ahmed arif

entry614 galeri35 video8
    560.
  1. Cumhuriyet döneminin en büyük şairidir, türkçe'yi yerel-şairane bir damardan çok iyi yakalamıştır.
    1 ...
  2. 561.
  3. Gözlerim maviliğin ruhudur
    Fecirlerin tebessümü içer.
    Berraklığında ilah çocukları uyur
    Ve emer sükutu beyaz gölgeler.
    4 ...
  4. 562.
  5. Terketmedi sevdan beni
    Aç kaldım, susuz kaldım
    Hayın, karanlıktı gece
    Can garip, can suskun
    Can paramparça.
    Ve ellerim, kelepçede,
    Tütünsüz, uykusuz kaldım
    Terketmedi sevdan beni.

    kendisi ile tanıştığım efendi ağırbaşlı şair. benim gözlemim buydu. bana sohbet esnasında 'bir yetişkin insanın günde 3 saat iyi uyuması yeterlidir'' demişti. ben o zamanlar çok gençtim ve söyledikleri bana çok tuhaf gelmişti.gençlik işte.
    1 ...
  6. 563.
  7. oy havar, 33 kurşun, vay kurban gibi harika şiirleri olan şair.

    --spoiler--
    Vurulmuşum
    Dağların kuytuluk bir boğazında
    Vakitlerden bir sabah namazında
    Yatarım
    Kanlı, upuzun...

    Vurulmuşum
    Düşüm, gecelerden kara
    Bir hayra yoranım çıkmaz
    Canım alırlar ecelsiz
    Sığdıramam kitaplara
    Şifre buyurmuş bir paşa
    Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız
    --spoiler--
    5 ...
  8. 564.
  9. 565.
  10. ''Leylim,
    Nicesin gene?
    Beyninde mi, yüreğinde mi, başka bir yerinde mi, nerendeyse o iNAT yönünü yaratan dokuları öpmek isterim.
    Evrende seni özler, seni isterim.
    Başkaca hiç.
    Ne taktığım, ne de vurulacağım bir nen yok.
    Seni.
    Sade seni.
    Ben iyiyim. O i...lerden henüz bir haber çıkmadı.
    Beklettiklerine göre, sonu iyi sanırım. iyi olmasa da takmam. Her dilediklerini yapsınlar.
    isterlerse sinirlerimi, etlerimi, kemiklerimi, adımı, sanımı, cımbızlarla tek tek alsınlar. Unuttum. Korkmayı, sakınmayı.
    SENi ALAMAZLAR BENDEN.
    Tılsım bu işte.
    Ayakta, fırtına gibi beni tutan bu.
    Kalem tutan ellerine kurban olurum. Yaz ahmet kuluna iki satırcık.
    Ha! iş bilen tuttum. Tuğla yapıyorum. Ekmek çıkıyor. Sonbahara -olmazsa ilkbahara- kitabımızı mutlak çıkaracam. Abstrait resimlerini biriktir.
    Desenlerin varsa yitirme. Kitabımıza alırız. Ne diyon?
    Kulluğum, divâneliğimle ellerini, gözlerini öperim.
    Öpüyorum ama doyamıyorum. Mutluluk ya da cehennem bu galiba.
    Sana doymak, korkunç ahmaklık olur.
    Hadi gel.''

    AHMED ARiF'ten Leyla Erbil'e mektuplar..
    2 ...
  11. 566.
  12. 567.
  13. Dünyalar vardır elvan,
    Bir su damlasında, bir kıl ucunda,
    Meyvalar vardır, meyvalar,
    Ağacı, omcası yok,
    Sana vurgun, sana dost.

    ahmed arif.
    14 ...
  14. 568.
  15. Şiirlerini kendi Sesinden dinlemek insana müthiş bir huzur veriyor. Konuşmasındaki doğallık sanki yanıbaşınızda en sevdiğiniz bir akrabanızdan, arkadaşınızdan şiir dinlemek gibi.
    3 ...
  16. 569.
  17. Maviye çalar gözlerin
    Yangın mavisine
    Rüzgarda asi
    Körsem
    Bozuksam
    Senden gayrısına yoksam
    Ellere nesi.

