yazarı filibeli ahmed hilmi olan eser. kitapta; kimi tasavvufçuların, filozofların, hukukçuların vs allah'ın nitelikleri hakkında yorumları ve ruhun var olup olmadığına ilişkin görüşleri bulunmaktadır.
kitabın bir başka ve önemli ayrıntısı ise, 1. dünya savaşı'nın o hırçın dönemlerinde* ata'nın* eline geçmiş olmasıdır. ata'nın üç günde bitirdiği bu kitap hakkında, "bu incelemelerde, bilim ve fenne dayananlar kabûl edilebilir" diye not düşmüş olması da daha ilginç bir ayrıntıdır...
bu kitap da göstermektedir ki ata'nın din ve tanrı hakkındaki fikirleri o dönem bir doğum içindeydi. ancak, binlerce bedenin ve psikolojinin harap olduğu savaş zamanlarında, cepheden cepheye koştuğu için din hakkındaki fikirlerini geliştirmeye imkân bulamaması gayet normâldir. zaten hepimiz bilmekteyiz ki kurtuluş savaşı'nın bitimi, daha geniş bir cephede süren çağdaşlaşma savaşını başlatmıştır... buna bağlı olarak ata'nın din hakkındaki fikrî gelişiminin, daha bol zaman bulabildiği cumhurbaşkanlığı dönemine rastladığını düşünmek hata değildir.
milyonlarca insanın çeşitli masallara kanması, o masallar uğruna ömrünü hiç etmesi nasıl mümkünse allah'ı inkar etmek de o derece mümkündür. lakin "inkar etmek" biraz mantıksız kaçıyor. "allahın varlığını reddetmek" diye düzeltmek daha doğru olur sanırım.
efendim şimdi -tam da entry'yi bitirecektim ama bir iki dipnot eklemek istedim- ben bir ateist olarak, bir camiye girdiğimde veya kuran okunurken falan, kendimi çok huzurlu hissediyorum. sırf ben değil, herkes böyle hisseder. bunun sebebi sanıldığı gibi "tanrının kudreti" değildir. bunun sebebi tamamen psikolojiktir. bir camiye girdiğinizde içinizin huzur dolmasının sebebi kendinizi güvende hissetmenizdir. bunun sebebi de caminin büyüklüğü, mimarisidir. ayrıca, inanan insanlar orada tanrı tarafından korunduklarını hissederler. işte bu olay, tıpkı küçük bir çocuğun, babasının varlığını hissederek kendini güvende hissetmesi gibidir. camide veya kilisede ben kendimi ufacık, savunmasız hissediyorum. o mimarinin görkemi bana huzur veriyor. inanan insanlar da orada kendilerini güvende hissederler. yani çocuğun babasının varlığından güç alması gibi bir şey, babasının var olduğunu düşünerek güç alması diyelim ya da. babası var olsa da olmasa da ona o güveni verir. işte bundandır ki inanan insanlar daha huzurludur. çünkü inanmayan insan bu evrende tek başına olduğunun farkındadır. 1000 metre boyunda dev bir insan olduğunuzu ve çevrenizde sizden güçlü hiçbir şeyin olmadığını hayal edin. huzurlu olur musunuz? hayır. çünkü huzur denen mükemmel duygunun makam arabasının şoförü güven duygusudur. yani seni koruyacak, senden güçlü bir olgunun varlığıdır bunun kaynağı. bundan dolayıdır ki insanlar yaşlandıkça dine yaklaşırlar. çünkü 70 yaşında bir insanın arkasına alacağı ne bir annesi vardır, ne de bir babası. o da bilinçsiz olarak ilahi güçten psikolojik destek alır. şimdi diyeceksiniz ki, bütün yakınlarını kaybetmiş insanların içinden ateist olan yok mudur? vardır tabi ki. hatta çok vardır. ama onların huzur denen duyguyu hissetmeleri çok zordur.
