ismi veya şarkıları duyulduğu zaman fikirlerine katılmıyorum ama şarkılarını severim yorumları akıllara gelir.
birileri de çıksın şarkılarını sevmiyorum fikirlerine katılıyorum
desin artık. bu kadar kötü fikirdi de bu fikirler nerden güç alınarak dile getirildi peki. *
beğenilmeyen fikirlerini ölümünden bir kaç yıl sonra başka bir çok sanatçıda farklı şekillerde gündeme getirdi. demekki fikirlerinin hepsi bu kadar tepki toplayacak şeyler değillermiş. örnek vermek gerekirse;
yeni albümünü kürtçe bir şarkı koyacağım dedi fikrini kimse beğenmedi ama başkaları albümlerine kürtçe şarkı koydu kimse birşey demedi.
kürt olduğunu defalarca insanların yüzüne kaka kaka söyledi kimse bu tutumunu beğenmedi ama başkaları da aynı şekilde alt kimliğini bölesine insanların gözüne soka soka söyledi şarkıcı yengesinin daha doğmamış bebeğinin isminin kürtçe olacağı falan da açıkladı kimse birşey demedi.
konserinde kürtçe şarkı söyledi söylettirdi kimse beğenmedi ama kürtlükle alakası olmayan insanlar da konserlerinde etnik öğeler kullanarak santsal bir faaliyette bulunacağım diyerekten kürtçe şarkı söyletti yine kimse birşey demedi.
pkk bayrağı diye iddia edilen bir paçavra altında şarkı söyledi kimse beyenmedi ama daha sonra başkalarınında sarı kırmızı yeşil puşili pkk sloganlı hatta bundan farklı olaraktan ismail türüt gibi atatürk e hakaret dolu konserleri oldu kimsecikten ses çıkmadı.
belki de birşeyler anlatmaya çalıştı biz anlayamadık. yada biz çok akıllıydık onun gibi densizlerin lakırdıları bize çok hafif geldi.
sanırım günah keçisi arıyoruz ahmet kaya'da bu günah keçilerinden birisiydi. sanatçı kişiliğiyle sosyal kişiliğini bir türlü ayırt edemedik etmemekte direttik. isterse cehennemin en dibini de hakediyor olsun şu ayrılık hediyesi ne güzel şarkıdır diyemedik inatla demedik.
" ahmet kaya hayatı boyunca hiçbir örgüte üye olmadı, bunun aksini iddia edenler belge sunsunlar. dgm savcısı, ahmet kaya için tahliye kararı veriyor. gazete ertesi gün "yanlışlıkla salıverildi" diyor. refüze edilen ahmet kaya değil dgm savcılığı. "ahmet kaya yasal pasaportuyla yurtdışına çıktı, kaçtı" dendi. havaalanı kayıtlarında var. baksınlar, bulurlar. "üç-beş şerefsiz yüzünden arabama bile binemeden buralara geldim" dedi. "türk halkına şerefsiz dedi" diye haberler çıktı. 1993'te "ahmet kaya bölünmüş türkiye haritası önünde konser verdi" dendi. o yıl biz hiç yurtdışına gitmedik. öyle bir konser yapmadık. alevi esnaflar birliği'nin konseriydi. adamlar basına açıklama yaptı, 1994'de yapıldığı söylendi. hukukta fotoğraf delil sayılmaz, çünkü fotomontajdı. nasıl bir başarılı bir senaryo biliyor musunuz? aynı gazete1994'te "bölücü" dediği sanatçıya altın kelebek ödülü verdi. bunları açığa çıkarmakla yükümlüyüm. artık bende savunma değil saldırgan refleks gelişti. mahvolan hayatımızın hesabını sormak istiyorum. çünkü ben eşimi kaybettim, kızımın bir daha babası olmayacak. bu mu medyanın sorumluluğu? haydi 94'de gaflete düşüp ödül verdiniz, aynı gazetenin genel yayın yönetmeni, köşesinde albümü alıp dinlediğini yazıyor.
