Gülü çiğdemi filan bırak
Sardunyayı karidesi filan bırak
Acıyı ve ölümleri bırak
Oy pusulalarını ve seçimleri bırak
Evet
Seçimleri özellikle bırak
Çünkü açlık çoğunluktadır
Her kişinin ukala ömrü
Yeter sanılır çiçeklenmeye
Ve dünyanın karanlığından
Bir aşk bahanesiyle kurtulmaya
Kaçıp giden baharların anısı
Elden ele devredilen bir gençlik duygusu
Laleler sümbüller bütün öbür boklar püşürler
Hakkım var mıdır bunları söylemeye
- vardır
Güneş doğarken ve batarken
Yazdan kışa girerken ve kıştan çıkarken
Ve dağda ve kırda
Hakkım vardır -
Çünkü en azından dünyadan
Dölsüz katırlar geçer
Yüklü vagonlar geçer
Demir yüklü şilepler geçer
Yelkenleri işletenleri ve tayfalarıyla
Ve onların karıları ve çocuklarıyla
Ve bilinmez sanılır geleceği
Bir demiryolu makasçısının
Oysa kesinlikle yazılmıştır
Her sevgi kitabında
Asıl olan açlıktır
Çoğunluktadır
Sevişmek o yüzden gereklidir
Evet açlık, yok olsun bütün incelikler
Mendiliniz var mı, kabak ograten
Bof strogonof mantar fileminyon
Güneş görmemiş midye
Midye görmemiş güneş
Ve soygun halindeki otel malzemeleri
Ve altın arayıcılar
Ve istedikleri yerlerde
Yüksek graviteli petrol bulanlar
Hem thames kıyısında
Hem mekong deltasında
Bir kalça fotoğrafına bunlarla birlikte bakanlar
Çoğunlukta değildir
Açlık çoğunluktadır
Artık her şeyi yaşadık
Ve birlikte düşündük
Ve düşündük ki her şey cehennem
Bir bakışta
Ve cehennem
Başarılmamış bir savaştır
Dünyanın ortasında kullanılmamış bir su
Cehennem, insanın kendi ciğeri
At sırtında taşınan ölü
Kundağa girmeyen bebe
Karanlıklarda açan çiçeklerin
Bir insanın ölümüne dönüşü
Bir insan ölümü olmaya
Çünkü açlık çoğunluktadır
- işte o zaman diyorum ki -
Gelişin şen olsun senin
Her şey esirgesin seni
Çünkü açlık çoğunluktadır
Ve ezecektir gücüyle dünyayı
- ikimize bir aşk elbette yetmez
Türlü şeylerin savunulduğu -
Diriliğe eşitliğe tokluğa
Artık ayıp olan tokluğa
Çünkü açlık çoğunluktadır
Açlık.
bazen hakkında düşündürür, çok açken, açlıktan ölüyor iken yemek yemeye üşenirsiniz, bu güç denemesi midir, iç güdülere nefret harekatı mı, yogilerin yemeden düşünerek yaşayabilmeleri mümkündür belki de, iştahtan tiksiniyorum, zorunluluklar çok ağır yenilgi lan, çok ağır lan.*
ramazan ayında çoğumuzun hissettiği, en azından hissetmeye çalıştığı duygudur. günde belki de 12 saat bile aç kalmazsın ama iftarda bir kuş sütü eksiktir. Her şeyi ister canın. Her istediğini de tıka basa yersin.
Okuldan eve kadar süründükten sonra evde ocağın üzerinde gördüğün tencerenin kapağını kaldırdıktan sonra içinde gördüğün tencerenin dibi sayesinde daha da artan his.
evet, bana olan bir şey bu. herkes normal normal "ben acıkıyorum galiba yaa" diyerek gereken hazırlıkları yaparken ben ancak bayılma noktasına geldiğimde anlıyorum aç olduğumu. vücudum tepki göstermeden açlık hissi duymuyorum. sanırım insülinle alakası var.
somali'de yaşayan masum 3 yaşındaki bir çocuğun ölmeden önceki bir kaç saniye içinde gözlerinde görünen ifadedir: açlık. ya da her gün ülkemizde orda burda, her köşe başında gördüğümüz bir kuru ekmeğe bir tas çorbaya talim eden insanımızın dramıdır açlık.
somali'nin unutulan yüzü. bir ara furyası bir patladı; başbakan, oyuncular, şarkıcılar aktı gitti oraya. tv'lerde trilyonlar topladılar. o trilyonlar kaç gün doyurdu insanları? bitti mi açlık?
bir işkence çeşididir. hem de en ağırlarından biridir.
sömüren ülkelerin tarihlerden boyu sömürgelerine yaptıkları normal görülür. oysa ki aslında sömürgelere karşı işlenen şey de bir insanlık suçudur.
osm asla sömürge yapmamıştır hatta belki sömürge yapsa şu an bu konumda olmazdık hatta osm dağılma dönemine bile girmezdi belki...
ama şu an dünyada sömürgelere işlenen insanlık suçu karşısında susan herkes: hz muhammed'i deyimi ile: "dilsiz şeytandır."