Demek istediğim, eğer erişmişlik, içtenlik, güvenlik, özgürlük, huzur diye tanımlıyorsak ev'i, ki ben öyle yapıyorum, benim evim onunla birlikte olduğum zaman parçasıydı, mekan değil. Mekan her yer olabilirdi. Bir otomobil, bir otel odası, bir ağacın altı, bir toplantı salonu. Gözlerine ulaşabildiğim an evimdeydim. Dördüncü boyut. Bizim evimiz dördüncü boyuttaydı.
-Ve sonra?
-Ve sonra... Ve sonra, o somuta indi, gözlerimin içine baka baka gitti, bir başkasıyla evlendi, Ay'ın arkasına geçti. Houston, Houston, beni duyuyor musun? Duymuyordu. End of communication !
"ünlü isimlerdir bunlar, çok ünlü! lakin, ünleri siyasi belagatlarından gelir, akademik liyakatlarından değil! lakin tabiat o kadar cömert değil, sabah mebus, öğleden sonra alim olunmuyor." (beyaz türkler küstüler)
miguel de unamuno, julien benda, jose ortega gasset, karl jaspers isimlerini zikreden münevver. kendisi kesinlikle bir aydın değildir, münevverdir. zira aydın, ışığını başkasından alır, münevver ise orijinal olandır, bir şeyler üretmesi kendinden menkuldür. aydın sadece öğretileni tekrar eder. münevver ise var olan şeyleri bir araya getirerek yeni bir şeyler oluşturur. alev alatlı, türkiye'nin yüz akıdır. siyasetle bir şeyin çözülemeyeceğinden, devletin kokuşmuşluğundan, bürokrasiden, ali ağaoğlu tarzı liberal paçozluktan uzun uzun bahseder. ortega gasseti anması bile takdire şayandır. bugün kaç tane üniversite öğrencisi üniversitenin misyonu diye bir kitabın varlığından haberdar acaba?
Entellektüel olmanin göstergesi cok konusmak, hatta cok yazmak da degildir. Özgün fikirlere sahip olmak ve bu fikirler icin tutarli olmaktir. Güncel tartismalarin disinda birseyler söyleyebilmektir. Günlük tartismalarla bogulan topluma nefes verebilmektir. Güclü ve egemen fikirlere karsi durabilmektir. Sahsen de tanisip tartistigim Alev Alatli'da böylesi özellikler yok. Cok okudugu bir gercek. Cok iyi de bir akademik birikimi var. Ama hepsi bu kadar. Soyut bir bati elestirisi ve yine soyut bir dogu hayranligi kimseyi fikir insani yapmaz. Ne öyle herseyine karsi cikabilecegimiz bir bati vardir ne de herseyine hayran olabilecegimiz bir dogu. BIr entellektüel bu tür tuzaklara düsmez. Böylesi genel dogrularin cok aldatici oldugunu bilir. Ama bir insan oprtunist olunca bunlari göremiyor yada görmek istemiyor. Alev Alatli bu bakimdan tam bir oportunisttir. Bu yüzdendir ki on yil önce yazdiklariyla celismektedir. Ama o bunu hic dert etmez cünkü tutarlilik diye bir ilkesi yoktur. Son olarak imza verdigi fasizan bildiriyi okudugumda bu nedenle asla sasirmadim.
Dün akşam feci halde hayal kırıklığına uğratmış yazar. Son yılların özü sözü bir aydın denebilecek insanlarından olduğunu düşünürken dün akşam en fazla yarım saat tahammül edebildim. Ciddi anlamda bir eksen kayması yaşadığı doğru. Adaletin ise zaman zaman daha iyiye gittiğini söylediği yerde tamamen hırsa bürünüp kumandayı fırlatasım geldi.
