agnostisizm

entry275 galeri3
    26.
  1. bütün bir felsefeyi allah ın varlığını hiçe saymak olarak algıyanlarda mavi ekran etkisinin yeşili. yok yok mavi kahverengi, sarrııııı?

    not: siyaaah *
    2 ...
  2. 27.
  3. neye inandıkları ya da inanmadıkları umrumda olmayan insanların sahip olduğu felsefe/dünya görüşü. tıp kı ateistlerin ya da inanç sahiplerinin olduğu gibi. kim neye inanırsa inansın o beni ilgilendirmez lakin durum değerlendirmesi yapmak niyetindeyim. bu konu içersinde tanrı olgusunun ispatının ya da inkarının kanıtları olduğu gibisinden birşeyler gördüm ve görür görmez muhalif olma ihtiyacı hisseettimç.

    iki taraftan da duruma bakacak olursak; yani ispat ve inkar kanıtı. tanrı kavramı ne '' abi düşünsene şu kadar yıldız kainat gezegenler... bunları yaratan bir kudret olmaması mümkünmü''lerle ispatlanacak ne de '' e abi göremiyoruz işte o halde yok''larla inkar edicelecek kadar sığı bir kavramdır. zaten durum böyle olsaydı o zaman benim inandığım tanrının kudreti hakkında şüphem olurdu. şükür kü bizim gibi sığ değil söz konusu zat.

    şöyle düşünün ki; eğer yoktan varedicinin inkarı veya ispatı mümkün olsaydı onun bizim kafalarımıza vura vura anlatmaya çalıştığı ''dünya hayatının bir imtihan olması'' mevzuunun hiçbir anlamı kalmaz üstüne üstlük tanrı kendiyle çelişmiş olurdu. lakin mevla hazretleri bütün acziyetlerden noksan olduğu için ki bizim düştüğümüz yanılgıların hiçbirine haliyle düşmemekte.

    agnostistlerin görüşü; şayet allah'ın inkar veya ispatının kanıtlanmasının mümkün olmayacağı yörüngesinde ise bu kadar konuştuktan sonra muhalif olmak ahmaklığın dik alası olur lakin allah'ın olup olmadığını bilmiyoruz şeklini alan bir maneviyata sahip iseler, orda sonuna kadar muhalif olurum hayatım boyunca onu ispatlayamayacağımın farkında olsam da. çünkü ispatdan daha mühim şeyler yaşıyorum. bütün hücrelerimin kabul ettiği bir zatı dilimle ''bilmiyyorum var olup olmadığını'' şeklinde zikretmem ne kadar akılcı bir çözüm olur, şüpheliyim. seni hiçbir zaman kanıtlayamayacağım ey rab! kusurumu affet lakin her zaman içimde hissedeceğimden şüphen olmasın.
    4 ...
  4. 28.
  5. biyolog, huxley tarafından ortaya atılan, tanrının varlığının bilinmez olduğunu savunan akımdır. bir tanrı olup olmadığına fazla kafa yormayan felsefedir. tanrı var diyenin kanıtlaması gerektiğini savunur. tanrı inancı konusunda tarafsız kalmaktır. mantıklı bir yaklaşımdır.
    4 ...
  6. 29.
  7. şüphecilik bilmi.Nedim Gürsel'in ateistlikten dönüş yaptığı akım.
    0 ...
  8. 30.
  9. Thomas Huxley tarafından falan ortaya atılmamıştır.ilk olarak eski çağlarda felsefenin gelişmesinde, sokratesin ideolojisini oluşturmasında büyük pay sahibi olan, kaynaklarda sofist diye adı geçen protagoras tarafından düşünülmüştür.protagoras hiç bir bilginin bilinemeyeceğini her bilginin insandan insana değişeceğini insanın herşeyin ölçüsü olduğunu ve buna hitabende tanrı kavramının da bilinemeyeceğini savunmuştur.thomas huxley ise sadece hazırda bulunan bu kavramı adlandırmıştır.*
    0 ...
  10. 31.
  11. sözlük semalarında çoğunlukla ateizm felsefesi olarak yanlış anlaşılan, huxley'in biçimlendirdiği akım.

    agnostik(bilinemezci), yararcı(pragmatist), varoluşçu(ekzistansiyalist) felsefelerin hepsinin temeli, antik çağ duyumcuları(sensualist) olan sofistlerin görüşleridir. duyular ile algılananlar dışında başka hiç bir bilgiye erişemeyiz diyen bu görüş, herkesin duyularının farklı olduğunu dolayısı ile herkes tarafından kabul edilebilecek bir bilgi olamayacağını savunur. bahsi geçen 4 akım da saf idealisttir (düşünceci). ateizm, bırakın bu 4 felsefeyi pozitivizm ile bile zor anlaşır.

    sözlükteki bu çeşit yazılarda genelde mantık şudur; sartre, camus, varoluşçuluk'un kurucusu değil midir? eveeet! ee varoluşçuluk, agnostizm ile hemen hemen aynı görüşü savunur. sartre sosyalist ise sosyalistler ateistse, o zaman agnostikler ateisttir.

    e yuh yani! illaki ateistler için bir felsefe arayacaksanız onun adı diyalektik materyalizmdir.

    bu yanlış kullanımda bir başka mantıkta şudur; bilinemezci!! hmmm!! demek ki bilinemiyor, o zaman tanrı bilinemez diyor bunlar, haha çözdüm, yandan yemiş ateist bunlar. çok zekiyim ilahi!. bilinemezciler insanın sınırı olduğunu ve her şeyi bilemeyeceğini savunur, yani saf tanrı inancı için idealdir, idealisttir. zeki falan değilsin, sadece yanlış neden-sonuç kuruyorsun hepsi bu.

    gizemci kant bile ölümüne yakın şu itirafta bulunmuştur; "inanç için bir miktar bilginizi kenara koymanız ve kullanmamanız gerekir." yani her inanan bir agnostiktir, bir miktar bilgisini kenara koyar, kullanmaz! bu zorunlu olarak yapılmalıdır, inancın temelinde vardır. işte bu kullanılmayan bilgi agnostiklerin bulaşmadığı bilgidir.

    varoluşçuluk, agnostik bir akımdır. sartre ve camus'nün görüşleri ise maddeci varoluşçuluk olarak adlandırılıp, agnostizmin sulu, kıvamsız, demsiz türüdür.

    (bkz: diyalektik materyalizm)
    5 ...
  12. 32.
  13. turkce karsiligi bilinemezcilik'tir. literatüre bu şekilde geçmiştir.
    0 ...
  14. 33.
  15. Nesnelerin kendilerinin hiç bir zaman bilinemeyeceğini ileri süren anlayıştır. pragmacı amerikan düşünür william james'e göre "insanın evrendeki durumu, bir kedinin kitaplıktaki durumu gibidir; görür ve dinler ama hiç bir şey anlayamaz". bilinemezcilik düşüncesini özetleyen bu sözün ilk biçimi i.Ö. V. yüzyılda antik çağ yunan felsefesinde söylenmiştir. ancak yunan bilinemezciliği, doğa bilimlerinden yararlanamayan düşünsel felsefenin aşırı tasarımlarına karşı bir tepki olarak meydana çıkmıştır. ne var ki bir XX. yüzyıl düşünürü, albert camus de aynı kanıdadır: "evren, insan için uyumsuzdur ve bilinemez". bilinemezciliğin ilk biçimlerini antik çağ yunan düşüncesinin ünlü sofisi protagoras'ın "insan, bilebileceği tek şey olan kendisiyle yetinmelidir"; arkesiloos'un "bilemediğimi de bilmiyorum..." sözlerinde bulmak mümkündür... aklın sınırını çizen ve bu sınırlerın ötesinin bilinemeyeceğini söyleyen kant'ın idealizmi, gözlemlerle erişilebilen olaylardan başka hiç bir şey bilinemeyeceğini savunan auguste comte'un pozitivizmi, spencer'in evrimciliği * bu anlamda bilinemezciliktir. kant'ın şu sözleri bilinemezciliğini açıklar:

    "bizler, sırlarla dolu bir evrende bir rüyanın rüyasını görmekteyiz. gerçekte bildiğimizi sandığımız şey sadece olaylardır. o olaylarda ki; bilmediğimiz bir objeyle asla bilemeyeceğimiz bir süjenin birbirlerine olan ilgisinden doğmuştur."

    bilinemezcilik, biçim'le öz'ü ayrılaştırmaktan ve görünüş'ten gerçek'e geçememekten doğmuştur. antik çağ yunan felsefesinde şüphecilik olarak beliren bilinemezcilik giderek bilimi yadsımaya kadar varmış; bilmeye uğraşmaktansa bilinemez saymanın kolaylığı ve rahatlığı içinde hızla yayılmıştır. idealizmi büyük ölçüde desteklemesi bilinemezciliğe ayrı bir güç kazandırmaktadır. oysa sorun pek yalındır, büyük bir diyalektik ustasının dediği gibi, "kauçuk yapıyoruz, demek ki kauçuğun kendiliğinde ne olduğunu biliyoruz". bilinemezcilik deyimi, asıl anlamında, ingiliz düşünürü david hume'la alman düşünürü immanuel kant'ın öğretilerini adlandırır. ne var ki; olguculuktan pragmacılığa * ve varoluşçuluğa * kadar çağımızda da geniş etki alanları bulunan pek çok öğretiler bilinemezci niteliktedir.