    Ahmedim Arif.
    17 ...
  18. 570.
  19. Gel gelelim,
    Beter, bize kısmetmiş.
    Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
    Susmak ve beklemek, müthiş
    Genciz namlu gibi,
    Ve çatal yürek,
    Barışa, bayrama hasret
    Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
    Otuz iki dişimizle gülmeğe,
    Doyasıya sevişmeğe, yemeğe…
    Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
    Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
    Ve asıl biz biliriz kederi.
    6 ...
  20. 571.
  21. Kendisi şiir yazmaktan öte kelimelere hükmeder. Şiirlerinden karanfil kokusu yükselir. Onu okuduğunuzda yeşil ışık sarar birden odayı. Kara kışın ortasında bile memeletin dağlarına Bahar gelir. Ve öyle bir sevgi olsun istersin ki mertçe, silah namlusu gibi taze...

    “Bir daha hangi ana doğurur bizi”
    2 ...
  22. 572.
  23. demdir,
    derya dibinde yangınlar,
    kan kesmiş ovalar üstünde mayıs...
    uçmuş, bir kuş tüyü hafifliğinde,
    çelik kadavrası korugan'ların.
    ölünmüş, canım,ölünmüş
    murad alınmış...

    gelgelelim,
    beter, bize kısmetmiş.
    ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
    susmak ve beklemek, müthiş
    genciz, namlu gibi,

    ve çatal yürek,
    barışa, bayrama hasret
    uykulara, derin, kaygısız, rahat,
    otuziki dişimizle gülmeğe,
    doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
    kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
    asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
    ve asıl biz biliriz kederi.
    8 ...
  24. 573.
  25. Edebiyatımızın en mert üsluba sahip şairidir.
    3 ...
  26. 574.
  27. kendi kalemiyle kendisini şu şekilde anlatmıştır:
    '''Asıl adım Ahmed Önal. Ahmet Arif olarak bilinirim. Yaşamım boyunca hakkı aradım; ezilenin ve güçsüzün yanında durdum. Memleketlilerim sömürülmesin, memleketlilerim kullanılmasın, memleketlilerim ölmesin diye konuştum. Eşitlik için yazdım, eşitlik için söyledim, eşitlik için dayak yedim, eşitlik için sövdüm. O günleri göremeyeceğimi bilsem de, birilerine o günleri gösterebilmek için öldüm''
    2 ...
  28. 575.
  29. Esas adı ahmet hamdi önal olan türk gazeteci ve şair. Hasretinden prangalar eskittim, ay karanlık, terketmedi sevdan beni, karanfil sokağı gibi şiirleri şarkılara can vermiştir.
    0 ...
  30. 576.
  31. Öyle yıkma kendini,
    Öyle mahzun, öyle garip…
    Nerede olursan ol,
    içerde, dışarda, derste, sırada,
    Yürü üstüne üstüne,
    Tükür yüzüne celladın,
    Fırsatçının, fesatçının, hayının…
    Dayan kitap ile
    Dayan iş ile.
    Tırnak ile, diş ile,
    Umut ile, sevda ile, düş ile
    Dayan rüsva etme beni.

    Ahmedim arif.
    16 ...
  32. 577.
  33. Leyla'sına mektubu ulaşsın diye,
    25 kuruşluk posta pulu için hamallık yapmış şair.
    Ayrıca,
    Fikret kızılok " terketmedi sevdan beni." Şiirini düzenleyip, bestelemiştir.

    https://m.youtube.com/watch?v=4jQa1wWWW0U
    5 ...
  34. 578.
  35. Maviye
    Maviye çalar gözlerin…

    herkes bilir belki 20 sene bekletmiştir, şiirleri ve mısraları bekletmeyi severdi.
    ama öyle bir arayışı vardı ki bu bekletilerden hariç şiirin son mısraları ile alakalı.
    En leylim gecede ölesim tutmuş
    Etme gel,
    Ay karanlık...

    Bu arayış “leylim” kelimesiydi.

    Ve nihayet bulmuştu.
    Ve iyi ki..
    6 ...
  36. 579.
  37. Canım Benim,

    Bilir misin, “canım” dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep. Gezegenlerin en güzel kızısın. Haydi bir kelime uyduralım. Öbür yıldızlara da “durağan” diyelim. Durağanların da en güzel kızısın...
    1 ...
  38. 580.
  39. Terketmedi sevdan beni..
    Aç kaldım, susuz kaldım,
    Hayın, karanlıktı gece,
    Can garip, can suskun,
    Can paramparça..
    Ve ellerim kelepçede,
    Tütünsüz, uykusuz kaldım.
    Terketmedi sevdan beni..

