gün itibariyle kanal gezerken ebru şallı'nın programında denk geldiğim 47 (yazıyla kırkyedi) yaşındaki insan.
kendisi 1981 (yazıyla bindokuzyüzseksenbir) yılında türkiye güzeli seçildiğinde sözlüğümüzün dünyalar kuran, akabinde yıkan, sonrasında tekrar kuran hırçın bünyeleri daha ana rahmine bile düşmemişti.
lakin o, o kadar (değişik) güzeldi ki zamana çivilenerek bir çocuğun aşkını onyıllar ötesine taşımayı başarabilmişti.
mütevazılığı, hayvanseverliği, domestikliği.. yani komple hanımefendiliği ile yıllar sonra yeniden aşık etmişti-r kendine. bu kadar da... olmasaydı keşke...*
ha gülüşünü sona bıraktım; ki çok sona bıraktım, yazmamak üzere "güneş gibi" diye başlayıp kendi içimde bitireceğim, evet..
1981 yılında Türkiye güzeli seçildi. Aynı yıl Miss World dünya güzellik yarışmasında ülkemizi temsil etti. Kısa bir süre mankenlik yaptıktan sonra, 1983 yılında "Küçük Ağa" televizyon dizisi ile birlikte oyunculuk yaşamına başladı.
Eski Türkiye güzellerinden, sinema ve dizi oyuncusudur. Reşat Nuri Güntekin'in "çalıkuşu" romanından uyarlanan o ünlü dizide Feride rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Oyunculuğunun yanında kalemle çizilmişçesine güzel yüzü özellikle bir dönemin güzellik sembolü haline gelmesini sağladı. 1989 yılında Kerime Nadir'in "samanyolu" romanından uyarlanan dizide "zülal" rolüyle bir kez daha kitlelerin karşısına geçmiştir. Burada da etkileyici bir oyunculuk sergilemiştir. Türkiye'nin özellikle seksenli yıllarda genç ve çocuk olanların unutamayacağı kadındır.
her rolünde sanki hep aynı karakteri oynuyormuş gibi o aynı, o hüzünlü bakışlara sahip, dudak kalemi kullanması hayat boyu yasaklanması gereken oyuncu.
1981 yilinda guzellik kralicesi secildikten sonra mankenlik ve Küçük Ağa dizisiyle de oyunculuga basladi. esas ununu calikusu dizinde feride rolu ile sagladi.