    bilinemezcilik anlamındaki agnostisizm teriminin de ilginç bir serüveni vardır: terim, başta, hem bu anlamda kullanılmamış hem de yanlış türetilmiştir. terimi öneren ingiliz bilgini thomas henry huxley * gnostisizm bilinircilik saydığı için bunun karşıt anlamına agnostisizm demiştir. terimin kökü olan yunanca gnosis sözcüğü gerçekte tinsel sırlar bilgisi demektir ve asıl bilinemezi dile getiren mistik inançlar için kullanılmıştır, bu halde agnostisizm yanlış bir türetmedir. bundan başka terimi kullanan bilimcilerin maksatları da, hume ve kant öğretilerini adlandırmak değil, bilimsel çalışmalar karşısında metafizik konuları bilinemez sayarak tanrıbilime ödün vermekti.
    0 ...
  16. 34.
  17. tanrının var oluşu konusunda kesin yargıda bulunmaktan çekinen kimselerin benimsediği ideoloji. bu öğretiyi benimseyen kişiler ortayolcudur. şöyle ki; tanrı vardır diyen zavallım gider ibadetini eksiksiz yerine getirmeye çalışır sırf cennetten bana da bir yer düşer mi diye, tanrı tanımaz kimse de yoplumun vereceği tepkiyi göze almış bir şekilde çıkar düşüncesini söyler, kimi zaman baskı, zulüm de görür. bizim agnostisist ise bir köşeye çekilmiş keyifle bu tartışmaları, hengameleri izlemektedir.
    1 ...
  18. 35.
  19. yunanca bilinemz anlamına gelen agonustos kelimesinden türemiştir.
    sonsuz, ilk sebepler, cevher, nesnelerin ve olayların son amacı gibi metafizik konuları insan aklının bilemeyeceğini ileri süren öğreti.
    metafiziğe karşı şüpheciliktir.

    agnostik, çoğu zaman bir bilimcidir ve metafiziği açıkca reddetmez.fakat zihnimizin metafizik konuları ve özellikle tanrı 'yı tespit edemeyeceğini, bilgimizin bu konuda yeterli olamayacağını söyler.

    tanrı nın varlığı ile yokluğu hakkında bilgimiz olmadığını ileri sürer; dolayısıyla bu konuda herhangi bir hüküm veremeyiz, der
    2 ...
  20. 36.
  21. felsefenin en önemli konseptlerindendir. felsefenin ana kuralı sorgulama olduğundan sorgulayıcı bir olgudur. tanrının varlığının bilenemeyeceği ana konusudur.
    0 ...
  22. 37.
  23. descartes "geçmişte en basit olayda hata yaptığımın farkındayken, şu an yapacağım seçimlerde hata yapamayacağım konusunda hiçbir kanıt bulamam" der. bu belirsizlik üzerine bir temel bir inanış inşa edemezsiniz der.

    tanım çervesine göre inançtan önce kanıtlar gelir ve bu kanıtların inanç bazında var olmadığına kanaat getirir.
    0 ...
  24. 38.
  25. " tanrı var mı yok mu bilmiyorum. varsa da kendi problemi " diyen görüş.
    6 ...
  26. 39.
  27. zannımca, ne kolaycılığa kaçmak, ne de din hakkında kafa yormamaktır. radikal inançlara ya da reddedişlere kapılmamaktır. neredeyse birbirinin kopyası ve eski çağlardan miras mitlerin, masalların etkileşimindeki dinlerin ve bunların tartışılır kurallarının varlığını ve koca evrende maddi hatta manevi boyutu kaale alınmayacak derecede yer kaplayan birinin kesin bir şekilde bir şeylerin var olmadığına "hükmetmesi"ni yeterli bulmamaktır. ya da bu ikisinden başka bir yolun var olabileceğine "ihtimal vermek"tir.
    0 ...
  28. 40.
  29. 41.
  30. 42.
  31. ulan ya allah varsa ihtimalinden korkan korkaklar icin ideal du$unce stili.

    bu zat-i muhteremlerin kaba etleri ateist olmaya yemez, bu ahval ve $eraitten mutevellit agnostik olurlar. kiniyoruz.
    2 ...
  32. 43.
  33. engels'in tarifiyle: " korkak materyalist." engels'i sevmemem bu konuda kendisine katıldığımı dile getirmeme engels olmamalıdır. en göt fikir budur bence. etliye sütlüye karışmam, kesin sözüm yok, hele bir bekleyelim de görelim ! koy gitsin. ya materyalistsindir ya spirituel ya da espritüel ! aha bunlar gibi.
    2 ...
  34. 44.
  35. ateizm "tanrı yoktur." diye kesin bir yargıyla hareket ederken karşısına "tanrı vardır." diyen din çıkar ve tartışmalar başlar. bıktıran, sonu olmayan tartışmalar. oysa agnostizm, bu tür tartışmalardan sıyrılıp sessiz sakin olanları izlemek isteyen kişilerin tercih ettiği bir yaklaşımdır. eğer fikriniz üzerinden misyonerlik yapmak istemiyorsanız, bu tür konulara girmek istemiyorsanız agnostizm en iyisi.

    fakat keşke bu tanım burada, türkiye'de de geçerli olsaydı. zira, bu ülkede birisini allah'a tanrı dediği için bile dinsizlikle suçlayabiliyor bazı insanlar. anlayışsızlık, düşüncelere saygıdan yoksunluk, cehalet, bencillik*, çıkarcılık korkutucu derecede bir arada bulunuyor bu kişilerde ve azımsanmayacak miktarda bulunuyorlar bu ülkede onlar. bir tepki vermek; "size ne benim görüşümden!?" demek yakılmanıza sebep olabilir.
    4 ...
  36. 45.
  37. ateizm ve deizm le karıştırılmaması gereken felsefedir.çünkü ikisinde de bir inanç söz konusudur ve agnostisizm aslında inancın insanın duygusal bir özelliği olduğunu ve mantığa dair bir şey içermediğini söyler.oysa ateizm tanrının yokluğuna olan inançtır.deizmdeyse ''tanrı olmaz olur mu dinler saçma ben zaten kötülük yapmıyorum ki'' diyenlerin felsefesidir daha çok.inancın iki temel sebebi vardır:
    1)var oluşuna aklı eremeyen insanın beyninde bu belirsizliği bir zemine oturtma isteği
    2)tehlikelerle dolu olan dünyanın sevdikleri ve kendisi için zarar vermesini istememesi bir üstüngüce sığınma isteği.

    işte agnostisizm insanın tamamen ihtiyacından kaynaklanan bu inanma isteğinin farkındadır ve tanrının varlığı ve yokluğu konusunda bir karara varılamayacığını söyler.bu yüzden sorgulamayarak karara varmaktansa kararsız kalmayı tercih eder.
    1 ...
  38. 46.
  39. insanın, kendi deneyimleriyle elde ettiği olguların ötesinde hiçbir şeyin varlığını bilemeyeceğini ileri süren öğreti.
    0 ...
  40. 47.
  41. Agnostizm ne pasif ne de korkak ateizmdir.
    Agnostizm "ulan ya allah varsa" diye korkmak da degildir.

    Soyleki dinlere olan inancini cook uzun yillar once kaybetmis biriyim. Tanri konusu belirsiz bir sey. "ulan allah varsa" deseydim eger ibadet filan ederdim ki sunu dusunuyorum eger "allah varsa" bile, ona inanmayan birini nasil cezalandirir?
    Bu nasil bir gunahtir? inanmamak, guvenmemek?

    Bana kuranda tanriya inanmamanin gunah olduguyla ilgili soyle yaziyor, incilde boyle yaziyor diyen arakadaslara sunu diyorum, dinler oldurme diyor, calma diyor, gercek hayata uygulayarak dusundugunuzde evet bular kotu seyler. "inanmiyorum" demek nasil bir kotuluk olabilir?
    6 ...
  42. 48.
  43. Din felsefesinde Bilinmezcilik düşüncesidir.

    Bu kişiler doğaüstü bir varlığın olup olmadığını bilemeyeceklerini söylerler. Sadece tanrı için değil her türlü fantastik varlık için aynısını söylerler.

    felsefe tarihine bakıldığında hiçbir yaratıcılıkları yoktur ve asla felsefi düşüncelerin gelişmesine katkıları olmamıştır.
    agnostiklerle asla fesefe hakkında konuşamazsınız; denerseniz mutlaka 5 dakika içinde tartışmalar bitecektir, emin olun.
    çünkü her soruya yanıtları 'bilemeyiz' veya 'algılayamayız'dır.

    Agnostikler için yeniden öğretici terapi(lütfen günlük tekrar edin) :

    "Ben kesinlikle eminim ki; pembe saçlı, punk bir cüce olan kaptan şamus bu sabah yatağımın altında saklanmıyor."

    Not : Kesinlikle kelimesini vurgulu ve güvenle söyleyiniz.
    0 ...
  44. 49.
  45. bilinimezliğin görüş olarak nitelendirildiği inanç fikirler bütünüdür. Bir felfese akımı olarak da görülebilir ilk temsilcisi ve yaratıcısı thomas huxley olarak bilinir.*
    1 ...
  46. 50.
© 2025 uludağ sözlük