zor iştir. kendisine yardım etmeyen yuce bir varlıgın olmadıgını bilmek her insana koyar.
insan dogası geregi yok olmayı kabullenemeyen bir canlıdır. allah ın var oldugunu dusunurken cennet-cehennem hayalleri sonsuz yasamı vaad ediyordu. simdi allah ın olmadıgı kabul edildigine gore nasıl sonsuza kadar nasıl ve ne sekilde yasayacagımız onemli bir konudur.
Allah ın olmadığını kabullenmeyi kolaya kaçmak olarak adlandırırlar ya ben bunun tam tersini düşünüyorum. asıl allah ın varlığını kabullenmek daha kolaydır. çünkü insan doğası gereği yok olup gitmeyi kabul edemez ve hep sığınacak birilerini ya da bir şeyleri arar etrafında. bu yüzden yüce bir yaratıcı olduğu gerçeğini kabul etmek daha kolay gelir insanlara. böylece bir amaç uğruna yaşamış olduklarını bilirler ve her yapılanın bir karşılığı olduğuna inanırlar. halbu ki inanmayanlar için ise tam tersidir. başları sıkıştığında dua edebilcekleri bir ilahları yoktur onların ya da öldükten sonra tekrar yaşayacaklarına inanmazlar ve ölümü bir yok oluş olarak görürler, yapılan hiçbir şeyin bir karşılığı olduğuna inanmazlar, neden ne amaçla yaşadıklarını bilmezler ve varlıklarını daha çok sorgularlar neden varım neden yaşıyorum amacım ne gibilerinden. bu yüzden allah ın olmadığını kabullenmek olduğunu kabullenmekten daha zordur. *
bu bir akıl mantık bilim fen işi değildir; palavra sıkmaya lüzum yoktur. allah kimin kalbinde varsa onun için vardır, kimin kalbinde yoksa da onun için yoktur.. bu kadar basit bir iş için bin dereden su getirmeye ne gerek var?
ekleme: kimin için allah varsa, her şey varlığına delildir; kimin için de yoksa her şey yokluğuna delil olabilir..
her taraf kanıt doluyken imkansızdır. iki dakika akıllı mantıklı düşünürsen, heryerde ve herşeyde kanıtlar vardır. asıl kabullenilemeyecek olan, varlığın ve yokluğun ne demek olduğunu çözememişken, allah'ın olup olmadığını tartışmaktır. birbiri etrafında dönen sayısız atom, sonsuz sayıda gezegenler, yıldızlar varken, kapanıp kalmışsın g.t kadar gezegene afedersin. allah'ı tartışıyorsun. "bi git çay koy gel" derler adama.
ama insan 5sn allahsız düşünmeyi becersin, tüm varoluş ile insanın varoluşu arasındaki anlamsız çelişkiyi görsün, gerisi de gelir. zaten, götün lazım olduğu yer tam da o çelişkiyi farkettikten hemen sonrası için.
cehalettir. yazıktır günahtır. acaba böyle insanların içlerinde Kuran'ı okuyup araştırıp ondan sonra kabullenmiş olan var mıdır diye merak uyandırmaktadır.
bunu kabullenmiş insanlar neden sınıf atlamış moduna girip kendilerini entelektüel olarak gösterirler anlaşılamamaktadır.
Sancılı oldu benim için. Gözlerimden birkaç damla yaş süzüldü.
Benimkisi öyle ateizm sitelerinde gezmekle, ya da türlerin kökeni falan okumakla olmadı. Allah her zaman yanımızdadır, Allah hep bizi korur.
Korumadı, yanımda olmadı. Ona en çok ihtiyacım olan anda. Şah damarımdan yakın olan şeyden, çıt çıkmadı. Yapayalnızdım. O an anladım, lakin kolay olmadı.
Sonra başladım araştırmaya, belki vardır. Ama yoktu. En azından 1400 yıldır yoktu. Belki tatile falan çıkmıştır.
inanç gerçekten bir ihtiyaç. Tanrı inancı olmalı. Allah veya başka bir şey. Suçu yıkabileceğin, hayırlısı olsun deyip unutabileceğin...
Ama tanrıyı hayatından çıkardığın an, yaptığın her şeyden sen sorumlusun. O yaramaz çocuğa daha fazla suç atamıyorsun. Ya da o yaramaz çocuktan bir şeyler dileyemiyorsun.
Eğer bir şey almak istiyorsan, onu gidip kendin almalısın.
Sokakta dilenen bi çocuk gördüğünde, içinden olsun cennette mutlu olacak, geçmiyor. Bu ne boktan bir hayat lan, geçiyor.
Bir yerlerde insanlar açlıktan ölürken, kadınlar tecavüze uğrarken, ya ben yardım edemiyorum ama tanrı onları koruyacak, geçmiyor.
Ama güzel yanları da var; mesela sıçarken, beni birinin izlemediğini bilmek hoşuma gidiyor.