big in japan

entry145 galeri2 video8
    145.
  1. Hergun mutlaka son ses dinlerim arabamda.
    0 ...
  2. 144.
  3. alphaville’in 1984 tarihli "big in japan" şarkısında geçen "big in japan" ifadesi, yüzeyde basit bir deyim gibi görünse de şarkının bağlamında daha derin bir anlama sahip. ingilizce’de "big in japan" deyimi, genelde batılı (özellikle kuzey amerikalı veya avrupalı) sanatçıların ya da grupların kendi ülkelerinde pek tanınmazken japonya’da büyük başarı elde etmeleri durumunu tarif eder. bu, biraz alaycı bir şekilde de kullanılabilir; yani “başka yerde başarısızsın ama japonya’da ünlüsün” gibi bir ima taşıyabilir. 1970’lerde ve 80’lerde bu durum, müzik endüstrisinde sıkça görülen bir olguydu (örneğin, cheap trick gibi gruplar japonya’da patlama yapmıştı).
    ancak şarkının söz yazarı ve alphaville’in solisti marian gold’un açıklamalarına bakarsak, "big in japan" burada daha kişisel ve sembolik bir anlam kazanıyor. gold, 1998’de re.flexion dergisine verdiği bir röportajda, şarkının esasen uyuşturucu bağımlılığından kurtulmaya çalışan bir çiftin hikayesini anlattığını söylüyor. bu çift, ?????? bağımlılığından uzak, temiz bir hayat hayal ediyor ve "big in japan" ifadesi, onların bu hayal dünyasında kendilerini başarılı ve özgür hissetmelerini temsil ediyor. gold’a göre, bu deyim, “eğer kendi çevrende bir hiçsen, başka bir yerde büyük olabilirsin” fikrini yansıtıyor. japonya, uzak ve egzotik bir yer olarak, bu escapism (kaçış) ve umut dolu fantazinin sembolü haline geliyor.
    şarkının sözlerinde geçen “ıt’s easy when you’re big in japan” (japonya’da büyük olduğunda her şey kolay) dizesi, bu bağlamda, bağımlılıktan kurtulmuş bir hayatın kolaylık ve huzur vaat ettiği bir yanılsamayı ifade ediyor.
    1 ...
  4. 143.
  5. ihtiyar turnusolü olmuş.

    Eloria teyzeymiş ya lan?!
    Benle Uludedeyi zaten biliyoz.
    0 ...
  6. 142.
  7. 141.
  8. Anaaaaa

    içtiğim yerde çalıyo şimdi.
    Lisedeydim lan.
    2 ...
  9. 139.
  10. Metal müzik dünyasında aşağılamak maksatlı kullanılan bi takılma cümlesidir aynı zamanda. Ha enfes bi şarkının melodisi asla eskimez.
    0 ...
  11. 138.
  12. tarihe geçmiş efsane şarkılara cover yasaklanmali diye düşündüren şarkı. " Şu coverı daha güzel " diyerek marjinallik yaptığını sananlardan da kurtuluruz ayrıca.
    0 ...
  13. 137.
  14. ingilizce'de 70'lerde ortaya çıkmış, popüler olmuş ve dilde yer etmiş bir deyim.

    Küçümsenen bir şeyle, japonya'da büyük diyerek dalga geçilmesidir aslında.

    Çıkışı da bir dönem japonlarının ülkeye konser vermeye gelen yabancı şarkıcı yada müzik gruplarına hiç tanımasalar bile olağanüstü sevgi gösterilerinde bulunması, konserlerinin tıka basa insan dolması, devlet adamlarının bile konserlere katılması ve gelen şarkıcı yada gruba sanki dünya starıymış muamelesi yapmalarıdır. Amerikanların bu dikkatini çekmiştir çünkü oraya gidip michael jackson muamelesi gören gruplar aslında bi halt değildir. Japonlar batılılara o kadar meraklıdır ki oraya kim giderse gitsin aynı coşkuyla karşılanacaktır. işte birilerine, birşeylere kalitesiz yada out olduğunu anlatmak için kullanılır bu deyim.

    Büyüksün, ama Japonya'da...

    *ismi lazım değil ama bizden de oralara konser vermeye gidip japonyada big olup kendisini japonyaya adayan sanatçılarımız olmuştur. Bu deyimi adeta deneysel olarak bize de gösterebilecek kişiler. Ve bu kişilerin bu deyimden haberleri bile olduğunu sanmıyorum.
    2 ...
  15. 136.
  16. bu akşam da aklıma gelmiş 80 lerin unutulmayan alphaville şarkısı. şimdilerde birileri tarafından mazinin tozlu raflarından çıkarılıp keşfedilmeyi bekliyor.
    11 ...
  17. 135.
  18. alphaville'in yine bir 80'ler klasiği. nerede bu gibi parçalar, nerede şimdiki parçalar.
    1 ...
  19. 134.
  20. Anlamlıdır.

    "Heres my comeback on the road again
    Things will happen while they can."
    4 ...
  21. 133.
  22. Alphaville tarafından seslendirilen Big in Japan şarkısı kulağıma daha hoş gelmiştir.
    0 ...
  23. 132.
  24. ane brun yorumu efsane olan şarkı.

    3 ...
  25. 131.
  26. 2 ...
  27. 130.
  28. 129.
  29. forever young ekürisi.

    sounds like a melody üçlüsü.

    adı gibi hep genç kalmış parça(lar)

    patricia's park da 10 numara 5 yıldız.

    jerusalem

    lassie come home

    alphaville candır.

    add it: bu albümü döndürüp döndürüp dinlerken rosemary's baby yi okuyordum, bana hala korkunç şeyler hatırlatıyor.
    2 ...
  30. 128.
  31. penayı kullanışı gitaristler gibi, bağlamayı çalan kesin gitarist, çok iyi kotarmış.
    1 ...
  32. 127.
  33. Çaldığı an direktman beni eskiler götürmeyi başarabilen şarkılardan.
    0 ...
  34. 126.
  35. 125.
  36. bağlama versusu için:

    3 ...
  37. 124.
  38. 122.
  39. Ane brun güzel yorumlamıştır.
    0 ...
  40. 121.
  41. 120.
  42. Cok sevdigim bi ara telefon melodim olan sarkidir.

    (bkz: alphaville)
    2 ...
  43. 119.
© 2025 uludağ sözlük