babam

entry144 galeri3
    43.
  1. yüzünü görmeye tahammül edemediğim, pislik, faşist, yobaz insan.
    3 ...
  2. 42.
  3. Vüs at O. Bener şiiridir.

    Mavi çakımlı tramway
    Dubaları oynuyor
    Galata Köprüsü'nün

    Dar-ül-fünun talebesi
    Mustafa Raşit
    Halep'ten gelmiş
    idadi mezunu
    Geçememiş köprüden
    Paralı o zaman

    Banco Commerciale d Italiana
    Pera Palas
    Beyoğlu Maksim
    Sanoda Müzeyyen Senar
    "Ferayi'dir kızın Adı..."

    Ulufe aldım
    Fukara Cemiyetine
    Padişahım çok yaşa

    Redingotum yastık
    Yatağım tahta
    Rehberlik ediyordum
    iranlı softalara

    "Ümmidi Afil"
    ilk romanım
    Muharrir idim

    Averoff Samsun'da
    Bombardıman
    Gazhane yanıyor
    Bin üç yüz otuz sekiz
    Tarih düşürmüştüm
    Kırkın çıkmamıştı daha

    Tüttür tüttür zararı yok
    Mis kokulu duman
    Serkldoryan

    Kaldır başını bak
    Ankara Kalesi'ne
    Beni kodun gittin
    Elâ gözlü babam...
    1 ...
  4. 41.
  5. şu anki karakterimin alt yapısını oluşturan eksik olmasın dediğim ama azı karar çoğu zarar insan. ben doğmadan önce kendine söz vermiş "kendi çocuklarıma, babamın bana davrandığı gibi davranmayacağım" diye. adil olmayı ondan öğrendim.
    2 ...
  6. 40.
  7. -sonsuz güvendiğim ve hiç tereddüt etmeden sırtımı yaslayabileceğim tek erkek hatta tek insan.
    -hayatta en çok haksızlık yaptığımı düşündüğüm tek insan.
    -haketmediğimi düşündüğüm tek insan.
    1 ...
  8. 39.
  9. artık nefes almadığını anladığımdan beri,
    her soluğumdasın babam.
    özlemin kalp atışlarım gibi,
    seni sevmenin adı yok, tadı hep aynı babam.
    2 ...
  10. 38.
  11. sık sık "Allah kimseyi salaklıkla imtihan etmesin" diyen güzel insanım..
    2 ...
  12. 37.
  13. hiç görmedim.

    üzülmeyinlan, kimse ölmedi benim hikayemde. Sadece durduk yere bırakıp kaçmış. 5-6 yılda bir arıyor. sadece sesini duya bildim şimdiye kadar. Ama ekisklik hissetmedim çünkü benim baba eksikliğim, gerçeklerim olmuştu, kabullenilmeleri kolaydı.

    çok şükür, Yaş az-çokta kemale erince, hiç ihtiyaç duymadım kendisine. Bazen annem için endişe ediyorum o kadar. Herif yaklaşık 21 yıldır yok piyasada. ben doğmuşum , o türkiye'yi terk etmiş. Arkadaşlar hep mevzuyu bana bağlar, senin ne olduğunu anlamış oğlum herif derler. Olabilir. Sonuçta onun oğluyum...

    Bana da üzülmeyinlan, çünkü benim de ileride böyle bir şey yapmayacağımın garantisi yok.hayat bu neyin - nerede-nasıl olacağı belli olmaz....

    Siz en iyisi insanlığın haline üzülün! hatta ağlayın!
    Halinize şükretmeyi de unutmayın...
    1 ...
  14. 36.
  15. ben küçükken
    atlasında ülkemin
    nerede deniz varsa oraya gittim
    hüzün kokulu saman kağıtlarına
    bilmem kaçıncı mevsimi
    ömrünün
    yıkılmasın diye
    her limana hüzün ektim
    ben büyürken
    mısırda piramitleri diktim

    uzaktaydı babam...
    0 ...
  16. 35.
  17. can yoldaşımdır.
    en sevdiğim arkadaşım.

    gelecek hayallerimin mimarı.

    örnek aldığım ilk insan.

    beni dinleyen kendisini dinleten özlediğim şahsiyet.
    * *
    3 ...
  18. 34.
  19. seksene seksan diyen yegane insan. canım benim.
    1 ...
  20. 33.
  21. D:\Photographs\Babam klasörüne girmeye cesaret edemediğim adam.

    ardısıra dönüveren müzeyyen senar-keklik ve bardağımı dolduran içkinin verdiği cesaretle girmiş bulundum. yeni tarihli fotoğrafların hiçbirinin vermediği seni, yine orada buldum.

    ağlarım ben kekliğime.
    3 ...
  22. 32.
  23. 31.
  24. artık kendine uyan şiirlerle anılan birisidir o. güzel bir Şenol Mersin şiiriyle bir kez daha çektiği zorluklar ve acılar yad edilebilir.

    Siğaran elinde kaşların çatık,
    Nasılda sevgini gizlerdin baba,
    Bir dilim ekmeğe soğanı katık,
    Çayıda çok fazla severdin baba,

    Hastane yolları kaderin oldu,
    Yanında biz varız üzülme baba,
    O kanser illeti ecelin oldu,
    Mevladan ümitler kesilmez baba,

    Bu kadar acıya nasıl dayandın,
    Sabırlı olmaya öğrettin baba,
    Bu koca aleme neden sığmadın,
    Geride bıraktın bizleri baba,

    Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
    Anlatmak isterim seni dünyaya,
    Acelen neydiki uçtun semaya,
    Mezarının başında ağlarım baba,

    Gururu sevgiyi senden öğrendim,
    Mis gibi kokunu özledim baba,
    Bu kadar genç yaşta ölmemeliydin,
    Hasretin ciğerimi deliyor baba,

    Ağlarım gizlice sensiz günlerde,
    Faydasız bilirim ağlamak baba,
    Yaşamak isterdin sende bizlerle,
    Sensizken mutsuzuz inanki baba,

    Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi,
    Bizi terketmeye hakkın yok baba,
    Dostum dediklerin düşmandır şimdi,
    iyiki namerdi görmedin baba..

    Şenol Mersin
    1 ...
  25. 30.
  26. denizden çıktığında yediğim..
    4 ...
  27. 29.
  28. 28.
  29. hayattaki en değerli varlık..
    3 ...
  30. 27.
  31. iki yıldır her gündüzü takip eden her gecede, diken oldu bakışlarım gönlüme. Unutmak, hatırlamamak uzaklaştı benden günden güne. Dualar ulaştı sana dilden dile. Soruyorum sana, ne kaldı kendimden geriye?

    Deli Emin misali, sevdiğin Türküyü yetiştireyim dedim kabrine.

    Ziyaret'ten çıktım Cender'in özü
    Kum gibi kaynıyor Zahide'm gözü
    Aslını sorarsan da asıl yerden
    Hacı Bürolar'dan Memed'in gızı

    Hezeli de deli gönül hezeli
    Çiçekdağı döktüm'ola gazeli
    Dolaştım alemi gurbet gezerim
    Bulamadım Zahide'den güzeli

    Ayınan doğarda gününen aşar
    Zahide'm görenin tebdili şaşar
    iyinin gaderi kötüye düşer
    Diken arasında galmış gül gibi

    Çeşmenin başında yunak daşısın
    Gökte dönen tek turnanın eşisin
    Ceren avcın ben olayım Zahide'm
    Elli kızın yüz gelinin başısın