ahmet onları kendi vicdanlarıyla başbaşa bırakmaktan yanaydı. basın toplantıları yapılıyordu, ahmet'in ağzından tek satır çıkmadı. şimdi beni ne heyecanlandırabilir ki? gökyüzüne altın harflerle yazsalar ne olacak? sadece şöyle huzur bulabilirim: ahmet'in şarkıları çalınacak ve insanlar bu ülkeden böyle bir adam geçti diye bilecekler....."
bazılarının vatan hainlerini destekleme hastalığı sayesinde meşhur olmuş, ülkemizin bölünmesini amaçlayan çapulculara destek veren, ölme yalanıyla paçayı yırtan bir hain...
her hareketinde proveke sezdiğim gereksiz insan, şarkıları güzeldir şudur budur beni açık konuşayım pek ilgilendirmiyor, adamı sevmiyorum ama şarkılarını dinlerim mantığınıda anlamıyorum, sen dinledikçe başkasıda görüyor farkında olmadan adama rant sağlamış oluyorsun, şarkılarında cumhuriyete askerlere laf söyleyen kişidir.açıkça görülürki apo yanlısıdır. kürtçe şarkı söyleyip klip çekme olayını da masumane gösteren arkadaşlar konuşmanın hepsini rica ediyorum sizden.
-kürtçe şarkı da söyleyeceğim klip de çekeceğim hadi bunuda sıkıysa yayınlamasınlar. tarzı bir konuşmaydı sen kimsin sefil insan ekmeğini yedin ülkeyi tehdit ediyorsun. benim kürtlerle sorunum yok ama böyle tiplerle sorunlarım var kardeşim, sırf kendi görüşüne yakın diye sevgi gösteri gösterenlerin inşallah abileri, kardeşleri, kocaları bu şahsın yanlısı olduğu şerefsizler tarafından şehit düşürülmez ozmanda görürüm şarkıları güzel üstad dersiniz. gidin bir şehit cenazesindeki ağıtları dinleyin ama gerçekten gidin canlı şahit olun ahmet kayanın şarkılarından çok daha gerçek çok daha etikilidir.
(bkz: apo'yu destekleyenin ondan farkı yoktur)
öldüğü söylendikten sonra, 1'i diğer ünlülere ait olmak üzere toplam 5 tane albümü çıkan ve artık kesinlikle öldüğüne inanmadığım türkiye'nin görüp görebileceği en büyük bestekar, yorumcu. hemen hemen bütün şarkılarını ezbere bildiğim, tanışmayı çok istediğim ama sadece bir kez uzaktan seyredebildiğim üstad
birazdan linkini verecek olduğum videodaki görüntülerin ve sesin sahibi. kendi kendini ve kalabalığı gaza getirerek ağzından dökülen şarkı sözlerine (abdullah öcalan ile ilgili) dikkat etmenizi isterim. ölmüş birinin arkasından konuşma huyum olmadığı için entrymi burada bitiriyorum.yaşasaydı kendisine türk ve kürt katili birini nasıl oluyorda kürt milliyetçisi diye baştacı edip özlüyorsun diye sormak isterdim açıkçası.
not: ölümünden sonra kitap halinde çıkan hayat hikayesinde apoyla ve pkk ile ilgili her türlü belgeye fotomontaj diyen zihniyet buna ne der acaba merak konusudur.
sonradan gelen uçan edit: bu entryimi kötüleyen bünyelerin sözlüğümüzde var olduğunu bilmek üzücü. bu iki şey aklıma getiriyor ya bu arkadaşlar zahmet edip videoyu izlemediler yada.. neyse.
kıymeti yıllar sonra anlaşılacak, türkçe müziğin en güzel şarkılarına imza atmış biri olarak tarihe geçmiş insandır.
adam sempatizanmış, hedeymiş, hödöymüş diyenler lütfen bi zahmet aşağıdaki şarkıları bi dinleyip gelsin "ahan da mülteci dedi" "ahan da mavzer dedi" diye de gaza gelmeden.içinde ne kadar politika var, ne kadar aşk var, ne kadar insanlık var ölçsün gelsin:
( bir yer var biliyorum
her $eyi söylemek mümkün
epeyce yakla$mı$ım, duyuyorum anlatamıyorum.. )
evet, evet.. anlatamıyorum bir türlü. ahmet kaya çocuk katillerine yardım etti diyor ordan biri, biri geber diyor. yok yok, anlatamıyorum. sorun harbiden ben de. hayattayken yüzüne bakanlar, $arkılarına e$lik edenler; büyük sanatçı, üstad diyenler $imdi arkasından olmadık $eyler söylemekte ısrarlı hala..
