ufak paralara ruhunu satıp soytarı olabilme potansiyeline sahiptirler.
ağzına ampul sokanlar mı ararsın acayip acayip ses çıkaranlar mı ararsın hepsi var.
doğru ve yalanı ayırabilme kapasiteleri yoktur. tayyip in sesine odaklı aaa doğru diyor şeklinde eğitilmişlerdir.
akp seçmenine genelleme yapmıyorum deyip genellemenin dibine vuranlar, aptal yerine koyanlar kendi savundukları partilerinin başkanlarının yaptıkları matematik hesaplarının farkında olmayan tiplerden değildirler.
seçmen, bir konuya hakim olup, o konu hakkında karar verme yeteneğine sahip belirleyici kitlenin her bireyi için kullanılması gereken sıfattır.
ancak ülkemizde pek azdır bu sayı.üstelik her fırsatta ne kadar asil olduğu vurgulanan ülkemiz insanı hiçbir zaman seç(m)en olamamıştır.en azından büyük çoğunluğu.
kimsenin atıp tutmasına gerek yok.her seçimde dağıtılan sadaka bunun en belirgin örneğidir.sadece ak.k. partisi ekseninde düşünmemek gerekir.bunu tüm partiler yaptı ve yapıyor.zira ülke insanını tanıyorlar.zira onlar da bu ülkenin insanı.biliyorlar parayla kişiliklerin satın alınabileceğini.
cem uzan örneğin..hiçbir siyasi geçmişi yok.hiçbir hedefi yok.kendisinden başka tanınan hiçbir parti üyesi yok.aldığı oy % 7.sadece telsim kontör, döner ve sigara dağıtarak aldı bu oyu.satın aldı.evet gerçekten de satın aldı.yurttaş oyuyla birlikte kişiliğini ve geleceğini de sattı.
çok geniş düşünmenize de gerek yok.kendinize bakın.etrafınıza.büyüklerinizin size tavsiyelerine.köprüyü geçene kadar ayıya dayı de, der atasözümüz.bu yeterlidir aslında ülke insanının bakışaçısını anlamak için.
şimdi birileri türk insanının ne kadar şerefli olduğundan dem vuracak.ne kadar asil olduğundan.tarihini yazacak belki.ama şu bir gerçek.bu ülkenin insanı satar.arkadaşını da satar, fikirlerini de satar, geleceğini de satar.
ve en önemli olanı "oy"unu da satar.bugün a.k. partisine satmıştır.zira en çok parayı o vermiştir açık arttırmada.yarın daha fazla vereceğini bilsin cehapeye de satar mehapeye de.sadece para olarak algılamamak gerekir bu satış için ödeneni.iş, mevki/makam, kariyer, güç vs.. bu alışverişte kullanılan para birimleridir.
gerçek en kötü de olsa kabul edilmek zorundadır.ülkem 70 milyonsa, kendini satmayacak adam sayısı en fazla 7 milyondur.ve zaten onlar da artık sandığa gitmiyor.
Her siyasal partide olduğu gibi para temelli çıkar gruplarından kültürel temelli çıkar gruplarına kadar birçok tarafı mahiyetinde barındırır. Bu taraflardan biri olan, kemikleşmiş denilen sağ görüş tandans hakim seçimden seçime tepki veren suskun bir kesim çok önemlidir ki onlara hitap etmeyen bir partinin demokratik yollardan tek başına iktidar olması neredeyse imkansızdır.
asil duyguların profilidir, uyarıyorum sakın çıplakken profilden bakmayın, %47 cm görebilirsiniz. *
şu örnekler verilen güvenilir anketler zamanında chp nin birinci parti oldugunu söylüyordu, kıçımın kenarı istatislik şirketleri.
