azil

    5.
  1. kinyas ve kayra gibi bir başyapıttan sonra, hep aynı tadda bir kitap beklentisi içinde olan okurlarını; piç , zargana gibi sert söylemi elden bırakmayan kitaplarıyla bir nebze olsa da tatmin etmeyi başaran günday ; malafa ' da ise tamamen farklı bir alana kaymış, ama yine de kendi dilini ve karanlık üslubunu, kara mizahla da süsleyerek , farkını korumuştur. azil' de ise daha önce hiç uğramadığı olağanüstü alemlere de akıyor ama ne akış; adeta cinleri, perileri kıskandıracak kadar sert psişik karakter asil ile bizleri yine bambaşka bir dünyaya götürüyor. ve en kötüsü hep yaptığı gibi; bizi götürdüğü yerde bırakıp, kendisi antalya ve taksim barlarına dalıyor adi herif ..
    10 ...
  2. 31.
  3. "sonunda tanrı sıkıntıdan patlamıştır. buna da big bang denir."
    (bkz: hakan günday)
    4 ...
  4. 21.
  5. düşünceler, duyguların çekim alanlarına girince bükülürler.
    *
    3 ...
  6. 25.
  7. bilkent tiyatro kulübünün oyunlaştırarak sahnelediği kitap.
    2 ...
  8. 71.
  9. Çünkü yarattığım kara delik durmuyor. Her geçen gün daha da eskilmiş uyanıyorum.
    2 ...
  10. 24.
  11. arapça da ayırmak ve uzaklaştırmak anlamına gelen söz.
    2 ...
  12. 17.
  13. güzeL ama muhteşem değiL..

    kitabın muhteşem oLmamasının nedeni -benim şahsi fikrim- kitabın sonunun iyi bir şekiLde bitiriLmemesi.. kitabın gidişatı, kitabın sonunu okurLara tahmin ettiriyor.. günday'ın daha önce yazdığı kitapLarın bitişLeri güzeL iken, insanı tahmin etme oLanağı vermez iken bu kitabın bu şekiLde bitmesi beni üzdü.. günday kitabı daha şaşaaLı bir şekiLde bitirseydi eğer "aziL" muhteşem bir kitap oLabiLirdi..

    neyse bu kadar kusur kadı kızında da oLur deyip kitap'a 10 üstünden 7.6 veriyoruz..
    2 ...
  14. 14.
  15. okurken olasılıksız isimli kitapla arasında ilişki kurduğum kitap. sonra baktım olasılıksız önce yazılmış. tabi ki bir çalıntı durumu falan söz konusu değil, iki kitabın da içeriği bilim dünyasınca bilinen teorilere değiniyor ama üstüste okuyunca insan bir garip oluyor işte.
    hakan günday yine döktürmüş.
    2 ...
  16. 4.
  17. azil ismindeki romandır;

    --spoiler--
    Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor.
    Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor.
    insanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor.
    Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor.

    Bireyin yalnızlığı, toplum dışına çıkmasıyla sonuçlanıyor.
    Toplum dışına itilen (ya da bunu kendi tercih eden) birey, kendi doğrularını yaratıp onlarla yaşamaya başlıyor.
    Zamanla toplum ile birey arasında genişleyen ahlak farkı, ikisinin de hastalanmasının temel nedeni oluveriyor.

    Hakan Günday ; Azil "de içinde yaşadığımız toplumsal yapıya yönelen eleştirisini, modern insanın ;hiç;leşme sorunsalını, gerçek, hayal, kâbus arasındaki geçişler ile zaman ve mekân geçişlerini, yer yer sertleşen ifadelerle öyle ustalıkla aktarıyor ki, okuyucuyu adeta tokatlıyor
    --spoiler--
    4 ...
  18. 3.
  19. --spoiler--
    içinizdeki derin uçuruma; düşünme fark etme ve görme uçurumuna düşmek için bir fırsat. ayaküstü düşebilirseniz ne ala! aksi taktirde hakan günday ın bir sonraki romanını bekleyeceksiniz....
    --spoiler--

    yine hayatlar degiştirecek bir hakan gündaykitabıdır.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük