bütün eğlencenin bitmesi demektir. kadın anlamaya çalıştıkça güzeldir. anladığımızda o kadar eğlenceli olduğunu sanmadığım hede.
hem birde kadını anladığınızda hemcinsinize yönelme tehlikesi vardır. malum doyumsuzsuzluk en gereksiz özelliğimiz.
şahsınıza değer vermeyi seçmiş bir insanı anlamaktır. yaradılışı gereği erkeklerden farklı olması, herkesi kendi gibi bilen erkeklerin onları anlama güçlüğü çekmesine neden olmaktadır. bunu aşmak için önce kendilerini anlamaları gerekir ki karşısındakini anlasınlar. ayrıca üzülmeyin. çoğu yerde biz de sizleri anlayamıyoruz.
kadınları anlamak için verilen enerji eğer bilim için kullanılırsa en kazma adam bile atom mühendisi olabilir. Kendi hemcisinin bile anlamakta zorlandığı bir türü anlamaya çalışmak imkansızı başarmanın başka yoludur. Sonuç ne olursa olsun kadınlar biz erkekler için başımızın tacıdır. Günde on kere başımıza sıçsalar bile.
cok da buyutulmeyecek bir konudur.zira biz bile kendimizi anlamiyoruz.dogada hicbir sey demir cubuklar gibi dumduz degil ve hic kimse hic bir etkiye bilimsel tepkiler vermiyor henuz. kadinlar icin de erkekler icin oldugu gibi bir suru sey durumsaldir.anlamaktan ziyade hos gorulu olmak ise tek cozumdur.kadinlarla yarismayin, kavga etmeyin, onlarla yasamanin tadini cikarin derim ben sozluk erkeklerine. kim sabah mis gibi kokan bir kadinin yaninda uyandiginda mutsuz olabilir ki.
kadının kendini anladıgı an mumkun olabilecek hadise, bu durum da vakti anlamak icin degil icinde bulunan anın keyfini cıkarmak icin harcamak en iyisidir bosuna akıntıya kurek cekilmenin manası yoktur.
aslında gereksiz eylemdir. asla başarıya ulaşamassınız çünkü.
kadınlar öyle yaratıklardır ki davranışlarını ele vermek istemez, ki başarılı da olurlar. siz, bir olaya vereceği tepkiyi kafanızda canlandırırken, o bambaşka bir duygunun içindedir.
örneğin romantizmden hoşlanırlar zannedersiniz, karşınızdaki odun olur. tam tersini yaparsınız, ilgisizlikten yakınır. ortasını bulmak için bir öyle bir böyle olursunuz, size "dengesiz" sıfatını uygun görür.
kısacası kadınları anlamak değil yaşamak gerekir diyorum ben.*
1. karşınızdaki kadın "insan gibi insan" sa kolaydır ki zaten böyleleri el üstünde tutulur. *
2. kıçı başı oynayan kendini fasulye gibi nimetten sanıp naz niyazla değere bindiğini sanan "mal" sınıfındansa zaten koyver gitsin anlasanda fayda etmez. *
uzun yıllar boyunca bir kadınla aynı yatağı, aynı evi, aynı hayatı paylaşınca gerçekleşebilir. aslında bu tahmin sadece. yanlış bir tahminse yıllar sonra boku yemiş olacağım.
-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.
'Kadınlar hayatta en çok ne ister?' budur bilmek istediğim.......
Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve
Kaf dağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir....Günlerce gecelerce
at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur
cinsten değil.....
-Evlen benimle!!!!.....
O zaman öğrenirsin ancak istediğini...
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar Harun Reşit'e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıyada evlenmek için
söz vermiştir.
Neyse evlenirler.ilk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı
dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada.....
Konuşur cadı :
- Benim kaderim böyle.... Günün sadece yarısı güzel olabilirim , diğer
yarısı çirkinim der.Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım ,
yoksa gündüzleri dışarıdayken mi?.....
General düşünür ve :
- Sen bilirsin kararı kendin ver der.işte o an korkunç cadı sonsuza
dek güzel bir kadın olarak kalır....
zaman harcamanın bile anlamsız olduğu bir durumdur ki saygıdeğer insan oscar wilde'ın da dediği gibi; "Kadın kocasını daha az sevmeli ama daha çok anlamalı, erkek karısını daha çok sevmeli ama anlamaya çalışmamalıdır."
öyle sanıldığı gibi imkansız değildir. gözlerine bakıp ruhuna dokunmanız yeter bir kadını anlamak için. çoğu zaman zordur evet, kadın öyle kolay kolay açmaz ruhunu. önce tartar ölçer biçer karşısındakini, çünkü ruhu gözlerden uzak tutup koruduğu tek sığınağıdır kadının. bir kadını anlamak için onu gerçekten seviyor olmanız yetmez. onu bu sevgiye inandırmanız gerekir öncelikle ve onu anlamanızın en önemli şartıysa onun sizin kendisini anlamanıza izin vermesidir. yani sevmesidir sizi ve güvenmesidir size. bir kadını anlamak onu tam anlamıyla tanımaktır ve bir kadını anlamanın sırrı onun aynası olmanızda / olabilmenizde gizlidir aslında.