okuma yazma bilmeyenlerin oy sayısı üçe bölünsün
ilköğretim mezunlarının oy sayısı ikiye bölünsün
ortaöğretim mezunlarının oy sayısı aynen korunsun
üniversite mezunlarının oy sayısı 2 ile çarpılsın
yüksek lisans ve akademik kariyer yapanların oy sayısı üç ile çarpılsın
neee gene mi ak parti iktidar oluyor, dur o zaman düzltiyorum
ak partinin aldığı oy sayısı ikiye bölünsün
yine mi yetmedi yaaaa
chp nin aldığı oylar da iki ile çarpılsın, yetti mi?
tamaaaaaammm şimdi oldu işte, türkiye gerçekleri yansıdı şimdi meclise...
birçokları gibi seçim sonuçları bende de bir kızgınlık ve şaşkınlık yarattı. ama ne kızgınlığım çok büyük ne de şaşkınlığım. ne tarhan erdem' in anketlerine gülüp geçtim ne de akp'ye oy veren yüzde 46'yı aptal yerine koydum çünkü bu meselenin cevapları bu kadar basit değil.
iktisadi ve siyasi hayatımızdaki soruların cevapları hiçbir zaman da bu kadar net olmadı zaten ama ancak görebilene ya da görmek isteyene.
söze akp'nin seçmen profili homojen değildir diye başlamıştık homojenlik kavramını tanıyan herkes burdan şu sonucu çıkaracaktır ki akp türkiyedeki her kesimden oy almıştır. zannedildiği gibi sadece toplumun alt kesiminden almamıştır bu oyları. toplumun eğitimli kesiminden de orta sınıfından da oy toplamışlardır. bu kanıya nerden varıyoruz. şöyle ki iktidarlar ülkeyi kötü yönetiyor olsa bile kendi çıkarları doğrultusu çalıştıkları sürece zengin kesim her zaman iktidarı desteklemiştir. bugünde geçirdiğimiz seçimlerde aynı şey yaşanmış zenginlerin oyu akp' ye akmıştır. toplumun alt kesimi yani açlık sınırının altında yaşayan eğitim düzeyi düşük insanlarımızın da büyük bir çoğunluğu akp' ye oy vermişlerdir. bu da doğaldır çünkü halkımız dini ve toplumsal değerlerini sömüren onlardan biriymiş gibi davranan ve solcu olmayanlara verir oyunu. reel gerçeklikler onu çok fazla ilgilendirmez. istatistiklere bakmaz söylenene inanır.zaten akp iktidarının enflasyon düştü refah içindeyiz yükseliyoruz söylemlerine değil de istatistiklere bakarsanız türkiyemizin ne denli acıklı bir ekonomik tablo içinde olduğunu fark edersiniz. ama sözün burasında halkın bunu anlamak zorunda olmadığını bunu fark etmediği içn de ahmak olarak adlandırılamayacağını belirteyim. işte aydınların işlevi burda ortaya çıkmalıdır. kendini aydın olarak nitelendirenler eğer toplumun her kesimine ulaşmayı başaramıyorlarsa bir aydınlanmadan bahsedilemez.kendisini bile aydınlatamayan bir mum kadar anlamsız hale gelirler. türkiyenin zenginleri ve fakirleri oylarını bu yönde kullandı peki orta sınıfın oyları nereye gitti.belli bir eğitim düzeyinde bulunan ve toplumun büyük br çoğunluğuna göre nispeten daha iyi yaşayan büyük bir kısmını memurların oluşturduğu orta sınıf kime oy verdi. bunun cevabı da çoğu yerde istisnalar hariç akp olarak görünüyor.
