herkese bir kez daha haddini bildirmiş. dünyanın en güzel şehridir, memleketimdir, vatandır, kalp huzurudur, gün batımıdır.
işallah ankaraya gönderilen yazılı dosyalara imzalar attırılabilir.
başbakan tayyip erdoğan tarafından demokratik hakkı hakaret görmüş, zedelenmiş şehirdir. hatta gece kabusum oldu o derece tırstım. yatırım yaptık karşılık göremedik ne demek? nedir bu demokrasi demokrasi diye bağıranların, peh nankörler ama siz bundan sonra görürsünüz demesi?
ayrıca, mustafa akaydın'da rektör olduğu zamanlarda, öğrenciler yönetmelik değişikliğinde ki aksaklıkları protesto etmek için toplandığında çevik kuvveti çağırdığı günleri de biliyoruz, protestocular hakkında dava açtığı günleri de biliyoruz.
seçtik, seçtim, ellerimle chp nin yuvarlağına tercih dedim ama beceremezse de geldiği gibi aynen geri gider. menderes türel de gider, akaydın'da gider. başbakan değil, kralı gelse de bana "beni seçmediniz ama siz görürsünüz" diyemez.
hadi canım, şimdi sen git.. cumhurbaşkanın gelsin.
herkes bi yerini bilsin canım. hükümet toplum için vardır, toplum hükümetin değil, hükümet toplumun kıçını öpmek zorundadır. demokrasi budur, tersini görmeye o kadar alışmışız ki, eblek eblek bakınıyoruz. ukrayna'da milletvekillerinin 1000 - 1700 usd arasında değişen maaşlarının, ekonomik kriz nedeniyle yarıya indiğini biliyor muydunuz?
öğrenmiş oldunuz.
"hizmet ettik" diyor zat-ı muhterem, il genel meclisi seçimlerinde kaybetmen çok normal çünkü antalya ilçeleri tarım ilçeleridir. gübre, mazot, zirai ilaç fiyatları hayati yani burada antalya çiftçisi affeder mi? affetmez.
28 kere geldim açılış için diyorsun, babam bir köyün yol açılışı için o köye sinevizyon falan kurmuştu hani var ya öyle bir teknoloji, "şu anda bilmem neyin de açılışını yapıyorum" diyor interaktif açılış oluyor, babam dedi ki, "o köyde yaşayanları alsan antalya'ya yerleştirsen her aileye de ayda 1000 lira aylık bağlasan devlet vallahi daha karlı, öylesine devasa bir yol çok gereksiz orası için" yani ihtiyaca göre değil, antalya halkıyla ortaklaşa değil, onların onayını alarak değil, kafanıza göre takıldınız. bir kavşağın adı durmadan değişir, 3 kere açılışı yapılır mı arkadaş? işte biz bunu gördük. "raylı sistem yaptık" yaptık dedi zat-ı muhterem, antray'ın güzergah kullanılışı, güzergahın bazı bölümlerinin 1 seneye yakın kapalı kalması bölge esnafının iflas etmesi hele ki, bu kriz ortamında o esnaf affeder mi? üstelik antalya'ya fayda sağlamayacak bir yatırımdır antray. "kavşaklar yaptık" diyorsun, o kavşaklarda 19 kişi hayatını kaybetti. o kavşaklar o kadar gelişigüzel yapıldı ki, ulaşım master planı olmadan yapıldığı için şimdi yeni yeni sorunlar çıkarıyor. 4 tane köprülü kavşağın olduğu güzergahın tam göbeğine ışıklı kavşak koyarsan ve o kavşakta her gün en az 10 hasarlı kaza olursa ne olur?
sonuç olarak antalya genelinde çiftçi tokadı attı, büyükşehir belediyesi mevzusunda ise menderes türel'in "ben yaptım oldu" zihniyetiyle, hiçkimse ile görüş alış verişi yapmadan faydasız yatırımlar yaptığı gibi bir yerlere rant aktarımında bulunmasını göz göre göre affeder mi antalya?
yatırım yaptık diyor, antalya'ya 5 koyduysan, 15 götürdün yalan mı?
bu şehir antalya'ya devasa bir toptancı hali, türkiye'nin en kullanışlı şehirlerarası otogarını yapan hasan subaşı'yı gömdü 2 dönem önce. neden? "adam yiyor ama çalışıyor" mantığını kabullenemediği için. "neden yesin arkadaş? çalışsın" dedi. bekir kumbul seçildi, yemedi ama pek çalışmadı da. size güvendi, siz yapıyordunuz ama yaptığınızdan fazla bir yerlere rant aktarıyordunuz, sağlam yiyordunuz antalya da "one minute" dedi.
bizde hem yiyene, hem çalışana oy çıkmaz aga. yemeyeceksin! bu şehrin rantını bir takım partililere aktarmayacaksın.
antalya büyükşehir belediyesi'nin bugün bilinen 800 milyon lira borcu var, yatırım yapmışlarmışmış, ben soruyorum arkadaş o zaman, menderes türel diyor ki, 1 milyar liralık yatırım yaptık. koskoca belediye'nin 5 yıl boyunca 200 milyon parası mı olmuş yıl başına 40 milyon! o kadar gelir nereye gitti? üstelik bütçe dışı borçlanma yetkilerini saymıyorum bile, aktarılan ve belediyenin kazanması gerekirken bir yerlere kazandırılan rantlar var bunları saymıyorum bile... yatırım yapmışlarmış...
mehmet ali şahin tehdit ettiğinde birkaç lif kalmış ipinizi kestiniz zaten.
kendisinden yaklaşık 400 km uzakta yine chp nin kazandığı bir ilde * gözlerimi doldurmayı başarmış, ankartçı menderes e, akaydın hoca yı o üniversiteye atamamış zihniyete cevabını tokat gibi vermiş memleketim. 5 yıllık azaptan sonra eski kimliğini üzerine giyip "bu ülkenin tek umudu izmir değildir" demesini bilmiştir. hem içinde yaşayanların, hem de benim gibi gurbette piyazını özleyenlerin göğsünü kabartmıştır. helal olsun!
akp ye sağlam tokat atan şehrimdir.. bu şamarın sebepleri şunlardır..
1-hafif raylı sisteme çok güveniyordu tayyip (türel in adını anmaya gerek yoktur, çünkü belediyede türel sadece vitrindir, bütün kadrolar bizzat tayyip tarafından istanbul belediyesinden getirilmiştir..) oysa raylı sistem, mevcut çift şeritli yolları teke indirerek, kentte ilk kez bu boyutta trafik problemi yaratmıştır. hafta içi bile altınkum mahallesinden laraya, motosikletle gidebilmek adeta işkencedir. akp nin saçma raylı siştemi, mevcut yolların yanına değil de, yolları daraltmak pahasına yapıldığı için başarısızdır..
2-antkart uygulamasında, türel in eşinin de bu uygulamayı yürüten şirkette hissedar olması, yolsuzluk durumunu ortaya sermiştir. zaten yeni dönemde türel hakkınad bir çok dava açılacağı kesindir.
3- m. ali şahin in tehditvari konuşması ters etki yaratmıştır
4- tayyip antalya da sevilmiyordur. genel siyasetteki dangur dungur davranışları, iticiliğ, ben kralım havaları, kentte ters etki yaratmıştır
5- akaydın ın rektör atamalarında, abdullah gül tarafından uğradığı mağduriyet, oy getirmiştir.
6- akp nin ab rüzgarıyla birçok kıyı kentinden oy aldığı biliniyordu.. ab rüyasi bittikçe, islamcı motifli siyaseti arttıkça, antalya, izmir gibi şehirlerde kazanabilmesi çok zordur..
7- raylı sistemden dolayı esnaf mağdur olmuştur, özellikle çallı, şarampol, bankalar caddesinde çok dükkan kapanmıştır.. son ekonomik krizi de eklediğimizde sonuç kaçınılmazdır.
