kalpteki kabuk bağlamış yarayı tekrar deşip, aynı acıları tekrar tekrar yaşamanıza neden olan şarkı. efkarlandırır, anılar gözünüzde canlanır, depresif haller ortaya çıkar, terk edişler terk edilişler akla gelir, hüzünlere gark eder... en iyisi hiç dinlememek.
beyoglunun mistik sokakları, arnavut kaldırımlı yolların kenarlarında kucuk, tepesinden yagmur damlaları akan fransız cafeleri, hafiften los bir ısık, icerisindeki her bir masada, her bir dudaktan icilen saraba yansıyan yalnız yuzlerin oykusu... ve inceden mırıldanıyor birileri; bir vurgun bu sevda.....
bir vurgun bu sevda her daim beni vuran hep acıtan. her sabah ızırapla uayndıran tüm gün delirten benliğimi yitirden yalnızlığa mahkum eden .. ve tek seni isteyen bir tek seni bilen.. bi vurun bu seva günsüz başlar gecem.
ne ağır romanı bu şarkı olmadan, ne de bu şarkıyı ağır roman olmadan düşünemem.
ne film müziğin üstüne geçebilmiştir, ne de müzik filmin. Öyle hoş, güzel bir şey işte. Otur sıkılmadan, doymadan izle dinle, dinle izle..
--spoiler--
şimdilik ölümüne kadar hayattasın
şimdilik... ölümüne kadar hayattasın
--spoiler--
sikindirik dizi resimleriyle klipler yapıp youtube'a koymuşlar bu şarkıyı.. olmamış.. bu şarkı ancak ağır romana gider.. hangi aile ferdine kaysam diyen behlül'le bihtere değil..
ağır roman filminin çoğu şarkısı gibi atilla özdemiroğlu imzalıdır. acılıyken dinlemeyin bu şarkıyı, ölümcül sonuçlar doğurabilir. bu muhteşemler ötesi şarkı neşeli çalgı olarak bilinen klarinetin* yanlış* kişilerin eline geçtiğinde ne derece öldürücü etkiye sahip bir çalgı olduğunu gösterir, bir diğeri: (bkz: hoşgeldin hüzün)
hani şarkı vardır ya, kapatırsın gözlerini o an düşündüğün yerde düşündüğün şeyleri yaşarsın şarkı bittikten biraz sonra kendine gelirsin ve düşündüğün yolda ne kadar yorulduğunu hissedersin bu şarkı bunu yapar adama.
--spoiler--
imparatorlar cigaralarından babacasına çektikleri dumanı üflerken adam mickiewicz'in şair ruhu dumana asılıp yüz yıllık müzesinden kalkarak kilisenin istavrozuna kondu.
ağır ablalar esrarı daha kallavi götürmek için zıvanalar hazırlamaktaydı.
--spoiler--
demet sağıroğlu"nun muhteşem yorumladığı, sözleri ve vurmalı çalgıların tınısı yüreği adeta dağlayan şarkı. eskaza da olsa duyduğunuz anda yıllar öncesinde kaldı sandığınız acıları öyle bir güzel su yüzüne çıkarır ki, şaşar kalırsınız.
böyle dokunaklıdır işte.
ağır roman ile bütünleşmiştir.