baba ve piç

entry131 galeri1
    56.
  1. elif şafağı sevmek için yeterli sebebi veren kitap.
    5 ...
  2. 55.
  3. elif şafak..üzerindeki şekle ve her bölümün başlıklarına dikkat edersek aşure tarifinin çıktığı roman.Okurken bu kadar da olmaz dediğim roman,cinleri olan bir kadın,abisinden çoçuğu olan başka bir kadın ve hepsinin bir arada yaşadığı bilmem kaç kuşaktan kadın.Kitabın büyük yankı getirmesine de ayrıca üzüldüm,böyle tanıtılmak istemezdim bir Türk olarak,özellikle de Ermeni sorununun işlendiği bir romanda.
    1 ...
  4. 54.
  5. diaspora ermenilerinin ermeni soykırımını ve türklere bakışını anlatan roman. elif şafak'ın objektifliği ve kullandığı dil takdir edilesidir. hastalıktan (!) ölen ermenileri ve onların acısını hissettirmiştir az da olsa, teşekkür edilesidir.
    5 ...
  6. 53.
  7. esasen bu romana ermeni soykırımını savunuyor türklüğe hakaret ediyor demek yanlış olur. elif şafakın baktığı pencere tv de izlediğim bir söyleşisine dayanıyor orada şöyle demişti: bu topraklar üzerinde zamanında türk ermeni rum arap vs vs kardeşçe ve birbirlerinin kültürüne katkıda bulunarak yaşıyordu. şimdi bu zenginliği bu kozmopolitliği elimizden aldılar. ama tam da bu noktada kitapta bu mesajı çok havada ve muğlak kalmış. aram ın bir kaç konuşması dışında bu kozmopolit yapıya duyulan özlem kimsenin birbirine kin beslemediği çağ pekte iyi yansıtılamamış. şahsi fikrim kitap bir kadın kitabı. hatta ezilen kadının kitabıdır. kitapta tek düzgün adam yoktur (aram ı saymazsak). mustafa nın hali pür melali zaten ortadadır. armanuşun babası ailesine sıkısıkıya bağlı kabuğunu kırmak isteyen ama ne acıdır ki diaspora içinde yitip giden cesaretsiz basiretsiz bir adamdır. alkolik karikaturist, asiri milliyetci filmlerin gayri milliyetci yonetmeni, yeteneksiz sair tam da bu noktada söz ettiğim konun açık örnekleridir. hepsi bir şeylerden yoksun, eksik, silik başarısız tiplerdir. ama kadınlar; armanuş kitap kurdu zeki ve bu özellikleri yüzünden erkeklerle ilişkilerinde başarısız bir genç kadın ama bu başarısızlık yalnızca okuyucunun gözündedir. armanus cakmakciyan bu halinden gayet memnun hatta kişisel bağımsızlığına ve köklerini bulmaya hiç bilmediği ülkelere gidecek kadar cesur ve kendini gerçekleştirmiş biridir. mustafa ise aynı şehirde silinip giden bir silüet gibi iğreti durur kitapta armanuşun aksine. asya kazanci nihilist manifesto oluşturan ve hayat üzerine akranlarından fazla söyleyecek sözü olan hayatı irdeleyen ve yaşından beklenmeyecek derecede olgun ve bir feylosof tadındadır. zeliha kazancı


    --spoiler--
    abisinin tecavüzüne uğramasına rağmen
    --spoiler--



    hayata karşı direnen güçlü ayakları yere sağlam basan kendi duygularından ve düşüncelerinden asla taviz vermeyen, kimseye papuç bırakmayan, azimli azimli olduğu kadar isyankar, hiçbir şeyi sorgulamadan kabul etmeyen bir kadın. kitaptaki diğer kadınlarda hemen hemen bu çizgiye yakın gitmektedir. mesela rose

