bugün

woody allen'in 1971 yapimli filmi. her zamanki gibi absurd, her zamanki gibi komik. kendine guveni sifir olan, kisiliksiz birisi olan fielding mellish'in sans eseri devrimci olmasi ve basindan gecen olaylar butunu. ortadan ikiye yaran sahneleri var.

ama filmde cok guzel mesajlari da inceden veriyor woody allen. kadinlarin guce tapmasi, iktidari ele gecirmenin degil gecirdikten sonraki icraatlarin onemi vs.
sylvester stallone'nin de bir dakika metro serserisi rolunde gozuktugu film.
bir deep purple albümü.
ingilizce de argo küfür olarak kullanılan kelime. "go bananas"
Woody Allen'in ilk dönem filmlerindendir. Basit bir işte çalışan, aradığı ilişkiyi bir türlü bulamayıp hayal kırıklığı yaşayan Fielding Mellish'in; kız arkadaşının kendisini kısa sürede terk etmesi ile birlikte başka bir ülkeye gidip devrimci olması ve Amerika'ya geri dönmesi anlatılır. Allen'in baskıya karşı çıkıp özgürlük mücadelesi veren insanların yönetimi ele geçirdikten sonra aynı baskıcı kimliğe kendilerinin büründüğünü göstermesi filmdeki mizahi yönü iyice beslemiştir. Amerika'ya takma sakallı bir devrimci olarak dönen Mellish'in tekrar kız arkadaşıyla karşılaşması ve kız arkadaşının onu tanımayıp kimliğine aşık oluşu da önemli ayrıntılardandır. ****

--spoiler--
Mellish'ten ayrılma gerekçesini kız arkadaşı nancy şöyle açıklar: " sende eksik olan bir şeyler var." Sakallı bir devrimci olarak geri döndüğünde onu tanımayan nancy beraber olduktan sonra mellish'in kimliğini açıklaması üzerine "eksik olan bir şeyler olduğunu biliyordum der. Gücün olmayışı kadın tarafından hissedilmiştir.
--spoiler--
woody allen' ın politik kara/absürd mizah filmi. take the money and run' dan sonra en başarılı komedilerinden. küba, castro, emperyal devlet ile komünal devlet sistemleri hakkındaki sorguları ise kahkahanın biraz altında nefessiz kalıyor.
1971 yılında yapılmış kara mizah türündeki woody allen filmi.
çıraklık dönemi eseri olmasına rağmen şiddetle tavsiye edilir.

izleyiniz efenim.

--spoiler--

bence, sadece ''film şunu anlatıyor.'' diye bir tabir kullanmak filmin içeriğine gölge düşürür. işlediği konular ve yaptığı göndermelerle 2017 yılında bile hala geçerliliğinin olduğunu söylemek mümkün. aptal bir amerikan karakterinin sevdiği komünist kadın tarafından liderlik vasfının olmadığı gerekçesiyle terkedilmesinden sonra başından geçen olayların gayet absürt bir şekilde işlendiği filmde; ideolojilerin aptallığı, medyanın maymunluğu, yargı gücünün yozlaşmışlığı, din tüccarlığı, kadın-erkek ilişkileri gibi bir çok olay komik bir şekilde işlenmiş, daha doğrusu insanların aptallıkları yüzlerine tokat gibi vurulmuş.

en sevdiğim sahne mellish'in araba tamir eden bi adamın haça benzeyen adını hatırlayamadığım aletini aldıktan ve alnına bir haç gibi dayadıktan sonra peşine takılan hristiyanların olduğu sahne. kahkaha attırmıştır.

bir de sergey ayzenştaynın potemkin zırhlısı filmine bir selam var.

--spoiler--
güney amerika idari yönetimleri ile dalga geçen bir film. bu filmde stalon un küçük bir sahnesi var. metroda millete sataşıyor. sonra wood allen dayanamayıp stalona kafa tutuyor. efsane bir sahne. stalon daha parlamamış rakiyi bile çekmemiş çok genç.

görsel