveriş merkezlerini gezmemektir..
insan büyüdüğünü ne zaman anlar ya da artık ne zaman büyümüştür nedirki büyüklük, belirtileri nelerdir?
Artık çevresindeki insanları kaybettiği için telefon defterindeki insan sayısı azalınca büyüdüğünü anlıyormuş birisi. o kadar beklemeye gerek var mı yada illaki birilerini kaybetmek mi lazım büyümüş olmak için.o zaman anne babasını kaybetmiş minnacık çocuklar hiç çocuk olmuyorlar mı belki de ondandır onlarda her daim bi ağırbaşlılık bi abi abla havası olması.
ama artık otobüste ayakta kaldığın zaman birileri sana yer veriyorsa, birileri sana abla abi yerine artık teyze amca diyorsa ya da kötü bi olayda seni çağırıyorlarsa destek almak için artık büyümüşsündür malesef.ya da artık pamağında oy kullanma zamanından sonra siyah bi leke varsa, eskiden çok sevdiğin şarkıyı yeni nesil hiç duymamışsa yani o şarkı gerçekten eskimişse artık, izlediğin çizgi filmler tarih olmuşsa yaşıtların evlenip çocuk sahibi olmaya başlamısa sen artık işe güce karışmaya başlayınca büyümüşsündür bu böyledir.hele birde anne baba olunca çocuğun zaten seni hep büyük gördüğü için sanki sen hiç küçük olmamışsndır onun gözünde ona göre belkide çok gariptir seninde bi zamanlar hayallerin eğlencelerin olduğu.
Ortaokuldayken ,liseye giden birisi sana çok büyük gözüküyorsa ve sen artık bi üniversiteliysen kendi düşüncene göre bile büyümüşsün demektir baksana.o hiç gecmicek gibi olan yıllar su gibi geçerken belki düşüncelerin değişmesede yani her ne kadar sana göre sen lisedeki halinde aynıysan da gerçek böyle değildir artık resmen büyümüşsündür ya da öyle olman bekleniyordur.her ne kadar bütün günlerin aynı monotonluğundan farketmesen de bi bakmışsın daha dün yen gelmiş gibi hisettiğin yerde aslında 4 senedir bulunuyorsundur.