film güzeldir lakin o kitabın filmi bu değil sanırım o yüzden rahmetli metin kaçan' ın bu filmden nefret ettiği söylenir.
kitaptan bağımsız olarak düşündüğümüzde müzikleriyle, yaratılan atmosferle ve oyunculuklarıyla çok başarılıdır, ama ben genel kanının aksine ben okan bayülgen' in bitirim olduktan sonraki halini pek tutmadım. belki yüzüne ekranlardan fazla aşina olduğumuzdan dolayı, belki de kitaptaki salih' in daha oturaklı bir karakter olmasından dolayı okan bayülgen bana bitirirm biri gibi değil de bitirirm birini taklit eden biri gibi geldi.
kitaba gelirsek; bir günde okunacak kadar akıcı, sade ama bir o kadar da kendine özgü bir dili olan hoş bir kitaptı.
hayatımda izlediğim en mükemmel filmlerden biridir. Oyuncu kadrosu çok sağlam olmakla birlikte herkesin hayatında en az bir kere izlemesi gerektiğini düşündüğüm filmdir.
savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye zamanki sana hasta oldu incelikli haytasın,raks ederken mahallenin eyvallahı maşallahı güzelleş be oğlum ölene kadar hayattasın
savrulurken raconun kırmızı pelerını o zarıf ofkeye,
zaman kı sana hasta oldu; ıncelıklı haytasın.
nuksederken raksına mahallenın maasallahı eyvallahı,
guzelles be oglum ! sımdılık olumune kadar hayattasın
Bir çift kanattınız hüznün rüzgarlarında
Dağılıp gitti melekleriniz beyazın öte dağlarında.
Ağlasın ardınızdan bir ağızdan bütün dehşetiyle kolera
Sen harbi hayalet Sağlam gariban
Ruhuna El-Fatiha. (bkz: tıbı)
replikleri neşeli bir doğum günü kutlaması için kullanılabilen film:
"savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye,
zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın,
raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı,
güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın.
3 gündür etkisinden çıkamadığım filmdir. ağla sevdam ve bir vurgun bu sevda gibi filme cuk oturmuş muhteşem soundtrackleri vardır. bu şarkılar filmin verdiği yumruk yemiş gibi olma hissini iki katına çıkarır.
ayrıca, 40 yıl düşünsem okan bayülgeni çekici bulacağım aklıma gelmezdi.
okan bayulgen ve müjde ar'ın oyunculuğu için izlenesi film.
konu olarak türk filmi klişelerinden sıyrılamamış olsa da zeki demirkubuz'un masumiyet filmindekine benzer bir temanın etrafında döndürülmüş olaylar. yine bir erkeğin bir "hayat kadını" için mahvettiği hayatı, homoseksüellik, kabadayılık, hak ve hukuk kavramlarına fazlaca değinilmiş.
çekim ve kamera açıları olarak 97 yılı için iyi bir film olduğunu düşünüyorum lakin yine aynı yıllarda çekilen nur bilge ceylan filmlerinin ötesinden bile geçemez o aşikar belki de sanat filmi sevdiğim için böylesine torpil geçiyorum nbc'ye ama tabii bu filmi de kendi akranlarına göre (95-98 sineması) değerlendirince iki gömlek yukarıda.
edebiyat daha etkileyici kullanılabilirdi diye düşünüyorum.
1996 yapımı bir Türk filmidir. Dram türündeki filmin yönetmeni Mustafa Altıoklar, görüntü yönetmeni de Ertunç Şenkay'dır. Başrollerde Okan Bayülgen, Müjde Ar, Mustafa Uğurlu, Savaş Dinçel, Küçük iskender ve Burak Sergen oynamıştır.
hacım olarak ıncecık bır kıtabı beyaz perdeye muhtesem aktarımıdır aynı zamanda.okan bayulgenın oyunuculuk olarak en basarılı performansıdır.her uyarlanma dızı gıbı korkunc olmustur.zaten tam olarak uyarlanma degıl kıtabın kagı yerden devamı gıbı yapılmaya calısılmıstır.tuttu mu tutmadı mı devam edıyor mu bılmıyorum.