hiçbir insanın diğerinden daha fazla bilgi sahibi olamaması sonucunu getirir.
bilgi sonsuz bir denizdir, biz içinden alabildiğimizi alırız. milyarlarca insanın insanlığa kattığı bilgiler var ama bunlar da özünde bir bütün olmasına rağmen bizim için çok dağınık şeyler. bir de henüz farkında olmadıklarımız var. ama bir sonsuzluk olduğundan hepimizin bildiği şey sonuç olarak ancak küçücük birer damladır ve hiçbirimiz bu sonsuzlukta diğerimizden daha çok şey biliyor olamayız.
doğru bilgi ve yanlış bilgilerle doludur dünya. mesela matematikte sonsuz sayı vardır. dört üçe göre büyüktür diyebiliriz, ama dört büyük bir sayıdır diyemeyiz. ama hayat için durum daha karışık, ilber ortaylı'nin bildiklerinin doğru olduğuna eminsek bizden bilgili olduğunu söyleyebiliriz. onun bildiklerinin doğruluğunuysa bu sonsuz bilgi haznesini biliyorsak söyleyebiliriz.
yani bizim birinden daha çok bilme ihtimalimiz olabilir(yine de sonsuzluğun içinde yok denecek kadar az bilgiyle) ama kimin daha çok bildiğini biz bilemeyiz. bu yüzden hiçbirimiz diğerinden çok bildiğini düşünmemeli.
istatistik bilimine göre bilgi de, dünyadaki toz taneleri de, hatta oksijen bile metreküp bazında sınırlıdır. Ölçme imkanımız, sayma imkanımız olmasa da belirli bir sayısı vardır elbet.
Lakin insanın öğrenebileceği bilgi sonsuz olarak kabul edilebilir. Çünkü zaten kendisine biçilen ömürle bu sonsuzluğa erişmesine imkanı yoktur...
-binlerce yıl önce hangi meyvelerin, nelerin sağlıklı veya zararlı olduğunu deneyerek insanlığa kazandırdılar. daha sonra doğanlarımızın teker teker test etmesine gerek kalmadı, direkt bu bilgiyi çocuk yaşlarda öğrenerek büyümeye başladılar.
-dünya'nın yuvarlak olduğunu, güneş sistemimizi, doğa olaylarını, kimyayı, matematiği, biyolojiyi... her sonraki nesil direkt bu bilgileri hazır alarak başladı hayatına ve üstüne koyarak devam etti. yine de sadece bir fizik profesörü bile tüm ömrünü bilmem ne atomunun daha neler barındırdığına adıyor ve sadece küçücük bir maddenin bir atomunun içinde daha öğrenilecek onlarca şey buluyor ve ömrü yetmeden ölüyor. onun kaldığı yerden yeni insanlar devam ediyor. bir sonraki nesil hep daha çok bilgiyle doğuyor.
-beş bin sene önce doğanlar için öğrenecekleri bilgi sınırsızdı, şuan doğanlar için dünya ve evrendeki katrilyonlarca galaksi içindeki öğrenilecek bilgi sınırsız, bundan beş bin yıl sonra doğanlar için yine bizden çok daha fazla şey bilerek çocukluğunu geçirecekleri halde sınırsız olacak. zaten milyarlarca yıl yaşındaki evrende dünyadaki insanlar sadece 365 günün aralık ayının son gününde ve son saatinde, son dakikalarında ortaya çıkmıştır ölçeklendirdiğimizde evrene. kim bilir belki başka evrenler de vardır. bin yıl önce dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyenlere de siktir çekiyorlardı.
- bilginin sonu yoktur. bilgi evrenin, evrenlerin; kanunun, doğanın ta kendisidir.
bilginin sonsuz olduğu çok yaygın bir yanılgıdır. bu yanılgı en başta bilgi tanımlarımızdan, daha doğru bir deyişle bilgiyi tanımlayamayışımızdan ileri gelmektedir. özne ve nesne arasındaki yanlışlanana kadar doğru olduğunu kabul ettiğimiz her bağı bilgi olarak kabul edersek bilgi sonsuzdur elbette lakin bu, natüralist felsefenin asla yetkin olmayan ve kavramlar hususunda yetersiz bir şekilde icra ettiği epistemolojinin neden olduğu bir anlamsızlıktır.
hakikatte bilgi tektir -kimileri buna tanrı dese de hem bilgi açısından hatadır hem de tanrı açısından-, bilgi diyerek sonsuz dediğimiz şeyler onu teşkil eden parçalardır (burada bütünü oluşturan parçalar anlamında anlaşılmamalı) ve onun sonsuzluğu -başta belirttiğim gibi- yanılgıdır.