    Aşkı,
    Sevdayı ölene dek yanında taşımak bu olsa gerek..
    4 ...
  40. 581.
  41. ROZA

    Yoldular, soydular, kırıştılar
    insanı insanla yıktılar
    Aşna fişne iskandiller ağında
    Bıçkınları puluçlarla oydular

    Adındır, dudağımda asırlık
    Esrarına amade yalım
    Adındır, terk etmez, sıddık
    Vurur yumruğunu
    Sadrıma sadrıma
    Hücremin başkenti suskunluğun

    Gözlerin, yalın kılınç
    Gözlerin ıssız, kallavi
    Bir benim şimdi
    Firari sensizliğin belasında
    Bir benim tütsülü
    Voltalı ahrazlığa

    Şimdi yürek yorgun
    Virane, ıssız
    Ansızın yaşlanmış bir gecede
    Yaşlanmış canına kadar
    Orostopolluk
    Sırtlanca, sefil
    Yığınların tenhasında savrulmuş
    Yırtılmış bir hecede
    Kursağıma avazın gelmiş

    Sevmişem, şahidim dağlar
    Sevmişem Allah’ına kadar
    Ölünceye dek değil
    Ölümden sonra da
    Yeşerinceye değin
    Tutuşan ellerimiz
    Seni yangın bağrımın
    Avlusuna gömmüşem

    Şair Bilal Yavuz

    BEJNA

    Gözlerin savruk bozkırlar
    Gözlerin hoyrat
    Ceylansı, afacan
    Sevimli taraçalar koylarda
    Kalyonlar kanyonlarda
    Herkesten sakladığım
    Künyeni sayıklar
    Gözlerin, gözlerin jiyan

    Perçemin pençeler canı
    Perçemin perva
    Vahim, amansız
    Çitlembikler taç olmuş saçlarına
    Cimcime sekseklerin
    Otağıma volkandır

    Fezan; behişt, benefşe
    Fezan saflık, insaniyet
    Sen bana gürül gürül memleket
    Ben sana hep gurbet kalmışım

    Biz bizde Diyarbekir
    Biz bizken masumiyet
    Biz bizsizsek esaret
    Bir gün sen de anlarsın
    O gün sen de ağlarsın

    Rengin nasıl da ateş Bejna
    Teninde nehirler ve başaklar
    Gülüşün nasıl da mermi
    Nasıl da hançer bakışın

    Vefakâr boranlara
    Harfsiz vasiyetimdir
    Kurutunca yokluğun
    Beni simana gömsünler

    Şair Bilal Yavuz

    SEVDE

    Çifte dikiş gider sabanlar
    Fersiz toprağın koynu
    Fersiz, yetim, analar
    Kuş uçan, kervan geçen
    Bostanlar ölgün şimdi
    Ölgün Dicle denizi

    Ve çakırkeyif buğdaylar
    Kahyalar körkandil çeper
    Mösyölerde bir kültür
    Nankör çıyanlık
    Kepenekler mahzun
    Bağlamalar öksüz
    Kalleşlik mazinin töresine
    Şimdi âdet diye bellenen
    Hicapsız ikirciklik

    Heybesiz bulvarlarda
    Cartalı haybeciler salınır
    Dümenci dubaralar
    Ertekeden nümayiş
    imam kayığındayız sürgit
    Façalar çiğnedik muttasıl
    Erce, âdil, hilesiz
    Bundandır kavlimizden kaçışı
    Geçmişi tam kınalı
    Piyazcı sendikalar
    Kaparoz puştlarının

    Çifte dikiş gider sabanlar
    Cana bir çınar gerek
    Yüreğin, yüreğin gibi serin
    Derin kuyular içim
    Mars olmuş, dumanaltı
    Kaybolmuşam, gel artık
    “Karışsın köz yaşlarımız
    Karışsın, yeşil…”

    Şair Bilal Yavuz
    1 ...
  42. 582.
  43. Ahmed Arif, Türk şair ve gazeteci. Asıl adı Ahmet Hamdi Önal'dır. Ahmed Arif'in babası Türk, annesi ise Kürt'tür.
    1 ...
  44. 583.
  45. Seni sevmek,
    Felsefedir, kusursuz.
    imandır, korkunç sabırlı.
    ipin, kurşunun rağmına,
    Yürür, pervasız ve güzel.
    Sıradağları devirir,
    Akan suları çevirir,
    Alır yetimin hakkını,
    Buyurur, kitabınca.

    Hasretinden Prangalar Eskittim,
    Ahmed Arif
    3 ...
  46. 584.
  47. Tek bir şiir kitabı ile şiir dünyasına ismini kazınmaz harflerle yazdırmış şairdir.

    Tek bir şiir kitabı ile. Öyle derin bir şair.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük