ben çocukken

entry52 galeri0
    52.
  1. herşey toz pembeymiş sözlük. Kendi ayaklarım üzerinde durmaya başlayınca kumsallardan kayalıklara doğru yol aldığımı anladım...
    1 ...
  2. 51.
  3. idollerim Cem Karaca ve Barış Manço hayattaydı.
    0 ...
  4. 50.
  5. 49.
  6. halı kenarlarındaki şeritlerde çok kıvrak hareketlerle araba süren ve park konusunda hiç sıkıntı yaşamayan bir çocuktum, lakin ne zaman uzaktan kumandalı arabalar çıktı işte o zaman sıkıntılı günlerim başladı..
    uzaktan kumandalı arabaları hiç bir zaman halı kenarındaki şeritlere sığdıramadım..
    1 ...
  7. 48.
  8. ben çocukken 'salak' benim için en afilli küfürdü.
    şimdi ise ağzıma ne gelirse.
    0 ...
  9. 47.
  10. ben çocukken;
    En çok da cipsimin içinden çıkan bedavayı almaya gittiğimde bakkal amcanın “sen bunu burdan mı aldın?” sorusu incitirti canımı.
    0 ...
  11. 46.
  12. mahallenin diğer çocukları minyatür kale maç yaparken, bizim evin yan tarafındaki bahçede bulunan kurumuş armut ağacının en tepesine çıkıp bağıra çağıra şarkı söylerdim. bu yüzden adam değilde armut oldum.
    0 ...
  13. 45.
  14. her gün, her insan daha güzel ve iyiydi.
    0 ...
  15. 44.
  16. ben çocukken takım pijama giyer, sabah kalkınca çorap & süveter giyip çizgi film izlerdim. bi de kola içerdim,gün boyu karnım ağrırdı ama güzeldi...
    0 ...
  17. 43.
  18. 42.
  19. pazar günü banyo günüydü. Sonra "Bizimkiler" başlardı. Tam yatacakken ertesi günün ödevini hatırlardım. Gece zehrolurdu.
    0 ...
  20. 41.
  21. çocukken kendi etrafımızda dönüp, olduğumuz yere düşerdik.
    nasıl keyifli, nasıl güzeldi.
    dünyanın acelesini şimdi daha iyi anlıyorum.
    1 ...
  22. 40.
  23. babam 'çamaşır makinasına para sıkışmış' dediğinde gerçekten para sıkışmış zannederdim. bu bikaç kere tekrarlanınca anneme 'sen de ne salaksın anne hala öğrenemedin cepleri kontrol etmeyi' demiştim.
    0 ...
  24. 39.
  25. hiçbir şey bu kadar kirlenmiş ve anlamını yitirmiş değildi...
    1 ...
  26. 38.
  27. ünlülerin tuvaletini yapmadığı düşünürdüm.ne bilim küçükken tarkanı sıçarken nasıl hayal edebilir bir çocuk..
    0 ...
  28. 37.
  29. Sarıyer sokaklarında hanımeli toplar içindeki balı emerdik.Sonra hatmi toplardık,komşu teyze kaynatsın diye..Ben çocukken sabah sobanın üstünde kızartılan ekmek kokusu ile uyanırdım,yatak sıcak oda hafif soğuk olurdu ama ben o sobada kızarmış ekmeğe bal sürüp yemeyi çok severdim.Çocukken Adile Naşit'ten masal dinleyip uyurdum ve Ton ton ailesi ile Pazar keyfi yapardım..Çocukken sokaklar bizimdi ve kimse kimseden korkmazdı.Sokağa çıkmayan çocuğa garip bakardık .Şimdilerde sokaklar bomboş,her çocuğun elinde bilgisayar,orada çizgi film oyunları seyredip sosyalleşiyorlar ve masalları bile pilli bebeklerden dinliyorlar.
    1 ...
  30. 36.
  31. ben çocukken yaşım çift haneli değildi.
    (bkz: albert einstein).
    0 ...
  32. 35.
  33. her çocuğun yaptığı gibi çizgi film izleyip oyun oynadım. pek bi numarası yok yani çocuk olmanın... *
    0 ...
  34. 34.
  35. Ben çocukken düz duvara tırmanan, misafirliğe gidince direk vazoları yere atan, yaşıt çocuklara şiddet uygulayan, kızlara pandik atan, doktorculuğu çok seven, anaokulundan kaçan, tembel, arka sokağın takımına 2 sakıza transfer olan, inşaatların tepesine çıkıp ayaklarını sarkıtan, 7 yaşında e-5 te bisikletle gezen, bant ve tahtadan mınçıkalar yapan kısacası hiperaktif bir çocuktum. tabii iyi yönlerim de vardı biraz. Çok dürüst ve cesaretliydim. bir halt ettiğim zaman "ben yaptım" diyebiliyordum. arkadaşlarımı da satmazdım hiç. birde hiç ailemin cebinden habersiz para almadım. onun yerine mhallenin ortasından "annnnneeeeeeee, annneeeeeeeee" diye bağırıp para isterdim, mecburen verirdi. tabii eve gidince bedelini öderdim. Neyse Çok şükür hala hayattım. böyle bir çocuğum olsa, ne yapardım bilmiyorum. Allah sizden razı olsun güzel ailem.
    1 ...
  36. 33.
  37. ben cocukken mutluydum.. 3-4 yasina kadar kirmizi, sari kiraz agaclari arasinda dolandim. ayakkabilarimin icinde arilar eksik olmazdi. ve ben arinin soktugunu farketmez, onu ayakkabimin icinde ölü görünce aglamaya baslardim. leblebi tozu satan bir amca gelirdi eski bir arabayla. hepimiz sarardik etrafini elimizdeki bozuk paralarla.. daha sonra sehre tasindik ve ben bi daha öyle leblebi tozu yiyemedim. seffaf bi posetin icinden plastik kücük bir kamisla.

    cok afacandim, yerimde duramazdim, o sokak senin bu sokak benim. cadde boyunca seyirtip yüregin indirirdim annemin. camur en güzel oyuncaklardan biriydi benim icin. yumusacik.. kollarimdan, bacaklarimdan yara bere hic eksik olmazdi. kavga ederdim erkek cocuklariyla. bazen dayak yer bazen de ben tepelerdim.

    bisiklete binmeyi, burcu'nun bisikletiyle ögrendim. o nasil bir cocuksa tüm gün boyunca sirayla bindirirdi bisikletine mahallenin bütün cocuklarini. düse kalka kendi basima ögrendim bisiklete binmeyi. ne koltugu tutan ne de yardim eden biri oldu. cogu defa düstüm, her kalkisimda bi an bile düsünmeden tekrar sarildim ona. hissetmiyordum kanayan yerlerimi. bisiklet benim icin bi tutkuydu, ulasilmaz bi seydi ve yasakti. evimiz tam 3 sokagin birlesimindeki kösedeydi. ve bu 3 sokak 3 ayri caddeye aciliyordu. babam bu nedenle bana hic bisiklet almadi. ve "o" hep benim icimde kaldi.

    sonra sehrin göbegindeki elit tabakanin cocuklarinin gittigi ilkokula yazdirdilar beni. hic aglamadim okuldaki ilk gün. annem salvariyla gelirdi beni okul cikisinda almaya diger süslü kadinlarin yani sira. cocukca bi duyguyla utanirdim annemin salvarindan. sacim kiz cocugu olmama ragmen kisacik kesilmisti. ilkokul bitene kadar da hep öyleydi. nedenini bilmiyorum. o nedenle özenirdim diger kizlarin upuzun saclarina, renkli tokalarina, dönemin modasi olan küt saca ve arkada uzun birakilmis "kuyruk" denilen bir tutama. ama basarilar o kisa saci da, ailemin maddi durumunu da, annemin salvarini da herseyi unutturdu diger insanlara.

    benimse icimde kalan bir bisiklet oldu cocuklugumdan. ne yaptimsa koyamadim onun yerine hicbiseyi..
    4 ...
  38. 32.
  39. ben çocukken trafik canavarı sembolünden çok korkardım. babam kaza yaptığında trafik canavarı olduğunu resimdeki gibi birine dönüştüğünü düşündüğümden bir hafta yanına yaklaşamadım.

    ben çocukken köyde kazlarımıza ben bakardım. küçük olduğum için dana inek vs. vermezlerdi. kaz çobanıydım ben dünyanın en önemli mesleği. dereye kadar götürürdüm. dereden her geçtiğimde ayağımı içine sokardım su olurdu eve gittiğimde büyük bir iş yapmışım ayağım başım su içinde çamur içinde neler başarmışım anneme göstermek için sırf.

    ben çocukken sırt çantam değilde el çantam vardı benim kadar büyüktü. tuttuğumda yerde sürükleniyor diye annem arkasına çamaşır lastiği bağlardı da sırt çantası yapardım.

    ben çocukken yalnış hatırlamıyorsam Hale-Bopp kuyruklu yıldızı çıkmıştı. babam kucağına alıp göstermişti bana çok güzel olduğunu hatırlıyorum. hiç buradan edebiyata girmeyeceğim olmadı onu görünce astronot olma hayallerim uzaya çıkma hayallerim.

    ben çocukken köyden taşındık işte o zaman bitti çocuk olmak. o zaman anladım bütün dünya beni tanımıyormuş. bütün dünya beni sevmiyormuş.
    0 ...
  40. 31.
  41. ben çocukken gece işemeye korkardım. karanlık beni ürpertirdi. anne ve babam ölecek beni bırakacak diye aklıma her geldiğinde sessizce ağlardım. bağıra bağıra ağlayamadım hatırdığım sürece çünkü erkek adam ağlamazmış. 4 5 yaşındayken alamancı komşumuz edayla babasının pornolarına bakıp sevişmeye çalışırdık. büyüyüp de kirlenmeden önce dünyanın en duygusal insanıydım. küçükken bile fakir ailelerin çocuklarıyla oynamaya gayret ederdim tozla toprakla o zamn da psikolojik olarak ezilenin yanında olma düşüncesi vardı. küçüklükten beri kendi kendime kalıp yalnızlığı yaşamayı sevmişimdir. vs vs vs..
    (bkz: kendime en büyük ihanetim büyümem)
    0 ...
  42. 30.
  43. annemle babamın hem ölmüş olmalarını, hem de yaşamalarını isterdim. büyüdüğümde çözdüm ama bu durumu, onları zaten hiç göremediğimden ve onlardan uzakta yaşamak zorunda kaldığım için, ölmüş olsalardı onları görememenin hayatta olupta onları görememekten daha fazla acı veremeyeceğini, nihayetinde ölmüş oldukları için yapacak fazla bir şey olmadığını düşünüyordum sanırım. bunu psikiyatristime anlattığım zaman, düşüncemin normal olduğunu yaklaşık 10 yaşına kadar çocukların bazı düşünce şekillerinin şizofreniyle benzeşme gösterdiğini söylemişti. *
    0 ...
  44. 29.
  45. ...çok salaktım. her ülkenin ayrı bir allah'ı olduğunu ve bizim allah'ımızın da atatürk olduğunu sanardım. allah'ım çok tövbe. affet beni, dinimiz amin.
    1 ...
  46. 28.
  47. zabıta yıkmasın diye taşındığımız neredeyse yarı inşaat halinde olan gecekondunun tavanından, yağmur yağınca şipidik şipidik su damlardı üzerimize.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük