guiza'nın son dakikada can havliyle asist yaptığı karşılaşma. o pozisyon son dakikada değil de, maçın ortalarında olsaydı muhtemelen pas vermek yerine kendisi vuracaktı. kaçırdığı takdirde ise bir avuç kızgın insanı sabiha gökçen'e döker, ıslak odunlarla kovalanırdı.
şu güiza'yı çıkar yerine bi odun ne bileyim bi direk falan sok oyuna hoca diye haykırdığım maç. malesef geçen hafta vederson vuracağına hüseyin çimşir ve cihan haspolatlı birleşip tsubasa vuruşu yapsınlar daha iyi mına koyim dediğimdeki gibi göt olmadım.
semihin az kalsın ofsayta düşeceği maç.guiza almş topu 3 kişi boş kaleye depardaykan semih ısrarla guizanın 1 metre önünde koştu.final pasında ucu ucuna ofsayttan kaçtı.eğer orda 10 cm'den semih ofsaytta kalsaydı bugün semihi yerlere göklere koyamayan fenerliler ne diyeceklerdi acaba.
gs ve bjk'lileri dinleyenlerin fenerbahçe'nin şansla kazandığını zannedeceği karşılaşma. ulan fenerbahçe bu maçı 5-1 kazanmadıysa bu sadece antalyaspor'un şansıdır!
güizanın yedek kulübesinin demirlerini yaladağı günleri görmek istiyorum, ya da boşver güizayı real madrid'in ilk 11 inde görmek istiyorum. bizden uzak real'e yakın olsun. yanlış mıyım.
eğer son dakikadaki golde topu süren güiza değil de semih olsaydı maç büyük ihtimal berabere bitecekti. düşünün fener 3 e sıfır geliyor ve ceza alanının içinde semih topu güiza ya veriyor ve güiza her zamanki gibi topu dışarı atıyor olacaktı. Allah korudu yeminlen.
antalya, sanki ligin son maçı ve kazanamazsan düşeceksin anlarım tüm oyuncularınla rakip yarı sahadasındır veya şampiyonlar ligi yarı final rövanşı oynuyorsun ilk maç 0-0 bitmiş, ikinci maç 1-1 elenmemen için gol atman lazım, anlarım tüm oyunculrınla rakip sahada olursun.
ama daha ligin 7. haftası ve ilk 6 haftada puan kaybetmemiş bir takıma karşı 1-1 gibi skorla 90. dakikaya girmişsin, 1 puan senin için altın değerindeyken, ne diye 10 kişi rakip sahada olursun. ne kazanacaktınız arkadaş turu mu yoksa kupayı mı veya küme mi düşmekten mi kurtulacaktınız? o maç 1-1 bitseydi 1 puan hanene yazılacaktı, bugün gazeteler "fener e puan kaybettiren ilk takım" diye manşet atacaklardı, ama şimdi o 1 puanın olmayacak, manşetler fener lehine atılacak ve bir de sezon sonunda 1 puan farkla küme düşerse antalya işte o zaman çok gülerim, çok ararsın bu kaçan puanı o zaman.
antalya taraftarının yenen 2. golden sonra çıldırdığı, sahaya attığı maddelerden birisinin fenerbahçe malzemecisinin kafasını yardığı, bu kafayla ne antalyspor ne de antalya seyircisi adam olur dedirten maç.
ulan malzemecinin ne suçu var insan oğlu dangalak, sen kızacaksan kendi takımına kız, 90. dakika 1-1 ken 10 kişi rakip sahada gezinen futbolcularına kız, onların kafasına fırlat ne fırlatacaksan.
antalya bu sezon bu kafayla giderse düşer söyleyeyim...
maçı canlı izlemeyemesem de skorlar cep telefonuma geldi. 1-1 ederken nöbetçi golcü semih sahneye çıktı benim gibi birçok gs'liyi hay böyle şansa dedirtti diyebilirim. Tabi 2-1 lik skor ve bu skorun son dakikalarda sağlanmış olması böyle vdüşündürttü beni ama maçın özetini izleyince maçın fenerbahçe'nin hakkı olduğu belli oluyor. guiza ve direkler olmasa maç 2-1 değil 5-1 de 6-1 de bitebilirmiş.
buraya kadar her şey tamam aslında. fgenerbahçe çok gol kaçırmış, antalya futbol tanrılarının yardımıyla beraberliği kurtaracak gibi gözükürken, o yenen gol çok amatörce. erman toroğlunun da dediği gibi ömr-ü hayatımda böyle bir gol görmedim ben. yahu antalya yahu mehmet özdilek bu nsalı bir taktik? nasıl bir futbol anlayışı?
sen değil fenerbahçe batmanpetrolsporla yapsan bile böyle açık vermeyeceksin arkadaş(erman toroğlu'dan gidiyoruz bugün hayırlısı). arkan bu kadar açık olmayacak. gelir böyle atarlar işte. 4 kişi gdip gol attı lan resmen. mehmet özdilek ya bunlara karşı bir önlem alsın ya da antrenörlük diplomasını yırtıp atsın.
antalyaspor'un süper lig'de her sene aynı kaderi yaşayacağını gösteren maç. geçen sezon beşiktaş'la kendi evinde yaptıkları maçta 75. dakikaya kadar 2-0 öndeyken maç bitiminde 2-3 mağlup olmuşlardı. son dakikada bobo'nun golü gelmişti. yine edelek gödelek hücum ederken yakalanmışlardı.
guiza, alex ve kazım üçlüsünün futbol oynadığı müsabakadır. aralarındaki uyum dikkat çekmektedir. en azından şahsım bu üçlüyü ilk defa bu kadar güzel futbol oynarlarken(burada beraber oynamalarından bahsetmiş yazar) izledim. antalyaspor'un ofsayt gerekçesi ile kesilen atağı ve uğur boral'ın kucaklanması pozisyonuna verilmeyen bir penaltı hariç hakem de orta şekerli bir maç çıkarmıştır(bu kararları denge sayıyorum doğrudan). kimse çıkıp da "son dakikada, bala gol..." v.s. diye yakınmasın derim. çünkü fenerbahçe maçın başından sonuna güzel futbol oynamıştır.
haksızlık etmenin alemi yok! hele "fenerbahçe'lilere özgü çekememezliği" yapmanın hiçbir mantığı yok. fenerbahçe'nin bu halleri, galatasaray'lı şahsımı sevindirmekte; zira galatasaray'ın tek başına futbol oynadığı bir lig şahsıma heyecan vermemektedir(1996-2000 yıllarında sıkıntıdan patladık be abi. rakip yok, tutunan yok. her sene şampiyonluk, her sene coşku.)
hayatımda ilk defa 3'e 0 kontratak pozisyonunu gördüğüm maç. antalyaspor'a kendi sahanda kasımpaşa'yla oynasan 90.dakikada durum 1-1 olsa 10 kişi hücum etmeyi anlarım da fenerbahçe'ye karşı aldığın 1 puan neyine yetmiyor da 10 kişi hücum ediyorsun diye sordurtmuştur. amatör takım bile geride en azından 1 kişi bırakır.