savunma halkası olan beybladelerin çoğunda defansif hayvanların ruhu vardı. benim beyblade imde ise tospik ruhu vardı sanki. maçın sonuna kadar stabil kalıyor, son anda bitirici darbeyi vurarak kazanıyordu maçı.
Kai takao'nun ablası Mikazuki'ye aşıktı.
Ama Mikazuki sözlükten kıllıdul adında bir erkekle aşk yaşayınca kai evi terkedip kendini deliye vurdu, dövmeye, şekilli şukullu Saç baş yapmaya bilyeye, topaca verdi.
O arada hikaye başladı zaten.
ahh çocukluğum geldi aklıma. abim kai'nin hayranıydı, ben de rei'nin. ikimizde de beybladeleri vardı sokakta deli gibi onlarla oynardık. metrocity avm'de o yıllarda beybladeleri satan orjinal mağazası vardı oradan almıştık. tabi her şeyini baştan kurmanız gerekiyordu. her beyblade'in kendine ait farklı özellikleri vardı vs vs.
efsaneler efsanesi çizgi dizi. ne izlerdik, ne oynardık be. bazen evdeki materyallerle yapardık saldırı çemberi, küçük denge bilyeleri ve topaç bir nesne bulupta...
o ney heyecandı be izlemek için başına toplanırdık. beyblade in o fırlasmasıyla başlayan aksiyon o zamana göre mükkemmel animasyonlar. kırtasiyelerde satılan plastik ve demirden beybladeler demir almaya paramız yetmiyordu ama plastik de iş görürdü.
ne güzel günlerdi be. unkapanı'ndan almaya giderdik. renk renk boy boy seçerdik. çubukları çok çabuk aşınırdı. peder ateşi ile düzeltirdi.ansızın versus da kırılan beyblade'i ağlayarak ceset gibi eve götürürdük. keşke o zamanlara tekrar dönebilseydim.