açıköğretimde okuyup bir yandan iş sahibi olup para kazanmak birikim yapmak; örgün öğretimden mezun olduktan sonra iş için yıllarca beklemekten daha iyi bir durum.
ayrıca aöf diploması ile örgün öğretim diplomasının farklı olduğunu bilmeyen kişilerdir **
aöf: la sen de işletme okuyosun ben de. yok ki bir farkımız. ehehe
örgün: tamam peki öyle olsun o zaman. enayiyim hacı ben napalım. *
aöf: örgün mezunu arıyormuş. hamuğa koduğumun herifi aöf olduğumu nasıl anladı? diplomalarımız aynıydı oysaki.
örgün: yaprak görmüyon mu sende işletme fakültesi yazıyor ben de iktisadi ve idari bilimler fakültesi.boşuna mı enayilik yapıp kıçımız terlettik dört yıl, olsun o kadar farkımız.
aöf: tamam aga kusura bakma, haksızlık ettim bilmeden.
(bkz: sazan avciligi)
atlamayın hemen aybalam. sizinle eğlence arayanlara fırsat vermeyin az biraz.
ha bi de tanım yapalım da silinmesin entari; bireysel bir övünmedir*.
açık öğretimden mezun olup ta yüksek lisans okuyan denyolar * var onları hiç yazmazsam daha iyi. sanki aöf de bir halt öğrenip çıkıyor ya dangalak ,* bir de üstüne yuksek lisans yapıp ezikliğini etiketle kapatmaya çalışıyor. *
''bunu övünç kaynağı olarak görebilecek düşüncesizliğe sahip birisi ile muhattap oluyorsanız, arkadaş sadece tercih hatası yapmış demektir'' Durumunu ortaya koyan yaklaşım.
bilmem kaç yaşına gelip önlisans mezunu olarak kalmaktansa lisans mezunu olmak için çabalayan insanlardır. aşırı takdir ederim. şayet üniversiteyi kazanamayıp açıkta kalmaktansa açıköğretime girerim diyenler ve üniversiteliyim diye dolananlar ise anlayamadığım bir özgüvene sahiptirler.