öncelikle bu benim, salt ahmet kaya ba$lığı altına yazdığım ilk ve de son entrydir. gerisi, devamı yoktur.. sıkıldım artık avukat gibi görülmekten ki zaten problem de burada ba$lıyor.
..pkk bayrağı altında $arkı söylediği bilinmeden önce herkes ahmet kaya'yı protest olarak nitelendiren müziğin babası olarak kabul ediyor, saygı duyuyor, albümlerini alıyor ya da almasa bile bi' $ekilde dinliyordu. zaman zaman ağır duru$u, sözünü sakınmadan söylemesi, $arkılarında parmak bastığı, ucundan bacağından siyasete dokundurmalar yapması : özellikle üretim kısırı bünyeler tarafından ele$tiriliyor ama ahmet kaya'nın sanat ya$amına, kültür ya$amına kattıkları bir türlü yadsınamıyor; attila ilhan gibi, ahmed arif gibi, ahmet erhan gibi, nevzat çelik gibi büyük $airlerle olan yakın dostluğu ve $arkılarının bazılarında onların $iirlerini kullanması birtakım çevrelerce olumlu birtakım çevrelerce de -her zaman olur- olumsuz kar$ılanıyordu. ama ahmet kaya rotasını çizmi$ti, belli bir yörüngede, belli bir ba$kaldırıyı savunuyor; yaptıklarının yapacaklarının teminatı olduğunu kanıtlıyor, bu da ki$ileri ve belli kitleleri açmaz kıskançlıkların dingabak kıskaçlarına sürüklüyordu. $arkılarında, konu$malarında her zaman muhalif her zaman ele$tiren yapısı varolu$unun ona kattığı anlamla mümkün oluyor ama ahmet kaya yine de doymuyor, üretiyor, çalı$ıyor ve tenkit ediyordu. zamane programlarına çıkmıyor, "dervi$in fikri neyse zikri de o'dur" dan hareket ediyordu. aldırı$sızdı ama kesinlikle kapalı değildi. süsten uzak ya$amı, aile hayatını gözlerden ırak ya$aması bu gelenekten gelenler için, yani gönül ve dava insanları için bir kural değil bir alı$kanlık olabilirdi ancak. olaylı ödül gecesinde genel anlamıyla söylediği : kürtçe $arkı yapacağım, klip çekeceğim'den öte; ezilmi$, hakir görülüp dı$lanmı$ kürt halkının da artık anladığı dilde sanat eserleri verebilmesine olanak tanınmasına yönelik bir nükleer patlama sayılabilirdi. ordu tarafından doğu'da ellerine pkk bayrağı verilerek, "bak burada oğlunun adı yazıyor" denilen 80'lik ya$lı nineler, türkçe bilmemesi bir fırsat olarak kullanılan bihaber insanlar daha sonra yine aynı ordu tarafından "pkk eylemi yaptılar!" gerekçesiyle tutuklanıyor, sürgün ediliyor ve hatta öldürülüyordu. anla$ılamayan ise (en azından benim anlamadığım) bunları bilmeden konu$an insanların, kulaktan dolma, kulaktan dogma laflarına kendilerini de inandırmaları iken ahmet kaya fransa'ya, doğduğu topraklardan uzaklara, sürgüne, -doğru tanımla- ölüme gönderiliyordu. albümleri, dü$ünceleri, oturmu$ yapısı ile gönüllerdeki ahmet kaya'ya, "ba$ını kuma göm!" deniliyordu. üretme, sesin çok çıkıyor deniliyordu. bihaber yurdum insanı ise ödül gecesinde ahmet kaya'nın kafasına çatallar atan ve yurtseven karde$ler adıyla çıkmı$ saçma salak insanları zamanla ba$ı tacı ediyordu. gel gör ki; o yurtsevenler kendi yurtları yerine almanya'da ya$amayı seçiyordu. her $ey gülünecek kadar basit, de$ilecek kadar da derindi oysa. sonuç olarak istenen oldu, ahmet kaya fransa'da öldü, pere lachaise'ye, yılmaz güney'in yanına gömüldü. ya$ıyor diye söylentiler çıkartıldı, ailesi rencide edildi, onuru ile oynandı falan ama i$in en önemli kısmı bana sorarsanız ahmet kaya $ehit edildi. bir komplonun, planlanmı$ bir politik oyunun, bir üstükapalı suikastin kurbanı edildi. halkların karde$liği adına diye $arkılar yapan adam, halkların kalle$liğiyle öldürüldü.
gel gelelim; aradan bir kaç yıl geçti. yurdum insanı, yurdum genci çıktı ahmet kaya teröristlere ilgi ve sempati duyuyor dedi. haluk levent'de çıktı, pkk bayrağı altında $arkı söyledi ama dinliyorsun. çünkü rock diğ'mi ? kafa sallıyor, bo$alıyorsun.. zaten sen, yıllardır her $eye kafa sallıyorsun. rojin çıktı kürtçe söyledi, ilgini çekti diğ'mi? çünkü sen ilgiyi seversin. bir zaafiyetin var ama çözersin umarım bir gün.. kafasında ı$ık yanan adamlar tıkılırken hapise, sen elinde cımbız ve ayna, oturduğun yerden yaratılmasını istediğin ütopik barı$ için direktiflerde bulunursun. ahmet kaya dedi çünkü çocuklar ölsün ?! haklısın sen de, ne diyeyim ? için bu denli yanarken sen ne yaptın peki ? bir sivil toplum örgütüne üye oldun mu ? pkk'ya kurban verdiğimiz $ehitler için kaç kez gözya$ı döktün ? içine mi akıttın yoksa ? ha, anladım, zaten iç'ten seviyorsun sen.. yüreğimle seviyorum diyorsun diğ'mi ? karde$ türküler dinledin mi hiç, hani senin kıçının dibine dek gelip mitralyöz dayamı$ ve senin de coca cola içerek desteklediğin amerika'nın yaptığı filmlere kürtçe müzik yapan topluluk ! yo, yo ! haklısın, fazla abartıyorum ben.. ama sen, ama sen yalnızca oturup ele$tirmeyi biliyorsun, tartı$mıyorsun çünkü kalibresi yeterli değil insanların ! çünkü sen, pkk destekçisi $arkıcı diye itham ettiğin adam'dan ciddi $ekilde tiksiniyorsun. çünkü sen hiç oturup attila ilhan okumadın, mahur dinlemedin sen, hep yarım bıraktın ya$adıkların, bundan sinirlisin, bundan gerginsin sen, bu yüzden lafını söyleyip kaçıyorsun, bu yüzden sen sokayım da içinde kalsın, çamuru sıçrasın izi kalsın diyorsun. bastıramadıklarını, çıkaramadıklarını savuruyorsun bi'$eylere. bırakıyorum artık ben de, dinleyeceğim ama konu$mayacağım bundan gayrı. çünkü konu$anlar kötü oluyor doğ'al yollardan..
sarkilarini büyük bir hayranlikla dinliyorum uzun yillardir. hicbir sarkisinda terorist bir dusunceyi savunan sozler duymadim. fakat ne yazik ki daha sonra teror orgutunun basindaki kisi icin soyledigi sozleri duyunca cok uzuldum. buna ragmen sanatsal degeri gozumde hic azalmadi ama malesef siyasi gorusu ve dusuncelerinin degeri cok azaldi. gonul isterdi ki sarkilarinda oldugu gibi dusunseymis, ama olmamis. konserinde soyledigi teror orgutu yanlisi sozlerine ragmen hala cok seviyorum ama artik sanatini, dusuncelerini degil.
yaşadıgı toprakları bölmeye çalışanlara destek verdiği için bu vatanda ne yaşamayı nede ölmeyi haketmiştir. layik oldugu gibi ölmüştür. (ayrıca cenaze merasiminin kayıtları t.v kanallarında gösterilsede ölmedi dedikoduları hala duyulmaktadır. kendini kahraman zanneden mafya babalarından birinin avrupada hala bu terörist yandaşı şarkıcıyı arattıgını duymuştum.)
edit : seveni çokmuş rahmetlinin maşallah. rahmetli değilde demokrasi şehidi diyelim dimi daha güzel ! *
bilmem kaç aydır sabrettim yazmamak için, ölünün arkasından konuşulmaz dedik anlamadılar insanıdır.
kardeşim, bu adam pkk bayrağı önünde şarkı söylemedi mi, ya da resimleri yok mu atkılarını takarken? veyahut kürtçe söylediği için değil kesinlikle, konserlerinde atılan sloganlar neyin nesiydi? eminim türkiye nin varlığı(!) birliği(!) için bağırıyorlardı...
bu adamın şarkılarında militanlık kokmuyor mu? kardeşim senin anladığın kadar şiirden şarkı sözünden ben de anlarım hatta birçoğunuzdan daha fazla anlarım... kimse kimseye martaval okumasın...
neymiş düşünce özgürlüğüymüş... yerim lan ben senin düşünce özgürlüğünü, senin özgürlüğün benim özgürlüğümün başladığı yerde biter... senin hakların benim haklarımın başladığı yerde biter... kime neyi anlatıyorsun sen...
entel olma-görünme çabasındaki genç arkadaşlar, arada sırada gazetelerin ilk ve son sayfalarındaki çıplak hatun resimlerini çevirin de, orta sayfalarda, köşelere saklanmış şehit haberlerine de göz atın be güzelim... sonra oturup konuşalım...
Türkiyede radikal islam ve radikal sol görüş baştan beri zıt kutuplardır ve asla adları bir arada anılmaz. Birbirlerine yaptıkları sert eleştiriler, birçok kez gündem olmuştur ülkede. 97 yılında istanbul Belediye Başkanı, şu anda Başbakan olan Tayyip Erdoğandır ve bir mitingde okuduğu şiir yüzünden yargılanarak 9 ay hapse mahkûm edilir. Bu mahkûmiyet üzerine islamcıların yoğun protestosu sürerken sol kesimden kimse sesini çıkartmaz. Ahmet Kayaya mikrofon uzatılır ve Ahmet Kaya; Demokrasi hepimiz içindir. Düşünce özgürlüğünün benim için ne kadar var olması gerekiyorsa Tayyip Bey için de o kadar olması gerekir. Kimse, okuduğu bir şiir yüzünden özgürlüğünden alıkonulmamalıdır; deyince Ahmet Kaya bu kez sol kesimin yoğun tepkisiyle karşı karşıya kalır. Aynı zamanlarda üniversitelere başörtüleriyle girmek isteyen ve alınmayan islamcı öğrencilerin eylemlerine de aynı demokrasi tanımıyla;Ben takım elbise giyebiliyorsam o da başörtüsü takabilmelidir; diyerek destek olunca gazetelerin köşe yazılarında demokrasi ve özgürlük kavramlarıyla ilgili derin bir tartışma başlar. Bunun üzerine Ahmet Kaya; Beni sağcılar sevmez, beni solcular sevmez, beni islamcılar sevmez. Peki kardeşim kim bu benim albümlerimi alan milyonlarca insan, kim bu konserlerime gelen on binler; diyerek halktan kopuk siyaset üreten köşe yazarlarını ve sanatçıları eleştirir.
resmi internet sitesinden alıntıdır. bazı gerçeklerin gözümüze gözümüze sokulmasından göremez olmuşuz.
konserine gidene kadar sevdiğim ama konserinde gördüğüm ucubeliği ve akıl yoksunluğunu yakıştıramadığım, ticari kaygıyı ideolojiye değişen ama nedense ölümünden sonrada prim yapan adam...tam bir hayal kırıklığıdır kendileri..........
bu kadar çok sevilmesinin nedeni
şarkıları, şiirleri değil
cahil olmasıydı.
