hayatı "collect" etmek... "ne sikim bir cümle oldu lan bu"yu bir yana bırakarak düşünmek: ekmeklerin üzerindeki beyaz etiketleri, pulları, yerli yabancı limitsiz içki şişelerini, muzların üzerindeki çıkartmaları, telefon konuşmalarını, oyuncakları, masaüstü sohbetleri, dürbünleri, fenerleri, plakları, kitapları, bir insanın etrafında yaşanan tüm hayatı biriktirmek... bambaşka bir güdü. apayrı bir motivasyon...
mithat esmer'in hayat öyküsü yazılmaya, çekilmeye değermiş. iyi ki çekilmiş. izlemeye de fazlasıyla değer. iyi ki izlemişim. unutulmayacak bir güzellik.
"içim güvercinleri okşamış gibi rahat." votka-hoşaf-maltepe yuvarlamış gibi... bahtiyarım.
gerçek hayatta var olan mithat bey'in öykü gereği kare kare yaşayan koleksiyon aşkıyla bezenmiş, pelin esmer filmi. uluslararası eskişehir film festivali kapsamında izleme şansı bulduğum filmden sonra söyleşi için salonda hazır bulunan yönetmen; filmin yapım süreçleri hakkındaki anılarını, tercihlerini, oyuncu seçimlerinin nedenlerini seyircilerle paylaştı.
22 mayıs 2009'da vizyona girecek olan, 'oyun' adlı belgeseliyle hem türkiye'de hem dünyada birçok ödül kazanan pelin esmer'in ilk uzun metrajlı konulu filmi.
başrollerini nejat işler, tayanç ayaydın ve laçin ceylan paylaşıyor.
film, tutkulu bir koleksiyoncu olan mithat bey ile kapıcısı ali'nin hikayesidir.
--spoiler--
mithat bey için istanbul onun koleksiyonu kadar sınırsız, ali için kapıcısı olduğu emniyet apartmanı ve yakın çevresiyle sınırlıdır. apartmanın diğer sakinleri deprem endişesi ve daha değerli bir eve sahip olma tercihiyle binayı yıkıp yeniden inşa etmek isteyince, mithat bey'in koleksiyonları uğruna verdiği savaşların en zorlusu başlar.
--spoiler--
--spoiler--
artık apartman, yalnız yaşayan bu iki adamın ortak kaderidir. koleksiyonun devamlılığı için başlayan ilişkileri, mithat bey'in ali'ye istanbul'u devretmesiyle farklı bir boyuta geçer, birbirlerinin kaderlerini farketmeden değiştirdikleri bir noktada biter.
--spoiler--