8- muratpaşa, konyaltı belediyelerinin başarılı olması, büyükşehir belediyesini de getirmiştir
babamin ahinin tuttugu sehirdir. bu rte'nin cani sikildikca antalyaya gelmesi ve her gelisinde babamin gorevli olmasi kafasini baya attirmisti. kolay mi yazin ortasinda takim elbiseyle tayyip'in arkasini kollamak. hem de antalyanin o sicaginda. eve her gelisinde sayip dokuyordu bunlara. bak kaybetti adamlar. babam korkulacak adam vesselam*.
antray adlı büyük(!) projesi gün itibari ile çalışmayan şehirdir.
lan seçim öncesi insanları doluşturup lunapark eğlencesi gibi gezdiriyordunuz bedavadan? haziran'a kadar bedava olacak diyordunuz, seçimi kaybedince neden durduruldu lan güzelim hafif raylı sistemimiz? halbuki biz çok sevmiş(!) çok alışmıştık() kendisine.
menderes abimiz seçim öncesi içine binip el falan sallıyordu insanlara. bu kadar mıydı aşkımız?
bari boş durmasın hat, sigorta hastanesinden, 100. yıl'a kadar şarampol'de trafik kilitlenmiş durumda, boş olan tramvay hattına araçların girmesine izin versinler.
birçok ibibik çıkmış tayyip amcasının ağzıyla konuşuyor "hizmete önem verilmiyor" antalya ne hizmet gördü? sen antalya rantından 15 alıyorsan antalya'ya da 5'ini veriyorsan neyin hizmeti? akp'li belediye meclis üyesi esat göyük batacak, minibüsleri değiştirme kararı al hiçbir ihale sürecinden geçirmeden esat amcanızdan 60.000 liralık araçları 80.000 liradan aldır. oh ne güzel bir partilimiz daha kurtarıldı. tüm türkiye'de kartlı ulaşım sistemlerini belediye iştiraki şirketler üstlenirken, antalya'da sen bunu şahıs şirketine ver milyonlarca liralık rant aktar. hafif raylı sistem inşaatını hiç gereği olmayan bir güzergaha üstelik bölge esnafını öldürecek şekilde yap, güzergahın geçtiği önemli ana arterlerin büyük kısmını daralt, kalan kısmını tamamen trafiğe kapat, o bölgede yüzlerce iş yeri kapansın, binlerce kişi işsiz kalsın sonra de ki, "biz hizmet getiriyoruz" antray hangi sivil toplum kuruluşuna soruldu? halka anket yapıldı mı? halkın konuya bakışı önemsendi mi? büyükşehir belediyesi'nin bütün kritik yöneticileri istanbul büyükşehir belediyesi ve ankara büyükşehir belediyesi'nden geldi, tayyip baba her yere yetişiyor maşallah.
seçim sonucuna menderes türel dahil hiçkimse şaşırmadı ancak tayyip amca çok şaşırdı. menderes türel plansızca antray hattını uygulamaya soktu, çünkü emir ankara'dan gelmişti! inşaat boyunca inşaat için kullanılan hiçbir malzeme antalya esnafından alınmadı! inşaatını yaptı, bitirdi ve sonra "şunun yüzünden seçim kaybedebiliriz" dedi, menderes türel başlığına videosunu koydum ben bu platformda yani akp'nin o çok başarılı bilinen adayı seçilemeyeceğini biliyordu! ulusal basında medyatik olduğu için antalya dışındakiler tayyip amcasının ağzıyla konuşuyorlar, bizim çektiğimiz çileyi bilmeden.
antalya büyükşehir belediyesi 5 yılda 1 milyar lira yatırım yapmış. borçsuz aldıkları belediyede bugün borç miktarı 800 milyon lira buna bütçe dışı borçlanma yetkileri ile alınan ve 15-20 yıl vadeli ödenmesi gereken borçlar dahil değil. birilerine peşkeş çekilircesine aktarılan rantlar dahil değil.
şimdi soruyorum, "eski" başkan göğsünü gere gere 5 yılda 1 milyar liralık yatırım yaptık belediye olarak dedi, arkadaş ben soruyorum, mevcut borç 800 milyonsa, antalya büyükşehir belediyesi kendi cebinden 200 milyon lira harcamış 5 yılda, yılda ortalama 40 milyon lira eder. büyükşehir belediyesi'nin o kadar geliri var, topladığı vergi var, harç var. antalya büyükşehir belediyesi için yılda ortalama 40 milyon lira komik miktardır. demek ki, yapılması gerekenden, olması gerekenden çok daha azı yapılmıştır antalya'ya, dahası büyük paralar bir yerlere aktarılmıştır.
petrol ofisi dolum tesisleri arazisi 20 milyon liraya satıldı, 4 tane kavşak yapıldı o parayla. sanki anasını satayım hazineden para geldi de bir şey yapıldı zannediyor televizyondan "başbakan antalya'da kavşak açılışına katıldı" haberini izleyerek. 3'er ay arayla aynı kavşağın açılışını 3 defa yapınca başbakan "başbakan antalya'da kavşak açılışına katıldı" haberini duyunca adam "vay be belediye ne kadar hızlı çalışıyor" diyor dışardaki adam.
antalya'nın arazilerini 15 liraya sat, antalya'ya 5 liralık yatırım yap üzerine bir de büyük miktarda borçlan sonra de ki, "hizmet yaptık" hadi len. antalya'ya kazancını harcayıp, bütçesini harcayıp üzerine 800 milyon lira borçlanacak düzeyde ne yapıldı? antalya'yı dubai yapmak için ithal edilen palmiyelerle donatmaktan başka ne yapıldı?
orospu gibi havasi var deyisini her sene bahar aylarinda tekrar tekrar dogrulamaktadir. bi' kere daha dogrulamistir bugun. essek gibi sicakta, sakir sakir yagmur yagdirmis, gunesi 3 dakka saklayip usutup, 15 dakka sonra cayir cayir yakmistir. kendisini bulana kadar cekicez artik bu cileyi.
içinde bulunduğumuz mevsim dolayısıyla sokaklarını portakal ve limon çiçeği kokusu kaplamış şehir. türkiye'nin tarihi ve doğal güzellikleri bakımından zengin şehirlerinden birtanesi.
Yazın yatılcak yerde klima yoksa tum geceyi haram edebilen şehir,memleketim.
ayrıca okadar para ve emek harcanan hafif raylı sistemin neden çalışmadıgını merak ettigim şehirdir aynı zamanda.
hayvanlar gibi göç alan eski cennet şehir.Ağzına sıçtılar şehrin karı var meme var diye,gelinip görülcek bir yanı kalmadı her yer arap her yer esmer oldu.Nerden geldiyseniz oraya dönün hayvan adamlar,ırkçıyım da faşistim de satanikim de,istemiyoruz lan antalyada böyle insan.
Havasınada insanınada güvenilmeyen, nem oranına bağla olarak mantar hastalığının çok yaygın olduğu, turizm nedeiyle kara paracıların gözbebeği, torbacıların kadın satıcılarının, travestilerin caddelerde cirit attığı ilginç bir memleket.
2010 dünya basketbol şampiyonası'ndaki yerini kayseri'ye kaptırmış olan şehir.
kaptırılma şekline girmek isterim.
büyükşehir belediye eski başkanı menderes türel efendi, mehmet özhaseki gibi raylı sistemi belli plan dahilinde, ihtiyaca göre yapayım gibi bir mantıkla değil, gereksiz bir güzergaha, gereksiz şekilde ve gereksiz bir acelecilikle yapmaya kalktı. menderes türel efendi antkart, düden parkı, minibüslerin değişimi, antray gibi rant aktarımları yaparken, mehmet özhaseki stad ve kapalı spor salonunu bitiriyordu. üstelik hi. borç yükü yaratmadan. menderes efendi ise giderken arkasında 1 milyar liranın üzerinde bir borç bırakıyordu.
menderes türel efendi seçime 6 ay kala antalya'nın göbeğine 60 katlı rezidans yapılması karşılığında yine antalya'nın göbeğine stad inşaatı ihalesini verdi bununla beraber spor salonu da yapılacaktı. spor salonuna eyvallah da, antalya'nın silüetini bozacak gökdelen ve şehrin göbeğinde trafik keşmekeşi yaratacak stad projesi alelacele verildi. tabi danıştay bu ihaleyi haklı gerekçelerle iptal etti. iptal etme kararı da seçimden sonra geldi.
yeni başkan mustafa akaydın ise belediyenin parasının olmadığını, ankara'dan ödenek gelmesi durumunda salonun yapılabileceğini belirtti. ben akaydın hoca'dan "hemşerim! antalya, ankara'dan zengin" sloganıyla oy istemesi, hükümetten gelecek paraya ihtiyacımız olmadığını gerçeklemesini bekliyordum ama yapamadı. e hocam nerede kaldı antalya'nın zenginliği? insan şu salonu izzet-i nefis uğruna yine yapar! dünya basketbol şampiyonası hocam bu, böylesine bir fırsat nasıl kaçırılır? tamam bu durumun asıl sorumlusu 10 ay önceye kadar yatıp, seçim öncesi aceleye getirip rant peşinde koşan menderes efendi ama bunu yapmalıydın hocam.
velhasıl, dünya basketbol şampiyonası'nın menderes türel efendi sayesinde ve mustafa akaydın'ın cila çekmesiyle kaybetmiş şehirdir.
menderes de orada burada konuşuyormuş, "biz olsak salonu bitirirdik" diye. danıştay kararlarına rağmen inşaatı durdurmazsan, mühürlemezsen, mahkeme kararına uymadan yaparsan bitirirsin menderes. antalya'nın göbeğinde rant aktarımı yaparsan bitirirsin tabi. mehmet özhaseki de belediye başkanı. aynı partidensiniz. lan adam stad da yaptı, salon da. raylı sistem de yapıyor. üstelik borç yok ortada. ağzını açtığında "ben hizmet ettiğim için eleştiriliyorum" dersin.
hadi oradan!
çakallık peşinde koşarak bir şeyler yapmaya kalkarsan "alıp da gaçan mı?" derler adama böyle.
bu ayıp türel'in akaydın'ın değil hepimizin ayıbıdır. yöneticiler kadar yönetilenlerde suçludur. yöneticileri biz seçiyoruz bizi yönetsinler diye yeri geliyor biz yönetici oluyoruz, olacağız. bir başka suçlu ise fiba'dır ki haketmeyen bir ülkeye bu organizasyonu verdi. biz bunu değil hiçbir şeyi haketmiyoruz.
gelelim ayrıntılara türel kendince bir yol bulmuş, arsa karşılığı bu tesisleri yaptıracak antalya'ya, eee gsgm denen kurum bunu yapmıyorsa ben bu şekilde yaparım demiş. projesini bile görmediğimiz bir tesis karşılığında inşaatı yaptırmaya onay vermiş. kimse kimseye bedava stad yapmayacağına göre mantıklı gözüküyor, fakat adamlar 65 katlı bina dikeceklermiş kardeşim oraya, suyunu kaçırmamak lazımdı heralde dediler. ha bence ona da tamam. sırf marjinal olmak adına bile muhalif olmayı seçen bir kesim tutturmuş bir siluet bir de rant yüklen yavrum yüklen. ben mimarım siluet nedir desen bi çırpıda cevap veremem, lan amma siluet meraklısı insanlarmışız. ayrıca emsal denen bir şey vardır. 65 değil 650 katlı olsun emsali geçmiyorsa bir yapı inşa etme hakkı vardır. bu kadar siluet meraklsısın madem git yeni yapılan ramada oteline karşı çık. konyaaltından bakınca at sikinde kelebek gibi duran bir yapı yapıldı şehirde kimseden gık çıkmadı. yoğunluk bakımından trafik bakımından şehrin merkezine ağır yükler getiriyor burası neden karşı çıkmıyorsun, hani marjinaldin sen, siluetti, ottu boktu çok biliyosun her şeyi. geçiniz beyler, hanımefendiler bunları. rant denilen şeye niye karşı çıkılır onu da anlamak mümkün değil rant öcü müdür ki? şehrin rant kazanmasında ne kötülük olabilirki rant olan yerde istihdam olacaktır, çark dönecektir.
tamam tüm bunlara rağmen her şey prosedür neyse öyle yapılsındır, fakat yok be kardeşim olmuyor, gsgm yapmıyor, devlet bakmıyor, ilgili federasyonlardan tık yok; şehrin ihtiyacı var.
topyekün suçlu olduğumuzu bir kez daha tekrar etmek istiyorum, bu işi a kişisine yükleyerek, b kişisine yükleyerek, x partisine yükleyerek, y partisine yükleyerek kendimizi için içinden sıyıramayız. biz sosyal bir devlet olamadık olamayız, her şeyi prosedürüne göre yapamayız, her şeyi kılıfına uydurarak yaparız.