Mevlânâ'ya "aşk nedir?" demişler. "Ben ol da bil." demiş.
Ben; ben şimdi bir yandan kahvemi içip makalemi yazıyorken bir yandan da odadaki dağınıklığın içinde televizyon kumandası arıyorsam vizeler bitmiş ve eve gelmişimdir.
Aynaya baktığınızda gördüğünüz mü? (Bedensel anlamda) Yoksa “ben” dediğiniz ve seçimlerinize bağlı olarak bir takım roller benimsettiğiniz kişi mi? Ya da geçmişine bağlı olarak şimdisini yaşayan, dününe göre bugünü şekillenen kişi mi? Veya ebeveynlerinin genlerine, seçimlerine ve belirlediği çevreye göre şekillenen kimlik mi? Kozmik ışınımların etkisiyle huy ve tabiatı şekillenen kişi mi?
kimse hakkında hiçbir şey söylenemez, en nihayetinde her şey asimile olmuştur. gerçeğin hiçbir zaman bilinemeyecek olmasının verdiği rahatlıkla tanrı olmaya yüz tutuyorum. her şeyin belirleyicisi olan benim, tanrı benim.
samet çelebi'nin gece sahicidir adlı albümünden "izimi bırakırım, ilerlerken
Örnek de alabilirsin, ibret de" sözleriyle ve back vokalleriyle dikkat çeken güzel bir parça.
dudağımın üstünde minicik, bir de avuçiçi ve serça parmağımda bulunan kahverengi noktacık. elde beni olanların yemeklerinin lezzetli olduğu söylenir. ps: yemeklerim pek güzeldir.
Ben galiba buraya iyice alıştım sinirli, mutlu, üzgün her Halim'de aklıma burası geliyor ve yazınca insan rahatlıyor. Ben bugün şen şakrak sinirlendiğim de bile incinmesin kırılmasın kimse diye alttan alıp konuşan insan patlamaya hazır olan bomba gibi oldum yarın biri gelip dokunsa patlayacağım hatta şu an şu dakika. Ben sinirlendim, çıldırdım, kırıldım hatta neydi o saç uçları mı oraya kadar işte sağlıklı konuşamadığımı fark ettim susmaya çalıştım ama olmadı. Ben sıkıldım çünkü bilinmeyen onca şey varken arada kalmış gibi gözükmekten bunaldım. Ben sevdim ben sevildim. Benim kalbim sıkıştı ben kötü oldum. Hep ben kötü olayım aman üzülmesin kimse kırılmasın derken anladım ben yoruldum. Anlatmaya çalıştım anlatamadım. Susmaya çalıştım susamadım. Ben şuan burada yazarken onu düşünmek istemedim düşündüm sesi buğulu geliyor öyle deme dedim kötü oldum. Ben yaralandım ben kırıldım. Ilk defa ne yaptıysam tutamadım kendimi. Ben asla laubağli konuşmaları sevmedim tınlanmıyormuş gibi olmayı sevmedim. Ben erkek şakalarını sevmedim seviyesiz konuşmaları sevmedim. Ben kıskandım. Ben parmak uçlarıma kadar uyuştum, kalbim sıkışıyor ama düşündüm üzülmesin kimse kırılmasın istedim. Ben çok iyi olmak istedim oldum, anlamadılar anlatamadım o yüzden kötü oldum. Bırak ne düşünürlerse düşünsünler ne olursa olsun dedim diyorum olmadı. Ben ben değildim, ondan çok onu düşünmekten hiç vazgeçmedim, gösteremedim. Ben küçük bir çocuğum dedim ağlattılar, kıyamayacaklarına.. Ama benim kalbim el vermedi asla üzülmesine, ağlamasına kırılmasına. Ne sıkıntılara düştüm düşünmekten harap oldum şimdi onlar düşünsün küçük kalbi olan bir çocuğu canlı bomba yaptılar. Ben anlatamam kendimi anlayamaz kimse de beni. Çünkü anlamaya çalışmadı, sadece çalışmaya çalıştı herşeyi boşverdi. Artık beni sevmek istemediğini duydum gördüm işittim ben artık birşey demek istemedim. Son son iyi olalım derken sadece banane ilk mesajı o atsın derken neler oldu. Şimdi ne oldu ben bunları yazıyorum rahatlıyorum ama kalbim sıkışıyor kötü hissediyorum kendimi ekranı hiç böyle görmemiştim siyah ve beyaz merak etmeyin onca şey yazdım birşey olmadı sonra doğruda ölmem en azından sinirimi yatıştıramam bayılırım. Söylenecek onca söz var o yüzden.....