izledikten sonra kızların birdaha tek taş istememesi gerektiğini düşündüğüm filmdir. izlenmesi şarttır. eğer sinemaya gitmek istiyorum acaba hangi filme gitsem diye düşünüyorsanız zaten gözünüzün önünde derim diğer saçma gençlik komedileri veya boş şiddetin yanında duran bu film oscarlıktır.
herkese film tadında gelsede yıllarca yaşanmış gerçek olayları anlatan, afrika nın nasıl fakir kaldığını tüm insanlara gösteren bir başyapıt. ayrıca adını hatırlayamadığım gazeteci kızımızın "dünya bu elmasların nasıl çıkarıldığını görünce, elmas almaktan vageçecek ve afrika daki bu eziyet te böyle son bulacak." sözleri filmin yapılış amacını çok güzel bir biçimde ortaya koyuyor.
soundtrackleri ayrı güzel olan film, özellikle asilerin arabayla gezdikleri sahnelerdeki şarkılar çok gazdır.city of god'dan sonra çocuk ve şiddet gerçeğini kafamıza kazıyan film olmuştur.
leonardo dicaprio'nun, scorsese'nin the departed'ından sonra oyunculuk olarak yine tavan yaptığı film olmuştur.. filmde konu akışı insanı çok fazla sıkmıyor, heyecan sürekli tırmanıyor.. ancak filmde insanın içini acıtan gerçek ise, yıllar önce bu elmasları çıkarabilmek ve koruyabilmek için el kadar çocukların çalıştırılması ve silahlandırılması olmuştur..
gösterime girmeden 1 ay önce dvd'sini bulup ps2'imde izlediğim ve gerek işlediği konunun ilginçliğinden gerekse leonardo di caprio ve diğer ismini hatırlayamdığım zenci aktörün performansından etkilendiğim film.
güzel bir konu ve güzel bir film olmasına rağmen bazı sahneleri çok uzun tutulmuş ve gereksiz bazı sahneler var bu yüzden filmden bazen kopmalar yaşıyabiliyorsunuz.... ayrıca benden size bir öneri filmden önce veya film sırasında bol su içmeyin...
--spoiler--
amerika'da abartılan zenci acitasyonunu afrika'ya taşımalarıyla yapılmış bir film. tamam afrika da bunlar oluyor ama siyahiler bunu kendilerine rant sağlamak için kullanıyorlar. bize renkli diyorlar, bize iş vermiyorlar diyip beyaz bir işçiyle farkı olmamasına rağmen o yarattığı ortamdan yararlanarak onun önüne geçiyor. benim demek istediğim anlatmak istediğim ırkçılık, beyaz-siyah kavgası değil, benim demek istediğim onların bizden farkı yok. herkes eşit haklara sahip olmalı, fazlasına değil. amerika'da bir dönem yapılanlar doğru değil zaten onun sonrasında siyahi vatandaşlara büyük imtiyazlar tanındı, nerdeyse her şirkete bir siyahi işçi alınması şart koşuldu.
--spoiler--
şimdi filmle ne alakası var derseniz filmin sonunda**djimon hounsou çağırıp bir konuşma yapmasını istiyorlar. herif geliyor, bunlar ayağa kalkıp alkışlıyor. yani sana afferim iyi acı çekmissin, yanındayık ayakları. zaten bürokrasi de bundan fazlasını yapamaz, yapmaz. ama film izlenebilirlik açısından gayet iyiydi, çocuk askerlerin ise bir kez daha öne çıkarılması yeniden hatırlatılması filmin artılarından.
son derece şiddet öğeleri içeren heyecanlı bir aksiyon filmi. iki tane erkek kovboy öpüşüyo diye ortalığı yıkıp 16 yaş sınırı koyan türk milletinin(brokeback mountain), afrikalı çocukların nasıl öldürdüğünü, öldürüldüğünü, kolların canlı canlı kesildiği, insanların kan revan içinde acı çekerek öldüklerini gösteren bu filme 13 yaş sınır koyması da tekrar aziz nesinin sözünü doğrulamaktadır. (bkz: türk insanının % 60ı aptaldır)
--spoiler--
hikaye 1999 yılında afrika da geçiyor. elmas yüzünden çıkan savaşlar, evsiz kalanlar vs.
leonardo departed tan sonra yine güzel bi iş çıkarmış.
hapisane sahnesinde üstünde elmas olmadığı anlatan zenci bi ara "yook" diye bağırıyo dikkatli izleyin. *
ayrıca bu filmi izledikten sonra elmas isteyen bayan sayısında önemli bi düşüş bekliyorum.
--spoiler--
bir elmasın peşindeki 2 afrikalının hikayesini anlatan, Edward Zwick'in yönettiği, Leonardo DiCaprio ve Djimon Hounsou'nun başrollerini paylaştığı 2 şubat 2007 tarihinde gösterime girecek film.