Deniz idam edildiğinde 6 Mayıs 1972ydi O gün tüm Türkiye gözyaşı döktü evlerinde, üzüntülerini gizleyerek. O günden sonra analar babalar Deniz koydular çocuklarının adını. Ve sonra Denizin resmi asılmaya başlandı Atatürk resimlerinin yanına. Türk halkı Atatürkten sonra evine ikinci bir devrimcinin resmini asmaya karar vermiştir ve bu da Deniz olmuştur.
kahrolsun emperyal-izm diyemedi deniz. biz anladık emperyalizme lanet okudu deniz son nefesinde. bu bayrak taşınacak hüseyin merak etme. evet sizi öldüren şerefsizler binlerce kez ölüyor hala yusuf. sizler unutulmadınız yoldaşlar. sizler bir devrimci gibi dar ağacında can verdiniz bir devrimci gibi.
bugün denizlerin idam edilişlerinin 41. senesi. Zaman ne kadar çabuk geçiyor, 41 sene geçmiş bile bu kara günün, bu tarihi hatanın üstünden.
(bkz: ve ancak benim ülkemde kovalar çocukları bekçiler çiçek topluyorlar diye)
bursa nilüfer'de gün itibariyle anılmıştır. feryal konseri ve 68liler forumu ilgiye değerdi. bunun dışında sönük, katılımın az olduğu bir etkinlik oldu.
--spoiler--
Gerçekler örtülmek isteniyor. Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz. Onun istiklal-i tam prensibini, ve onun istiklal-i tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz.
--spoiler--
Türkiye'nin bağımsızlğından başka bir şey istemedim. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armğan etmekten onur duyuyorum. Bu bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.
--spoiler--
türkiye tarihine düşülen kanlı bir nottur. üç fidanı astınız, yetmedi şimdi bizleri; yani bağımsızlık mücadelesi veren herkesi silivri'ye atıyorsunuz.
--spoiler--
39 yıl önce bugün bulandı DENiZler kana, iNANçlar 39 yıl önce bugün yitirildi ve 39 yıl önce bugün uğurlandı ASLANlar darağacına!
--spoiler--
ee tabii bir de her sene sadece bu tarihte hatırlama yüzsüzlüğü yıldönümü.
en uzun koşuysa elbet türkiyede de devrim,
o, onun en güzel yüz metresini koştu
en sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
en hızlısıydı hepimizin,
en önce göğüsledi ipi...
acıyorsam sana anam avradım olsun,
ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun..
insanlara kölelik yerine insanca bir yaşamı ve bunun yollarını göstermeye çalışan , imkanları zorlayan özgürlük ve bağımsızlık uğruna canını veren bir neferdi. Ruhu şad olsun. Ülkemiz köleliği , özgürlük görüp , uşaklığı bağımsızlık olarak kabul etmiştir.
" o sahneyi çok iyi somutladım. idam günü gelip çatınca, o sevdiğim, alıştığım giysilerimi giyeceğim: postallarımı, parkamı.beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, giymeyeceğim. kesin. direneceğim ve giymeyeceğim. öyle her zamanki eyleme gidiş tavrımla gideceğim. yok, tıraş falan da olmayacağım. gidip, oturup, önce bir sigara yakacağım orada.sonra demli, sıcak, güzel bir çay içeceğim. ha bak, rodrigo' nun o ünlü gitar konçertosunu dinlemek isterim orada. bak, bunu çok isterim. sanırım, asılacak bir insanın son isteğini geri çevirmezler. bunu isteyeceğim.
avukatlarımın idamda bulunma hakları var. onların orada olmalarını isteyeceğim, kesin isteyeceğim. gelmeleri gerek. çünkü bizden sonrakilere umut verecek bu sahne. asılışımız güme gitmemeli. ipe nasıl gittiğimizi gelecek kuşaklara anlatacak doğru dürüst, güvenilir görgü tanıkları bulunmalı orada. bir de kendim çıkıp urganı kendim geçireceğim boynuma. bunu çok istiyorum. cellat falan sokmayacağım yanıma. iğrenç bir şey. ve dönüp oradaki heriflere diyeceğim ki "burada ölen yalnız benim bedenimdir, ki zaten ölümlüydü, ölecekti. ama düşüncemi asla öldüremeyeceksiniz, ölmeyecek, yaşayacak" diyeceğim."
son istekleri bunlar olan bir genç bir insanın ve 2 arkadaşının infazının gerçekleştiği utanç günü.
bundan 50 yıl, 100 yıl sonra bile onlardan hala "Deniz","Yusuf","Hüseyin" diye bahsedecekler. akşam eve gelecek abiler, kardeşler gibi; 25 yaşında kalacaklar hep, 23 yaşında kalacak.
belki de bu yüzden biraz şanslılar. ölümsüzleşti aslında o gün onlar.