bugün hayatını kaybetmiştir. dünyanın gelmiş geçmiş en güzel kadınlarından birisi olan danimarka doğumlu fransız vatandaşı sinema oyuncusu olan anna karina yönetmenlik ve senaryo yazarlığı da yapmıştır.
hos kız. ama oyunculuğunu sevemedim bir türlü. godardyan bir perspektifi mümkün kılan, bu kadının yönetmenin vazgeçilmezi olması da olabilir ama çoğu sekansta "kültürel olarak inşa olmuş olan kadınlık" semptomlarını fazlasıyla bünyesinde barındırıyor. gerçi olay da o olabilir. neyse, du' bakalım.
Bu anna kardeşimiz ne yapmak nereye varmak istemektedir?
O değil de başlığı anna karenina okuyup tıkladım geldim. Dedim bir iki kelam edeyim dramatizmin uçlarında gezinen bu romanın alttan alta verdiği mutlu birliktelik nasıl olur anlatısı hakkında ancak o anna bu anna değilmiş ve bu anna roman karakteri hiç değilmiş.
paris'e son gidişimde ingilizce sohbet etmeye çalıştığım saray güzeli. konuşurken yüzüne bakamadığımı fark ettim. zihnimden genç olsaydı, şimdi ben yaşlarda heralde o zaman parfümünün kokusunu duyumsamak yeterdi ölmem için.