tüm albümlerini özümsemiş biri olarak diyebilirim ki, gerçekten kaliteli bir müzik anlayışına sahip, emekten kaçınmamış efsanevi isveç metal grubu. ilk albümlerini* her yiğidin yapacağı türden değildir, cidden yetenekli olmak gerekiyor, işte burada da atg farkı çıkıyor ortaya, zaten bu adamlar bu yeteneklerinden hak ettikleri yerdeler. ama ikinci albümleri* ilk albüme nazaran biraz arka planda kalmış gibi geliyor, yani bir geçiş dönemi diyeyim. üçüncü albümleri ise*Slaughter of the Soul gibi melodic death metal'in dönüm noktası olacak bir albümün habercisi niteliğindedir. ve böyle bir yükselme dönemi yaşarken grubu feshetme kararı alıp dağılmışlardır. 12 yıl sonra 2008'de wacken'de konser için toplanmış olup hâlâ da konser veriyorlar. ama gel gör ki türkiye'ye gelmemekte ısrar ediyorlar, hindistan'a giderlerken!
benim için çok önemli bir grup, kuşkusuz müzik icra edersem etkileri olacaktır. her elemanını ayrı seviyorum, keşke isveç'te yaşasaydım deme sebebim. kanımca biraz dinleyin kanınız ısınacaktır ve "farkında olmadan" bir bakmışsınız hayranları bile oluvermişsiniz...
"we are blind to the world within us; waiting to be born..."
melodic death metalin kurucusu yaratıcısı hayvan grup. the flames of the end dvd si kesinlikle izlenilmesi gerekir. bu kadarda mütevazi olunmazki arkadaş.
dünyadaki en muhteşem müzik türlerinden isveç melodik death metalinin kurucusu olan grup. zirvede bırakmanın en güzel örneğini slaughter of the soul gibi bir albümden sonra dağılarak göstermişlerdir.
yeni başlayanlar için:
(bkz: Blinded By Fear)
(bkz: cold)
(bkz: slaughter of the soul)
(bkz: suicide nation)
(bkz: World of Lies)
27 mart 2009 tarihinde ruhu istanbul'a ugramış efsane topluluk. gardens of grief demosu da dahil olmak üzere terminal spirit disease albümlerine kadar daha teknik bir tarzı benimsemişlerdir. fakat onları tam manasıyla efsane yapan albümleri slaughter of the soul olmuştur.
slayerın captor of sin parçasını çok deli coverlamış gruptur.en iyi albümleri slaughter of soul olmakla birlikte vokalde bulunan tomas lindberg in sesi harikadır.
1995 yılında dagılmış, isveç'ten cıkmıs ve swedish death metalin yaratıcısı olmuş, dark tranquillity, in flames gibi swedish death metali yasatan grupların öncüsü olmus, wacken open air 2008 basta olmak üzere birkac festivalde konser vermek için tekrar bir araya gelmiş death metal grubu.
2008 yılı yaz mevsimindeki festivallere katılmak için tekrar birleşen grup. iskandinav ülkelerindeki melodik death metalin babaları.*at the gates olmasaydı in flames, arch enemy olmazdı. davulcularının* soyadıyla arch enemy davulcusunun* soyadı bağdaşıyor. kardeşler sanırsam. ayrıca offical web sayfaları http://www.atthegates.se/
ozellikle terminal spirit disease ve slaughter of the soul albumleriyle cigir acmi$, a$mi$ melodic death grubudur. yakla$ik olarak 1996 yilinda dagilmi$lardir. grubun diger elemanlari the haunted diye ba$ka bir tarza sahip farkli bir grup kurmu$tur ancak bu grup cok fazla ses getirmemi$tir.
genel olarak muzik piyasasinin isvec'e yonelik yatirimlarini artirmasinda onemli bir payi olan at the gates, mutevazi bir grup olarak ar$ivlerimizde yer alir.
slaughter of the soul albümünün giriş parçasının bazı rifflerinin in flames tarafından kullanılmış olduğuna şahit olunmuştur. bu derece atadır bu adamlar.
yaptıkları müziğin kalitesinden kendilerine tapınsam mı; metal aleminin populizm safsatasına dalmasına neden olan isveç melodilerini extreme müzik içerisine yaydıkları için kendilerinden nefret mi etsem? bilemedim...