Kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek, kimseye kolay kolay güvenmemek, insanların dengesizliklerine kolay uyum sağlayabilmek, kendi yapabileceğim şeylerse kimseden yardım isteyememek, kendisi gibi biriyle evlenmemek.
edit: 'kadınsın diye seni kıran, üzen olursa çarp ağzının ortasına. Sakın cinsiyetin yüzünden kendini ezdirme. Ezilenleri de koru. Memlekette erkek olmayı beceremeyenler çok kızım ve onların hakkından sen kendi başına gelmek zorundasın.'
Ben adam olmayı babamdan öğrendim sözlük. Onu hep idol olarak aldım. Onun gözüne gidebilmek için çok çalıştım derslerimde şimdi olmasada geçmişte büyük başarılar elde ettim. Bazen bana kızdı bazen sövdü. Fakat ona hiç kırılmadım çünkü o benim örnek aldığım tek kişiydi. Fikirlerini,duruşunu,yaptıklarını yapmak istedim. Örnek insandı o. Bana hayatta hep dik durmayı öğretti bazen kızdı bazen sevdi eleştirdi o eleştirince ben karakterimi biraz daha ona doğru çevirdim eğer onun fikirlerini duruşunu insanlığını muhteşem bir aile babası olduğu özelliklerini aldıysam ne mutlu bana.
Henüz 11 yaşında falanım. Dışarıda buz gibi bir hava var ve lapa lapa kar yağıyor. Zaten kara pek alışık değiliz, akşama kadar tadını çıkardık bu yüzden. Akşam yemek falan derken, saat artık geç olmaya başladı, ancak dışarıda bahçeden hırıltılar geliyor, ne olduğunu anlamıyoruz. Birazdan babam bahçeye çıkacak ve kanadı kırılmış bir güvercini bahçenin köşesinde tir tir titrerken bulacak.
Sorun şu ki kuş korkmuş, artık kanadını hadsiz bir çocuk mu kırdı, ne oldu bilmiyoruz ama yanına yaklaşmaya çalıştıkça çırpınıyor, zaten kanadı bir değişik olmuş, babam daha da kötü olacağından korkuyor ve geride durmamı söylüyor. Gece 12 olmuş, ertesi gün erken kalkacağız ama işi gücü bırakıp güvercini kurtarmaya çabalıyoruz. Babam, yukarıdan çiğdem getiriyor, kabuklarını açıp çiğdemleri küçük bir tabağa koyuyoruz ki en azından aç kalmasın diye, ancak hayvan nasıl bir korktuysa yemiyor bile. Daha sonra ise babam avucuna aldığı çiğdemleri kuşun gagasına doğru götürüyor ve kuş beş dakika kadar tereddüt ettikten sonra babamın elinden yemeye başlıyor. Daha garibi, benim elimden yemiyor, tabağa koyunca yemiyor ama babamın elinden yiyor. Ben daha sonra yukarı çıkıyorum, babam da yarım saat daha güvercini besliyor ve en sonunda kuşu eline alıyor, dediğine göre hiç huysuzlanmamış elindeyken. Ertesi sabah da beraber veterinere gidip, kuşu tedavi ettiriyoruz.
Zariflik ..kitap sayfalarını çevirirken bile kitaba zarif davranmak..elma soyarken bile estetik bir şekilde kabuğunu slalom yapmak..sanatçı Adam çünkü.
Küçükken yatmadan evvel vatana millete aileye sağlığa dua etmeyi öğrendim.
Ne olursa olsun elif gibi dimdik doğru olmayı egilmemeyi öğrendim.
Ergenlik dönemlerinde kavga ederdik çok ve ben bir babaya asla bagirilmayacagini öğrendim. Bu olay Aklıma geldikçe ağlarım. Seni seviyorum baba.
Bundan 5-6 sene once babamin iscilerinden biri evleniyordu. Adam dugununu bilr mahalle arasinda yapmisti yani. Annesi babasi ölmüş. Hatta babam kendi giydiği damatligini vermisti giymesi icin. Herkesin dikkatinin dagildigi anda iscisini kenara cektigini gordum. Kimse bakmiyordu. Elindeki bir tomar parayi cebine koymustu ve bir seyler soylemisti kulagina. Ona bildigin sahip cikmisti. Bu benim icin cok onemlidir. Bunu unutamam asla.