ermeni olduğu zannedilen ama ermeni olmayan tiyatro sanatçımız. hayatını biraz araştırsanız göreceksiniz.
--spoiler--
Ayşen Gruda, 30 Kasım 1945 tarihinde Erman Ailesi’nin ortanca kızı olarak istanbul, Yeşilköy’de Osmanlı zamanında karargâh olarak kullanılan bir köşkte doğdu. Babası kara tren makinistiydi. Komedi yeteneği, çocuk yaşta Yeşilköy’deki evlerinde Ermeni komşularının taklidini yaparkenailesi tarafından keşfedildi
--spoiler--
'Yeşilköy'de Rum ve Ermeni çocuklarla büyüdüm. Bizim köşkün karşısındaki boş çayırda oynardım genellikle. Orada bir badem ağacı vardı. Sık sık hasta olduğum için annem hasır koltuğu ağacın altına koyar, oraya oturturdu. Evcilik oynar, dallarına çıkardım. Başarılı ve yaramaz bir öğrenciydim, avukat olmayı hayal ediyordum. ilkokul dörde geldiğimde çocuk kitaplarını bırakmış, klasikleri okumaya başlamıştım. Okul hayatımda hiç müsamereye çıkmadım.
Sıkılırdım, seyretmeyi tercih ederdim. iyi resim yaptığım için kostümlerini tasarladım, aralarına girip tavsiyelerde bulunduğum çok oldu. Ailece çok sinemaya giderdik. Dört beş-günde bir film değişirdi ve biz her filmi izlerdik. Annem, babamla bir gün iddiaya girdi, araçların yola çıkamadığı, trenlerin çalışmadığı karlı bir günde bile bizi sinemaya götürdü. Radyonun hayatımda değişmez bir yeri oldu ve anneannemin masalları hayal gücümü inanılmaz geliştirdi. Okuduğum Tef ve Akbaba dergilerinin komediyi seçmemde etkisi oldu''
gerzek kelimesini ilk olarak ayşen gruda kullanıp tdk ya sokan kişidir. evet.
50 den fazla filmde rol almıştır.
gerçekte avukat olmak istiyordur ama babasıın ölmesi, geçim sıkıntısı ve hızlıca para kazanması gerektiği için oyunculuğa yönelmiştir.
domates güzeli seçilmiştir.
yeşilçamın asıl piyasasına sokan kişi adile naşittir.
kızı elvan gruda, annesinin bir yıldır pankreas kanseriyle mücadele ettiğini ve 4. evreye ulaştığını, karaciğere de yayıldığını belirtmiş.
ameliyat da olmayan gruda, bunu onca zamandır medyadan gizlemeyi başarmış ve susmuş.
yakın zamanlı reklamlarda da canlı ve normal görünüyordu halbuki.
74 yaşındaki bir insan için “çok bile yaşamıştı” diyecek amiplerle aynı sözlükte yazdığımızı anladık bugün de. Aynı şeyi ailesinden biri için düşünür mü bu arkadaş acaba merak ediyorum. Tanım: eski bir yeşilçam oyuncusu. Allah gecinden versin ama 2. Kez yoğun bakıma alınmış durumu kritikmiş acil şifalar diliyorum.
Ulan unutulduk biz deyip iktidara yalaklanan güruha dahil olmadığı için, her şeye rağmen kolayı değil zor ve doğru olan yolu seçtiği ve üç beş dünyevi varlık uğruna fikirlerinden vazgeçmediği için takdir edilesi insandır. Bir gün unutulsan bile tarih seni not edecektir ve zamanı geldiğinde tekrar hatırlanacaksın. Allah uzun ömür versin.
Ben şahsen ölüm ve yaşam konusunda hassasım ama tengır boldun kardeşini keşke daha kibar ve nazikçe uyarsaydın mesela şöyle diyebilirdin ' değerli büyüğüm o Rus bu Rus çocuğu bu hareketin iyi değil gel lütfen vaz geç ölümün şakası yok böyle derken ibretlik olarak seni kaybederiz hem ben hem sözlük üzülür' böyle uyarı olsa iyi olurdu.