üşenmeden yazdıklarımı okuyan sevgili yazar arkadaşlarım, teşekkür ediyorum size.
cehennemi yaratan da allah olduğuna göre mümkündür. e peki kim gidecekti oraya? mümkün değil diyenler daha cennet cehennem kavramlarından bile bihaberdir. ama uludağ sözlük yazarı işte, ne beklersin.
şehbenderzade filibeli ahmet hilmi'nin başlığı ile bağlantısını kuramadığım kitabı. kitap allahın varlığının dellillerini sunmak ve ontolojik sorgulamalar yapmak yerine allahın nitelikleri hakkında yorum yapan tasavvufçular ve kimi filozofların yüzeysel düşünceleri ile doludur.
aslında olmayan bir şeyi inkar etmek komik olur. fakat bazılarına göre olmayan tanrı bazılarına göre var olunca; tanrının olmadığını söylemeyi, tanrının olduğunu söyleyenler "tanrıyı inkar etmek" olarak algılıyorlar. bu doğal bir durumdur. inanan ve inanmayan insanlar olduğu sürece, inanan insanlar için, inanmayan insan tanrıyı inkar etmiş olucaktır.
inkar ettiğini sananlar aslında adını değiştirirler...Herkes kabullenir Allah'ın varlığını ama Allah der ama yaratıcı güç der ama başka bir isim verir ama bence herkes kabullenir varlığını...
mümkündür, ama gariptir. öncelikle inkar kelimesi, birşeyi bildiği, inandığı, yaptığı halde aksi yönde konuşmak anlamına gelir. adam zaten inanmıyorsa bu düşüncesi, inkar etmek değildir. inanmamaktır.
önermede sızıntı ve zaman üslubu, saçmalığı sezilmektedir.
bu önermenin daha üsturuplusu ''tanrıyı inkar etmek'' olacaktır ki inkar sahibi özel olarak müslümanların inandığı allah'ı neden inkar etsin, bir garez mi var ki? sorusunu akıllardan silmek adına. inkarcı ''allahı inkar ediyorum gerçek tanrı zeustur'' diyorsa o ayrı tabi. ayrıca soru kime sorulmaktadır, inananlara mı allah'a mı? mümküniyetini belirleyecek olan kimdir? soruları da ayrı bir muamma konusudur. ayrıca mümküm müdür diye soran kişiye ispatlanması da allahın ispatlanmasından çok daha kolaydır. sokaktan geçen 2-3 genci topla vardır mutlaka ''allahı inkar ediyorum'' diyen aralarında. soru bana soruluyorsa şayet cevap veriyorum*; evet mümkündür, niyetlendiyseniz buyrun edin. bana göre sakıncası yok. kabul ediyorum.
yok demekle yok olmadığı gibi var demekle de varolmaz.
herkesin tanrısı kendisinin içindedir. bazılarında vardır, bazılarında yoktur. ne kadar kanıtlamaya çalışılırsa da varlığı, yokluğu kanıtlanamaz, sadece kişi kendi içinde yaşar.
Mümkündür. Insanlar özgürdür, beyinleri özgürdür ve bu dogrultuda olaylara özgür bir sekilde bakabilirler. Tanri'yi sorgulayabilirler, Tanri'yi inkar edebilirler, Tanri diye birsey yok diyebilirler, herseyin maddededen olustugunu söyleyebilirler. Sonucta herkes kendisinden sorumludur.
allah akıl vermiş idrak kabiliyeti vermiş seçimi sana bırakmış inkar edebilirsin tabii ki ama bir şeyi inkar etmek için geçerli gerekçelerin olacak maalesef teknik ve bilim bu kadar gelişmesine rağmen allah'ı inkar edenler bindeliklerle ifade ediliyorsa inkarcılar için durum vahim. inkarcılara bu kainatın nasıl var olduğunu açıkla diyeceksin apışıp kalacaklar.
allahın inkarı mümkün gibi görünsede asla mümkün değildir.insanın kendini kandırmasından başka birşey değildir.var olan birşeye yoktur demekle nasıl yok olmuyorsa allah yok demeklede yok olmuyor.