Büyük tiyatronun oynandığı gün.
Kuleye çarpan uçakların içindekilerin pasaportları ve kimliklerinin gıcır gıcır bulunması en etkileyici sahneydi.
Gökdeleni ayakta tutan çelik bloklar sıcaktan erimişti oysaki.
16 yıl olmuş diyenler yaş hesabında takılanlarla aynı. 17 yıl olmuş kardeşim. 16 nereden çıkıyor? 2001+16=2017 yapar biz 2018 yılını yaşıyoruz arkadaşlar. bu arada o uçağın kuleye çarptığını okuldaki televizyonda izlemiştim. hiç umursamamıştım. oysa neler değişti dünyada.
Nükleer yıkım planı ile yıkılan ikiz kuleler. Terör kılıfı, pulvarize olan çatı, toz, acı, gözyaşı, 200 metreden kendini boşluğa bırakan insanlar, yanmak ile parçalanmak arasında seçim yapmak zorunda kalan bir beyin ve insanlık tarihine geçen amerikan terörü.
Orada ölen her insan için üzüldüm, tıpkı japonyadaki tsunamide, yunanistandaki yangında, gölcükteki depremdekilere üzüldüğüm gibi.
Çünkü insanım, ve asla yanmak ile boşluğa atlamak arasında seçim yapmak istemezdim. O acıyı resmen içimde yaşadım.
Askerdeyim intibak egitimi aliyorum o gunlerde. Herkesin asker gazinosuna toplandigini gordum. Ne oluyor diye iceri attim kendimi ne kadar komutan er-erbas varsa tv onunde saskin sakin goruntulere bakiyor.. Komutanlardan birinin bu cok mantiksiz kendileri yaptı bizi de zor gunler bekliyor dedigini hatirliyorum. Hakliydi da zaten.
iki binaya uçak girmesi sonucu üst katlarda oluşan yangınla binaların düm düz çöktüğü, 7. bina'ya uçak girmeden onun da çöktüğü, george bush yönetimindeki abd'nin ortadoğu'ya girme sebebi yaptığı gün.
kapitalizmin ne kadar acımasız ( 3000 kişi öldü ) olduğunun en net kanıtı olan tarihtir. ayrıca 11 eylül elinin altında hollywood gibi bir maden olan ülkenin çok kötü kurguladığı bir olaydır.
elhamdülillah, şeyh usame bin ladin'in biricik akıncıları tarafından, o günden öncesine kendi ifadesiyle batı'nın doğu'ya 80 yıllık mezalimi karşısında, aslında sultan alparslan'dan bu yana osmanlı ruh kökünün 1919'da çekilmiş kılıcı olan islam kardeşliği, türk ruhu ve kendinden zuhur diyalektiği ile verilmiş muhteşem karşılık tır.
alemlerin rabbine sonsuz hamd ü sena ederiz.
1919'da anadolu'nun gerçek sahipleri tarafından "ya herru ya merru" diye çekilen rest 100 yıldır hatasıyla, savabıyla kaygan bir zemin üzerinde tağut'a elhamdülillah kan kusturuyor.
batı elbet bu topraklardan temizlenecek!
mozaleleriyle beraber!
ya herru ya merru!
--spoiler--
… “büyük hayâlleri” gerçeği yönlendiren ve eline geçen fırsatı yiğitçe değerlendiren din gerçekçileridir ki, -onlar yalnız allah’ın emirlerini dinlerler-, senin gerçekçilik adına amerika’nın helâ taşlarını yaladığın yerlerde, ikiz kuleleri zeminle bir edip “süper devlet” palavrasını yerle yeksan ederler.
salih mirzabeyoğlu / büyük muzdaribler -II. cilt-
--spoiler--