sonuçta cahil, dalalet içindeki bir halkın "kendisi" gibi olanı sevmesi çok da şaşılacak şey değil.
bu yüzden ülkücüler gibi bazı kesimlerde dahi sevilmesi hoş görülmelidir.
kürtçü bir arkadaşın evinde gördüğüm bir posterse beni benden almış ooo ta nerelere götürmüş gülerken altıma kaçırtmıştı; sscb bayrağı üzerinde malum marx, engels ve lenin in baş kısımları ama o da ne, hemen arkasında bizim kıro ahmetin kafa, kafam kadar gülşah. gül gül, sıçayım lan sizin anladığınız devrime.
Bana mavi etiketli bir rakı getir Diyarbakır dan bir avuç toprak Bitlis ten bir tutam tütün
Avuçlarından içeceğim
Bir tas su getir Munzur dan
Bana istanbul dan biraz lodos
Malatya dan sarı kaysıları getir
Bana kendini de getir memleketimden
Kendinle birlikte getir memleketimi de
bir almanya konserinde wallah gardas biz apoyu ozledik diyen, sanatci kimliginin yanina bolculugu de eklemis, sarkilarini dinledigim, olmesine ne uzuldugum ne de sevindigim sarkici. Sanatini guzel icra eder, o ayri. Ama kaset yada CD sini alirmiyim, almam.
özgün müziğin gelmiş geçmiş en büyük efsanesi...kişiliğinin nasıl olduğunun irdelenmesinin yerine şarkıları irdelensin...çünkü ahmet kaya bir siyasetçi veya fikir adamı değil...sadece bir sanatçı...sürgün yerlerinde ölmek zorunda bırakılmış bir sanatçı...
"Ben Türkiyenin ceza yasalarından hiçbirini ihlal ettiğimi düşünmüyorum. Adam öldürmedim, kimseyi dolandırmadım, hiçbir yeri soymadım, vergi kaçırmadım, namussuzluk yapmadım, uyuşturucu satmadım&; Sadece düşündüklerimi söyledim. Şu anda Parisin orta yerinde olmaktansa istanbuldaki evimde, bir ayağı kırık mangalımın başında olmayı; isimlerini bilmediğim şarapları içmek yerine, kokusunu ve lezzetini hiç unutmadığım bir kadeh rakı içmek isterdim ya da Boğaza inerek köfte-ekmek yemeyi Ve ardından, cila yerine geçecek bir bardak bira içmeyi... Devamında da eve, her zaman olduğu gibi, sokaklardaki polislerle şakalaşarak gitmeyi isterdim. Farkındaysanız, Ahmet Kaya Özel Linç Programı; bir ritüel halinde devam ediyor. Beni ülkemden gönderdiğinizi düşünüyor ve sonra da geri dönüp dönmeyeceğimi merak ediyorsunuz. Oysa ben zaten ordayım ve kolay kolay da başka bir yere gitmeye niyetim yok." *
gözlerim bin yaşında diyosun bize...
oysa tam altı yıldır çok yakışıklı gülümseyen
gözlerin biz yaşında !
yolladığın şiirler yolda biliyoruz
ve adınla buluşmadığımız zamanları yok sayıyoruz... *
türk halkının önyargılarına kurban giden sanatçıdır. övüp, yere göğe sığdırmaya çalışmaya gerek yoktur, sanatçılığına kimse tek kelime edemez zaten. bu ülkeden kaçmasına "kürtçe kaset çıkaracam." demesi neden olmuş, daha sonra da yaptığı bir şarkıda bu olayı
"gecelere gidelim yar,
şişeleri dizelim yar,
içelim içelim ölümüne içelim
dgm ye düşelim yar"
şeklinde anlatmıştır. o zamanlar onu kaçmak zorunda bırakan bu sözler daha sonra bir yasa ile rutin bir hale geldi. önyargılarımızı engelleyemediğimiz müdettçe hep meyva veren ağacı taşlıyacağız ve sonunda çorak bir yere mahkum olacağız. yok efendim, kürtçe türkü dinleyene de yan gözle bakarsanız, bir adım ilerleyemezsiniz. hatta geri gidersiniz.