    --spoiler--
    mustafa ile evlenmiştir inat uğruna
    --spoiler--



    şişman olmasına rağmen kendini olduğu gibi kabul edebilme erdemine sahiptir. kocası barsam cakmakciyan ise yeniden evlenemeyecek kadar kendine güvensiz bir adamdır. kitaptaki dominant kadın karakterlerin hemen hepsi güçlü kadınlardır. elif şafak ezilen kadının(fiziksel güçle tabi ki) trajedisinden dem vurmuş ve feminist tiradlarla bezemiştir bu kitabını. evet bu açıdan başarılıdır. uzun uzun giriştiği karakter tahlileri ve bitmeyen ruh betimlemelerini ne yazık ki kitabın sonuna saklayamıştır. asya kazancı nın babasının kim olduğunu öğrendiğinde içine düştüğü ruh hali bize hiç yansımamıştır. keza zeliha kazancı nın aynı durumdaki hissiyatı. armanuş çakmakciyan ın köklerine yaptığı yolculuk nasıl bir sonla bitmiştir muğlak kalmıştır. burda şu savunma mekanizması devreye girecektir; yazar bunu okuyucunun tahayyülüne bırakmıştır. halbuki okuyucunun tahayyülüne bırakılacak yegane konu türk-ermeni çatışmasıdır. bu kozmopolit toplumun nasıl olupta dinamitlendiğidir. okuyucunun bunu sorgulaması bunu araştırması beklenmeliydi. tüm olumsuzluklarına rağmen elif şafak ın bit palas tan sonra ivme kaybetmeye başladığı araf romanından sonra biraz kendini ve uslubunu toparlamış diyebiliriz. eski romanlarının tadı yine de yok
    16 ...
  8. 52.
  9. birbirinden habersiz iki kişi.. ve yine mükemmel betimlemeleriyle elif şafak. uzun süre en çok satanlar listesinde en üst sırada kalmayı başarmış en iyi kitaplarından biridir.
    1 ...
  10. 51.
  11. istiyoruz ki bize ters gelen, bizim için kabul edilmeyen şeyler yazılmasın çizilmesin. Hayır efendim bırakın yazarları kendi haline ermeni soykırımına inanmayan insanlar kitabı okuduktan sonra döndülermi bu inançlarından. Türklüktenmi vazgeçtiler elbette hayır. Elbetteki ters gelen görüşleride okumalı onlarında nasıl düşündüklerini bilmek gerek. Yoksa koyun gibi aynı yazarı aynı kitapları okumamız gerekir bu bize ne katar ki?
    3 ...
  12. 50.
  13. eserin bir bütün gibi algılayamayan, sadece belli başlıklar üzerine yoğunlaşan* bünyelerin ısrarla saldırdığı ve saldırmaya devam edeceği roman.
    3 ...
  14. 49.
  15. kitabın beyne değil, bilinçaltına hitap eden yönü ele alındığında çok tehlikeli olarak tasvir edilebilecek yapıt. tamamen türklükten utandırma psikolojisini aşılamak için yazılmış veya yazdırılmıştır. türk karakterler manyak, sorunlu, namussuz, fahişe ve hatta kızkardeşine tecavüz eden yaratıklar olarak sunulurken, ermenilere yönelik en ufak bir eleştiriden bile kaçınılmıştır. bi de bu yönden düşünün bakalım.
    9 ...
  16. 48.
  17. okurken hafif orhan pamuk tadı aldığım elif şafak kitabı.

    mahrem ve araf da olmamıştı ama, özellikle elif şafak ın med cezir yazılarını ve orhan pamuk un öteki renkler adlı eserleri okuyunca, ikisi arasında bir benzerlik olduğunu farkettim. nasıl orhan pamuk ilk kitaplarında özellikle cevdet bey ve oğullarında oğuz atay tadı verir gibiyse, elif şafak da bu kitabında orhan pamuk tadı verir gibi. benim adım kırmızı tadı aldım en çok bu kitapta. zaten uslubunu ve olayların akışını bu kitaba benzetmiş gibi sayın şafak.

    her kitapta olsuğu gibi bu kitapta da kendime yakın bir karakter buldum. mustafa kazancıyı nedense kendime benzettim. biraz da feride kazancı nın konuşurken göze bakamama huyunu en çok da zeliha kazancı nın çekiciliğinde kendimde buldum.

    kitabın siyasal boyutuna inmek istemem. inmesi bana düşmez zaten.
    8 ...
  18. 47.
  19. geçmişte takılıp kalan bir aile ile gecmişini unutmak için çabalayan baska bir ailenin derinliklerde saklı bağlarını anlatan ,sözde ermeni soykırımını farklı bir anlayışla ele alan elif şafak romanı.
    2 ...
  20. 46.
  21. Kitabı politik bir gözle bakmadan sadece bir roman olarak değerlendirirsek kurgusunun sağlam olduğunu söyleyebiliriz.
    2 ...
  22. 45.
  23. 8 mart dünya kadınlar gününde piyasaya çıkmış olan kitaptır..*
    garip ama elbette ki ilgi çekici bir isim koymuş kitabına..yurdum insanının küfüre zaafı oldugunu biliyor tabi..
    1 ...
  24. 44.
  25. 43.
  26. 42.
  27. elif şafak yine yazmış diyorum.. güzel olmuş.. eline sağlık dediğim roman ismi.
    7 ...
  28. 41.
  29. hikaye olarak ele alındığında oldukça güzel ama tarafsızlığı tartışılabilecek bir roman.
    2 ...
  30. 40.
  31. içinde ermenileri soykırım konusunda destekleyip, türkleri yerdiği söylenerek olumsuz eleştiriler alan kitaptır. fakat olaya edebi yönden bakıp, siyaseti edebiyat dışında bırakmanın doğruluğunu anlayıp, eleştirmek gerekirse; oldukça başarılı bir anlatımı, kolayca anlaşılabilen fakat farklı üslubuyla okuyucuyu günlük kelime dağarcığının dışına çıkartır. aynı anda farklı mekanların paralel anlatımı olmasına rağmen başarılı bir bağ kurulmuş, kopukluk yaşanmamıştır. zaman atlamaları eski olayları unutturmamıştır. bunu sağlayanda analtımı güçlü olan yazardır. gereksiz ayrıntılar yoktur: örn: asya doğduktan sonra, büyüme dönemi anlatılmayarak okuyucu sıkılmaktan kurtarılmıştır...
    bir diğer olumsuz eleştiriyi haketmeyen yönü ermenilerin, türkler hakkında olumsuz konuşmalarıdır. siyaseti yine bir kenara bırakıp bakarsak; bir kitapta ermeniler anlatılıyorsa onların diliyle anlatmak gerçekçiliktir bir ermeni anlatılıyorsa onun düşüncelerini değiştirmeden anlatmak gerekir. eğer yazar; ermeni kişiyi "sözde" ermeni soykırımınaa inanıyor diye anlatıyorsa o karaktere "türkler böyle bir şey yapmamıştır" dedirttiremez. işte bu romanın gerçekçiliğini yok eder yapay bir hal alır. sinemadan örnek vermek gerekirse; cüneyt arkın 10 düşmanın ortasına yerden 10 metre zıplayıp atladığında "saçma, yapay" diyorsak romanlar içinde bu geçerdir. unutmamalıdır ki yazılan sadece bir romandır, hayal ürünü; olmayan saçma düşünceler.
    elif şafak: "hayal gücümün geniş olduğunu söylerler, "saçmalıyorsun !" demenin şimdiye kadar icat edilmiş en ince yoludur bu." *
    3 ...
  32. 39.
  33. saldırıları hak etmeyen elif şafak romanı. gayet başarılı ve sürükleyici bir eser.

    sanıldığı gibi diaspora'yı değil, türkiyeli olmuş ermenileri savunan bir kitaptır. her türlü şovenistliğe karşıdır.

    kurgusu da, üslubu da çok orijinaldir.
    5 ...
  34. 38.
  35. nihilist manifestoyu içinde barındıran, elif şafağın masalsı romanlarının dışında hayatı, kaderi ve tarihi sorgulayan,her safak romanında olduğu gibi kelimeleri ile beni benden alan harika bir roman...
    2 ...
  36. 37.
  37. (bkz: orhan pamuk)

    not: yazılan isim alakasız görülerek silinmiştir lakin silen aydın modumuz nasıl bir ilişki kuramamıştır anlamış değilim. imdiii elif şafak'ı kısaca analiz ve girimizi izah edelim;
    yazarımız orhan pamuk cizgisinden zerrece farksız olarak önce kısa bir sürede popüler ve iyi bir yazar nitelendirmesine mazhar olmuş, ardından dilediği takdiri kazandıktan sonra yine orhan pamuk misali sansasyonel ve türklerin aleyhinde, yine orhan pamuk gibi düşünce özgürlüğü üzerine oynamıştır son kozunu. iyi yada kötü olarak nitelendirmeksizin her takip eden okurun da anlayacağı gibi yazınsal hayatları bir birine eşdeğer olarak sürdürülmüştür şimdiye dek. tek fark orhan pamuk'un bir adım önde gitmesidir. bekleyelim ve görelim elif hanımın gidişi ne kadar sürecektir?
    2 ...
  38. 36.
  39. kapak resmi, baktıkça aklıma türlü türlü şeyleri getiren kitap.*
    3 ...
  40. 35.
  41. 34.
  42. henüz okumadığım ve fakat zaten okumayanların üzerine kıyametler kopardığı kitap.
    (bkz: elif safak)
    2 ...
  43. 33.
  44. akıcı ve merak uyandıran, içinde hayata dair anlamlı cümleler bulunduran bir kitap.
    3 ...
  45. 32.
  46. elif şafak ın bir çok romanında da olduğu gibi yer yer büyülü gerçeklik anlatım tarzından etkilenerek yazmış olduğu, yayınlandığında türklüğe hakaret sebebiyle yazarı hakkında suç duyurusu yapılan kitabı. büyülü gerçeklik demişken, kitapta varlığından söz edilen 2 cin vardır. biri sakin ve söz dinleyen şekerşerbet hanım diğeri ise hırçın ve kibirli ağulu bey. ermeni diaspora sının türklere bakışını ve türk insanının geçmiş olayları hatırlamamak üzere bir nevi tarihin derinliklerine gömüşünü belki de ilgisizliğini hiç bir vurgu ya da suçlama yapmadan gayet doğal bir akışta anlatıyor. belgelere dayalı olmasa da yaşanmışlıkların duygusal etkilerini veyahut diaspora da yaşayanların nasıl bir öğretiyle yetiştikleri hakkında birazcık fikir sahibi olabilmek için okunması gereken bir kitap.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük