ahmet haşim

entry211 galeri8
    51.
  1. sembolizmin türk edebiyatındaki en büyük temsilcisidir. saf şiir adını verdiği şiir anlayışına göre ;
    şiir düz yazı gibi anlaşılmak üzere değil , duyulmak üzere vucut bulmuş musiki ile söz arasında sözden çok musikiye yakın bir dildir.

    şiirde açıklıktan kaçar, maddeden nesnel görünümden ve anlatımından hoşlanmadığı için yarı karanlık ortamları ve akşam saatlerini şiirlerine dekor olarak seçer. hayale büyük önem verir ve en soyut kavramları bile biçimleri değişmiş hayali nesneler olarak anlatır.

    (bkz: göl saatleri)
    (bkz: piyale)
    1 ...
  2. 52.
  3. edebiyatımızın kıskanç, nefret dolu ama iyi şairlerinden biridir. etrafındakilere her zaman şüpheyle yaklaşmış, herkesin ona düşman olduğunu düşünmüştür. bir anı diğer anına uymayan zat. ne yapacağı hiç belli olmaz, bir anda köpürüverir* çirkin olduğunu düşünerek aynalara bile tükürdüğü görülmüş, yazılmış, çizilmiştir. ama her şeye rağmen iyi ki şairimiz olmuş.
    1 ...
  4. 53.
  5. şu sözü çok hoşuma gitmiş, fazla bilgi sahibi olmadığım şair:

    Ne yazık ki, vücudun çökmesi, zekanın olgunluk zamanına rastlar.
    1 ...
  6. 54.
  7. şu bakır zirvelerin ardından
    bir süvari geliyor kan rengi
    başlıyor şimdi melül akşamda
    son ışıklarla bulutlar cengi.

    dizelerinin sahibi sembolizm temsilcisi yazar.
    1 ...
  8. 55.
  9. annesine özlemi şiirlerinden açıkça anlaşılan, çirkinlik kompleksine sahip şair.
    0 ...
  10. 56.
  11. "şiir, musiki ile söz arasında, sözden ziyade musikiye yakın aracı bir lisandır" cümlesi ile şiiri ve şiir anlayışını tanımlar.
    0 ...
  12. 57.
  13. yakup kadri karaosmanoğlu'nun gençlik ve edebiyat hatıralarım adlı kitabında mavi gözlü olduğunu öğrendiğim sairdir.
    nickimin isim babasıdır.
    1 ...
  14. 58.
  15. modern türk şiirinin en önemli isimlerindendir.
    0 ...
  16. 59.
  17. kendini çirkin gördüğü için * akşam gurup vakti sokağa çıkna yalnız tenha yerlerde dolaşan sembolizmin türk şiirindeki en büyük temsilcidir.
    0 ...
  18. 60.
  19. çirkinlik kompleksi yüzünden karanlığı çok işleyen, karanlık ortamları seven şairdir. bu yönüyle ümit yaşar oğuzcan'a benzer.
    0 ...
  20. 61.
  21. ders esnasında arkadaşımın yüksek sesle hepimiz çirkiniz ahmet haşimiz nidasıyla sınıfı yerle bir ettiği edebiyatımızın yetiştirdiği en çirkin simalarından biridir kendileri.
    0 ...
  22. 62.
  23. Ne kendini severmiş ne kadınları. Çirkin olduğundan dolayı sanırım. Akşamları severmiş bir de melankoliyi..
    1 ...
  24. 63.
  25. kızıl rengin şairidir.
    simgesel olarak kızıllığa çok yer verir.

    " kızıl havâları seyret ki akşam olmakta.. "
    1 ...
  26. 64.
  27. fecri ati topluluğun en önemli şairidir. piyale adlı şiir kitabı vardır. ve göl saatleri, piyale, gurabahane-i laklahan, bize göre, frankurt seyahatnamesi adlı eserleri vardır.
    2 ...
  28. 65.
  29. haşim in şiirleri çeşitli yorumlara uygun, sözden çok musikiye yakındır. sembolist ve empresyonist akımların etkisi altındadır. şiirlerinin çoğunda derin bir melankoli, anlaşılmazlık, uzak ve bilinmez diyarlara duyulan özlem, çoğunlukla psikolojik yorumlara dayanan renkler ve musiki hissedilir. kendine özgü, uyumlu bir şiir dili; alımlı bir şiir dünyası vardır. bir ressam gibi doğayı yansıtır.
    şiirlerinde çocukluğuna ait anılar, anne sevgisi, güneşten kaçıp çöle hayat veren geceye sığınma, hastalık, ölüm gibi bilinçaltında gizlenmiş duyguların izlerini bulmak mümkündür. akşam, gurup, şafak, ay, yıldız, gece, orman, kuş, gül, deniz ve göl motiflerini çok kullanır. bunlar onun duygularını ve hayallerini açıklamaya yarayan motiflerdir. bazı renkler ve günün bazı saatleri onun için ayrı bir önem taşır.
    üslubu; görülen ve gerçek doğanın, eşyanın dışına çıkma isteğini yansıtmaktadır. bu yüzden duygu ve düşüncelerini sembollerle ifade eder.

    şiiri;

    --spoiler--
    nesir gibi anlaşılmak için değil, hissedilmek için vücut bulmuş, musiki ile söz arasında ama sözden çok musikiye yakın.
    --spoiler--

    diye tanımlar.

    --spoiler--
    şiire anlam vermeye kalkışanlar, güzelim bülbülü eti için kesenlere benzerler.
    --spoiler--

    der.
    2 ...
  30. 66.
  31. nurullah ataç'ın bir yazısında okumuştum: bir kız, bitirme sınavına girmiş, ahmet haşim'i sormuşlar, "önce sizin istediğiniz yanıtı vereyim" demiş, "simgeci bir şairimizdir. ama benim anladığıma göre, onu izlenimci ressamlara benzetmek daha doğru olur." on verip geçirmişler bu zeki öğrenciyi. bilmiyorum, ahmet haşim'in nazmi ziya guran ile bir dostluğu, arkadaşlığı var mıydı? olmuşsa bile, bunun düşün yaşamımızdaki yansımasını bilmiyoruz. bizde, sanatlar arası düşün alışverişi, oldum olası, yok denecek gibi az kalmıştır. oysa batı'da yeni bir anlayış, yeni bir akım, güzel sanatların, yazının nerdeyse bütün dallarını sarar. eksiktir bizim bu yanımız.
    1 ...
  32. 67.
  33. ahmet haşim, anılarına değindiği bir yazısında: "ankara lisesinin bahçesindeki havuzun başında akşamları sakallı celal'in harikulade saçmalarını dinlerdik" diye yazar. (o zamanlar sakallı celal ankara lisesi müdürüdür) o saçmalar harikulade olmasaydı dinlemeyeceklerdi elbet. kim dinler alelade saçmayı! üstelik 'harikulade' sözcüğü haşim'in dilinde bizi şiirin tanımına yaklaştıran bir kavramdır.

    ahmet haşim ile sakallı celal, birbirlerine taban tabana ters kişilerdi. belki anlaşmaları bundandır. bir akşam, havuzbaşı söyleşilerinde söz şiire, şiirin ne olduğuna gelir. ahmet haşim, "bana beş altı sözcük ver, sana bir şiir yazayım" diye şaşırtmak ister sakallı celal'i. beriki bağırmış, "yazamazsın haşim" demiş; "şimdi içerden bir sözlük getiririm ha!"
    1 ...
  34. 68.
  35. ahmet haşim'in en büyük kırgınlığı, devletçe kendisine önemli bir iş verilmemesi imiş, derler. hakkı da yok değil, o kuşaktan nerdeyse bütün yazarlar, şairler, büyükelçi, milletvekili yapılmadılar mı? ona ise reji'de, düyun-u umumiye'de görev, güzel sanatlar akademisi'nde öğretmenlik verilmekle yetinilmiş. adamcağız oralarda da pek rahat edememiş anlaşılan.