peki bu insanların içinde akp ye oy verdiğini söylemeye utananlar bile olmasına rağmen akp niye bu kadar yüksek oy aldı. ister istemez akıllara ilk olarak bu soru geliyor ve cevap olarak da ağızlardan genelde şu dökülüyor: muhalefet eksikliği ve alternatifsizlik. evet gerçekten de alternatifsizlik önemli bir cevap olarak karşımıza çıkıyor. sol partilerin aslında burda kastettiklerimiz sosyal demokratlar oluyor (zira sosyalistlerin hiçbir zaman özellikle darbeler çağından sonra gerçek anlamda bir oy potansiyelleri olmadı.şimdilik sadece ufuk hocamızı meclise sokmakla yetineceğiz). ecevit in chp si ve yine ecevit in dsp sinin bile halkın her kesiminden oy alabildiği zamanlar da bile belli bir oy potansiyeline sahiptiler ve deniz baykal lı bir chp nin bu potansiyelin üstüne çıkması zaten beklenmiyordu. sağ partilerin (anap, dyp ve bunlara ek olarak saadet ) tarih olmasıyla birlikte geçmiş seçimlerde o partilere oy verenlerin oyları da akp ye kaydı.doğal bir süreç olarak gelişti türkiye siyasetine tutarlı bir şekilde bakan herkesin bunu görebilmesi bundan pay çıkarabilmesi gerekiyordu ama yapamadılar. şimdi bu tabloya bakıp ulan türkiyedeki her iki kişden biri de ahmakmış derseniz. geçmiş seçimlerde anap a dyp ye hatta dsp ye oy verenleri de ahmak yerine koymuş olursunuz.ki cevap bu kadar basit değildir. türkiye toplumunda insanların büyük bir çoğunluğunun laiklik veya cumhuriyetin diğer değerleriyle ilgili kaygılar taşımadığının farkında olmadan sadece laiklik ve cumhuriyetçilik üzerinde politika yaparsanız ekonominin ve toplumsal yozlaşmanın reel gerçekleri üzerinden politika yürütemezseniz seçim sonrasında birilerinin demokrasi kazandı halk muhtıra verdi gibi sloganlarını içten içe küfrederek dinlemek zorunda kalırsınız.
yapilan ankete gore ilkokul mezunu yada ilkokuldan terk olmalarina hic sasirmadigim ve yillarca bu secmen profilinin ulkeyi yonetigini dusundugum profil.
Toplam Sandık : 172.143
Toplam Seçmen : 41.407.015
Toplam Kullanılan Oy : 32.753.386
Toplam Geçerli Oy : 31.510.007
Gümrük K. Seçmen Sayısı : 115.459
Gümrük K. Kullanılan Oy : 115.459
Gümrük K. Geçerli Oy : 113.782
Katılım Oranı : % 79,10
Milletvekili Sayısı : 550
Bu seçimde; meclise giren 2 partiden akp'nin aldığı toplam oy miktarı; 10.848.704, chp'nin aldığı toplam oy; 6.114.843
matematiği ilkokul düzeyinde olan kişiler çok basit bir şekilde hesaplayabilirler ki; seçimde; 8.653.629 kişi oy kullanmamışlardır, yani bu seçmen kitlesi parti kursaydı mecliste 2. parti konumunda olurdu. yani toplam seçmen sayısının %26'sının oyunu alan bir parti meclisin %65'ine sahip, keza bir diğer taraftan %14 oy alan bir diğer parti meclisin %30'una sahip. ve biz demokrasiden bahsediyoruz... ve biz hükümetin meşruluğundan, muhalefetin meşruluğundan dem vuramıyoruz... bu hükümet meşru değildir... evet belki hukuki olarak meşru görünebilir ancak her şey yazılı anayasa demek değildir. şimdi söyleniyor ki; akp'nin oy oranı %25lere geriledi hayır efendim.. toplam seçmen sayısını baz aldığınızda %18lerde... bu da demek oluyor ki; şu gün 48 milyon seçmen olduğunu varsayarsak 8.7 milyon gibi bir seçmen kitlesi çıkar karşımıza... işkembe-i kübradan atmakla seçmen sayısı 20 milyon olmaz... seçim kanunumuz değişmedikçe, milletimiz uyanmadıkça, bu ülkede sadece kendi bildiklerimizin doğru kabul edilmesini istemeyi, darbe olmamasını, uçlardan konuşmayı, türbanın kamusal alana girmesini; demokrasi sandığımız sürece bu böyle gider... bazılarının; fenerbahçe taraftarının sayısını 35 milyon ilan ettikleri gibi, akp'nin seçmen sayısı da 20 milyon ilan edilmeye devam eder...