adı üstünde beyazıtta bulunan mekan. etrafı istanbul üniversitesi ve beyazıd cami yapıları ile çevrilidir. dönemsel olarak bir çok olaya tanıklık etmiştir. eskiden buram buram tarih kokan bu mistik mekan şimdi sadece insan seli/satıcılar/turistlere gebe. buranın en sevdiğim yanlarından biri beyazıd cami'nde okunan ezanı çınarların gölgesi altında dinlemektir.
çınarlar ki en güvenilir tanıklarıdır tarihin. o sesi kaç defa duymuşlardır/kaç defa orda yaşanan olaylara tanıklık etmişleridir kimbilir? arada gidilip huzur aranmalıdır. zaten o kalabalığın arasında huzuru seçebilirseniz ne mutlu size.
şimdi yasak işporta.
koca meydanda güvercinler için yem satan ve birbirleriyle hiç geçinemeyen bir kaç kadın var.
arıza bi selpakçı çocuk var, beşyüz selpak beşyüüz.
meşhur kapısı var istanbul üniversitesinin
ve iki yanında dalgalanan kocaman türk bayrakları.
28 nisan 1960'da tahkikat komisyonu'nun kurulmasını protesto eden istanbul üniversitesi öğrencilerinin üstüne polislerin ateş açması sonucu öldürülen orman fakültesi öğrencisi turan emeksiz'in öldürülmesi üzerine nazım hikmet'e beyazıt meydanındaki ölü adlı şiiri yazdıran meydandır. bu şiir, yeni türkü tarafından buğdayın türküsü albümünde seslendirilmiştir. meydanın şimdiki adı hürriyet meydanı olup, herdaim gittiğim beyazıt devlet kütüphanesi'ni de barındırır.
bu meydana girdiğinizde karşınızda istanbul üniversitesi' nin ihtişamlı kapısını ve sağınızda beyazıt camii' ni görürsünüz. kuşların istilasına uğramış olan bu meydanda yağmur yağdığı zaman yerler kuş pisliklerinden dolayı kayganlaşır, düşme tehlikesi geçirirsiniz hadi kuş pisliğini geçtim bu meydanda hafif çukurluklar bulunur, dikkat etmezseniz ayağınız su dolu çukurlara batabilir. ayrıca kuşların kafanıza pislemesini önlemek için ağaçların altından uzak durunuz, buna rağmen kuş pislerse bilinki şanslı gününüzdesiniz gidin nimet abla' dan piyango bileti alın. bilindiği gibi sahaflar da bulunur beyazıt' ta. sahaf dediysek kemal sunal' ın filmindeki sahafları aramayın, biliğin kitapçıdır bunlar. en ilgi çekici yer beyazıt camii ile sahafların girişi arasında kalan kısımdır, antika sayılabilecek eşyalar satılır bu küçük alanda.
eskiden envâi çeşit kitap tezgâhını barındıran meydandı, şimdilerde ise ramazan aylarında kitap fuarına ev sahipliği yapıyor. amaç hemen hemen aynı ama, eski büyüsü yine de yok. fuarın geçici, her gittiğimizde orda olmayacak oluşundan belki de.
aşk meclisinden meydanlara inilen yerdir. aşkın kaybedildiği, sevdanın yürek yerine meydana gömüldüğü yerdir. kalp atışları o günden sonra bir çift "yürek"te değil meydanlarda devam edecektir. ve tabii sağ yumruk hep havada...
90'lı yıllarda Polonya pazarı diye göçmenlerin getirdiği esyalari sattığı pazar olurdu haftasonlari çomar sürüşü eylemciler olmazdı tadı vardı tarih kokardı ama şimdi küçük bir yobaz center adeta.
daha evvel menderes döneminde nümayişler sebebi ile rezilleştiriliyor.
o günden bu güne daha ne kadar içine ederiz düşüncesi revize ediliyor ve uygulamaya konuyor.
eskiden hastaneye giderken çok gittiğimiz meydan ama artık 18 yaşımı geçtiğim için bizim oradaki hastaneye gidiyoruz. esnaf hastanesi de var orada ama orası 18 yaş altı içinmiş. eminönü'nden ve aksaray'dan gitmesi güzel olan bir meydan.