an itibariyle genç bakış programında.gençlerin sorularını yanıtlıyor.yalnız izlediğim kadarıyla şunu gördüm.akp iktidarı boyunca pek çok kalem akp çizgisine kaydı.alev alatlı akp'nin 10 yılı aşan faşizmi boyunca rahatsızlıklarını dile getiren kesimleri,akp'ye biat etmeyen kesimleri uzlaşmacı ve çağ dışı,demokrasinin kültürünün oturmadığı kesimler olarak görüyor.akp ile bir diyalog olabileceğine inanmış olması ya da bunu ekranlarda bize sunması daha bir vahim.ben alev alatlı'yı yurtsever sözünün eri ve gözünü budaktan sakınmayan biri sanırdım yanılmışım.program esnasında soru soran aklı aydınlanmış öğrencilerle gurur duydum ve memlekete dair umudum arttı.alev alatlı her ne kadar etrafından dolanıp akp'yi aklamaya çalışsa salonda bulunan öğrenciler ve ekranları başında bu programda onu izleyen herkes şunu anladı ; akp'yi bu kadar aklamaya çalışıyorsanız gerçekten akp çökecek...
program başladığından beri izlemekteyim ve hala izliyorum. tek yaptığı ve yapabildiği sorulan sorulara, yaşını kullanarak, gençleri küçümseyen yaklaşım ve tavırlarıyla birlikte ağır laf oyunları ve koyu bir rte fanatikliği yapması.
ülkenin bütün sorunlarından öğrencileri suçlu buldu kadın. olacak o kadar skeci gibi bir kadın.
türkiyenin görüp görebileceği en büyük laf salatası yapan "aydın"ı.
yok böyle bir laf çevirme. güler misin, ağlar mısın formunda laf oyunları.
verdiği içler acısı cevaplar.
gerçek anlamda o programın (genç bakış) senelerdir tek bir bölümünü bile kaçırmayan bir insan olarak, sürüyle konuk gördümde, bu derece sorular karşısında aciz kalan, laf oyunu'nun dibine vuran bir acayip konuk daha görmedim ve bir dahada gelmez, iyi izleyin.
yaşını kullanarak, "bak yavrum sen bilmiyorsun, ah anlamıyorsunuz." şeklinde konuşmalar, çok konuşupta, sorulan soruya sıfır cevap vermesi. ve bol bol laf cambazlığı yapmasını gülerek izliyorum.
evet alev hanım; sizi gülerek izliyorum. o kadar acizce absürd cevaplar veriyorsunuz ki; ve ayrıca o laf cambazlığınız size ekran başında acıyarak bakmama sebebiyet veriyor.
An itibariyle abbas Güçlü ile Genç Bakış adlı programda - eğitim sistemimiz kötü, adalet sistemimiz kötü ama ben recep Tayyip Erdoğan ın Cumhurbaşkanı olmasını isterim- diyerek çelişkinin dibinr vurmuş kişidir. istanbul kemerburgaz vakıf üniversitesi öğrencileride anlayamadı ne demek istediğini - o kötü bu kötü diyorsunuz ama başımızdaki insanın bunda hiç mi suçu yok onu Cumhurbaşkanı olarak görmek istiyorsunuz- tarzında sorularla sıkıştırıyorlar oda kem küm çatlatıyo işte canı isterse cevaplıyor canı istemezse bu soruyu beğenmedim diyip geçiştiriyo ağır yaltakçılık sezmemek elde değil.
teke tek programında izledik kendisini, "devlet etnik şantaja kurban edilemez." gibi güzel bir cümlesi oldu. günübirlikçi düşünen paçozlar üstlerine alınmışlar mıdır bilinmez.
Asimilasyona, birleştirici unsur gözüyle bakan,
Ahmak, Yobaz, Irkçı, Faşist, Ezberden ve düşünmeden siyaset yapan insancık.
Allahtan yaşlanmış ta hafızası yavaş çalışıyor.
Yoksa daha çok çam devirirdi.
Bu kadın Türksolu dergisindenmidir?
iplimidir? ipsizmidir?
Ulusal partidenmidir?
ismat paşanın, kart-kurt dağ türkü tezini de tatlı buluyormuş.
Dersim katliamını da ana yemek gibi görüyordur herhalde.