    Zahide gurbanım n'olacak halım
    Gine bir laf duydum kırıldı belim
    Gelenden gidenden haber sorarım
    Dediler bu hafta oluyor gelin.
    6 ...
  32. 26.
  33. hiç ölmeyecek zannedersiniz.
    bir gün bir bakmışsınız babanız size ben kanserim oğlum diyor.
    dünyanız başınıza yıkılır o anda. "koskoca babam o benim ya nasıl hastalanır nasıl ölmenin eşiğine gelebilir" dersiniz ilk şoku atlatana kadar.
    gün gelir acı bir şekilde babanız vefat eder. ilk önce kendinizi kaybedersiniz cam, kapı, pencere, duvar, dolap farketmez sinirinizi çıkartmak için hırplarsınız çevrenizdekileri ve kendinizi. ilk bir iki gün sarhoş gibisinizdir. anlamazsınız,anlayamazsınız. sonra sonra anlarsınız artık babanız yoktur, bir daha gelmeyecektir. bazı zamanlar sanki işten gelecekte "ne yatıyon lan kase! baban geldi elini öpsene" diyeceğini sanırsınız.
    ama yoktur artık, meçhuldür nerde olduğu, ne yaptığı. hayatınızın geri kalanını onsuz geçirmek çok ağırdır. muhtemelen insanın hayatta yaşayabileceği en acı ve ağır duygudur bu, artık buna alışmanız bununla yaşamanız gerekmektedir. artık en ufak bir sorunda bile size kol kanat gerecek bir babanız yoktur. o sizin ilk kahramanınızdır. hani derler ya "ölecek adam değildi" diye işte onu hergün düşünürsünüz. sokakta, dışarda yaşlı adamları görürsünüz seksen doksan yaşında. dersiniz bu dünya ne kadar adaletsiz. neden benim babam genç yaşta öldü neden. ama bu süreçler de geçiyor merak etmeyin.
    belirli bir zaman geliyor alışıyorsunuz. artık ara sıra düşlerinize giriyor. o günler çok kötü oluyorsunuz sinirleniyorsunuz her şeye, hayata küfür ediyorsunuz. ama ne de olsa o artık yok kendinizi yerden yere atın bağırın çağırın artık o yok.

    eğer babanıza ulaşabilecek uzaklıktaysanız gidin içten bir şekilde sarılın şöyle sıkı sıkı babanız anlamayacaktır belki de gülecektir "noldu bizim haytaya, yine birşey mi istiycen len" diye ama siz beni dinleyin, hayat çok kısa neyin ne zaman olacağı hiç belli olmuyor. elinizde ise babanızı ve annenizi bir kere bile üzmeyin. yanınızdakilerin kıymetini onlar olmayınca çok acı bir şekilde anlıyorsunuz.

    bu yazının üstüne dinlenebilecek şarkılar:

    mirkelam - hatıralar
    manga - dursun zaman
    3 ...
  34. 25.
  35. genç yaşta kaybedip tadına varamadığım insan.
    4 ...
  36. 24.
  37. genelde babanın cep telefonunun telefondaki kayıtlı adıdır.
    0 ...
  38. 23.
  39. ilk aşkım.
    hayatımda en güvendiğim en koktuğum en sevdiğim en özlediğim erkek. küçükken sırf ben kahvaltı ediyim diye benim tostlarıma değişik sekiller veren yüzler çizen, uyuduğumu sandığı zamanlarda sessizce üstümü örten, bugun gördüğüm her erkeği kıyasladığım yokluğunu hayal bile edemediğim insan.

    babam......
    6 ...
  40. 22.
  41. 21.
  42. baba adamdır. tokat ın çayır köyünde, yedi çocuklu bir ailede büyümüştür. babası yani dedem on iki yaşındayken ölmüştür. amcalarım gibi çiftçilik ve çobanlık yapacakken, köyü ziyaret eden kaymakamın "bu çocuk çok zeki bu okusun" sözü sayesinde okumaya devam etmiştir. kendisine ekmek almak için verilen parayla gazete almış, ekmeği de bakkala yazdırmıştır. amcalarımın çabalarıyla, senede bir lastik ayakkabı giyerek, her öğün bir mayalı ekmek yiyerek yokluk içinde okumuştur. lise yıllarında, sağ sol kavgalarında, her gün eşşek yüküyle dayak yemiş, bir çok arkadaşı okulu bırakırken, yine de okumaya devam etmiştir. kendi deyimiyle ne sağcı ne solcu, orta yolcu olmuştur. bu yüzden her iki taraftan da dayak yemiştir. yirmibeş kişilik sınıftan, her gün okuduğu, gazetelerin köşe yazılarının da etkisiyle üniversiteyi kazanan tek kişi olmuş, hem kendinin hem de oğullarının kaderini değiştirmiştir. onu ne kadar sevsem, ona ne kadar hayran kalsam azdır.
    3 ...
  43. 20.
  44. babasız büyüyen bir çocuğun yaşamında söyleyemediği bir kelime. ne mutlu o çocuklara ki babam diyebilmişler.
    5 ...
  45. 19.
© 2025 uludağ sözlük