    ahmet haşim'in öldüğü gün, türk ocağı'nda mı, yoksa üniversitede mi, bir toplantı düzenleniyor. kürsüye bir vazonun içinde karanfil koymuşlar, adam 'karanfil' şiirini yazmış ya, ondan. derken o zamanki öğrenci derneği başkanı (sonra milli eğitim bakanı oldu) tevfik ileri, ağlayarak kürsüye çıkmış, "şiirlerini pek bilmem ama, bu büyük ozanımız açlıktan öldü" demiş. bunun üzerine nurullah ataç söz almış, çıkmış kürsüye, elinin tersiyle karanfilli vazoyu bir yana itmiş, "ahmet haşim yalancı dolmadan gitti" demiş.

    yahya kemal haşim'den konuşurken, "arap haşim" dermiş, bağdat doğumlu olduğunu anıştırarak. osmanlı tarihini ayrıntılarına dek incelemiş olan yahya kemal, memurların bu koca imparatorluk içinde gezinip durduklarını nasıl bilmez! "türk olmamak" ise suç değildi. öyleyse amaç ne? dil dalaşı.

    ama ahmet haşim'de bir yazısında (bu yazı paris'te fransızca olarak basılmış, çok sonra türkçe'ye çevrilmiştir) yahya kemal için, "arnavut asıllı bir aileden, üsküp'te doğan..." der.
    1 ...
  36. 69.
  37. sanat anlayışını oluşturan temel ferdi tecrübeleridir. Edebiyatımız üzerine düşünen nadir şairlerdendir. ses ve fikir meselesini derinlemesine incelemiştir.
    şiirinde yaşama sevinci yerine, gece renklerinin ve bedbinliğin etkisi görülür.
    parnesyen ve sembolist bir şairdir. şiirin daha çok insana ulaşması için sesin ön plana alınması gerektiğini savunur.

    "herkesin anlayabileceği şiir bayağı şairlerin işidir." diyerek şiir poetikasını ortaya koymaktadır.

    eserleri:

    göl saatleri
    piyale
    1 ...
  38. 70.
  39. akşamların şairi olarak nam salmış şair, yazar. kadın düşmanı olduğu da rivayet edilir öteden beri. ne vakit gün batımına takılsa gözüm dolanıyor dilime "akşam, yine akşam, yine akşam... göllerde bu dem bir kamış olsam.".

    üstadlar arasındadır.
    0 ...
  40. 71.
  41. türkçeyi on iki yaşından sonra öğrenmesine rağmen türk şiirinin ustalarından, şiirde sembolizmin öncüsü şair adam.
    0 ...
  42. 72.
  43. sembolisttir.
    fecri ati dağılınca bağımsız olarak yazmaya devam etmiştir.
    aşk ve doğa konularını işler.
    şiirde müzik, ritim ön plandadır.
    şiir dilini nesirden uzaklaştırır.
    sanat için sanat göörüşünü benimser.
    'şiir anlaşılmak için değil, duyulmak için yazılır' düşüncesini savunur.
    birinci dünya savaşından sonra dili sadeleşir.
    şiir, fıkra, gezi, sohbet türlerinde eserler vermiştir.
    eserleri:
    şiir;
    göl saatleri (dili ağırdır),
    piyale (dili sadedir).
    fıkra;
    bize göre.
    gezi;
    frankfurt seyahatnamesi.
    0 ...
  44. 73.
  45. büyürken annesinin hastalıgına seyirci olması daha küçüklükten hasta bir hassasiyete sahip olmasına neden olmustur.annesini kaybettikten sonra istanbula gelip yatılı okuması onu yalnızlıga sürüklemiştir.şiirlerinde yasanılan hayattan uzak,hayali bir yasama sıgınma istegi dikkati ceker.
    0 ...
  46. 74.
  47. SONBAHAR

    Bir taraf bahce, bir tarafta dere
    Gel uzan sevgilim benimle yere
    Suyu yakuta döndüren bu hazan
    Bizi gark eyliyor düsüncelere.
    0 ...
  48. 75.
  49. türk şiirinde sembolizm akımının en önemli temsilcisidir. ayrıca kafası normalden büyük ve yüzü çirkin olduğundan ve geceninde onun çirkinliklerini örttüğünden geceye hayranlık duymuştur. şiirlerini gece vakti yazmıştır.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük