bu oluşuma para kaptıranlara çok da fazla yüklenmemek lazım. demek ki ülkedeki ekonomik koşullar insanları bu gibi oluşumlardan ek gelir elde etmeye itiyor, demek ki bu gibi oluşumların üreyip palazlanması son raddeye kadar devlet tarafından engellenemiyor, demek ki kanal d gibi ulusal kanallar bile beyaz gibi ünlü isimlere bu oluşumun reklamını yaptıracak kadar konudan uzaklar... Bu ve bunun gibi birçok neden insanları malesef böyle oluşumlara yem olmaya itiyor...
sonuçları değil, nedenleri eleştirelim ki böyle bir olay bir daha yaşanmasın...
jet fadıl, yimpaş, kombassan, deniz feneri, ihlas...şimdi de çiftlikbank. genellikle bu tarz istismarların din adı altında ve dini kullanarak yapıldığı, mağdurların da çoğunlukla bu kesimden oluştuğu düşünüldüğünde benim asıl şaşırdığım ne bitmez tükenmez paraymış arkadaş bu. defalarca dolandırılıyorsun gene de bitmiyor. hayret!
bu yaşta bu kafa, aslında taktir edilesi bi zeka ama kötüye kullanmış malesef... muhtemelen ilk zaman düzgün bişey kurmuş lakin sonra para tatlı gelince ve insanların kolay inandığını görünce bunu bi silaha dönüştürmüş...
kolay para kazanmak diye bişey yoktur arkadaşlar, kazandığınızı zannedersiniz sadece, oda ayağınız alışsın diye..
sonrası bataklık...
para kaptıranlara üzüldüm, acı bi tecrübe oldu onlar için..
ve çok kızdım bukadar dolandırıcılık olayları varken nasıl düştünüz bu tongaya diye...
Vatandaşın biri "çiftlik bank'a kaptırdığınız paraları 500 lira karşılığında kurtarırım" diyerek, dolandırılan 1600 kişiyi daha dolandırmış. hakikaten enteresan bir kitle.
Halkın yüzde 50 si koyun olan bir memleketi kandırmak için akıllıca kurulmuş site. Ne yani abi? Adam kitapbank mı koysaydı sitenin ismini.
sonuçta memleketin yarısı koyun amk.
Hic mi nasrettin hoca fikrasi dinlememis bu ciftlik bank zedeleri ,
"Hoca Nasrettin komşusundan bir gün kazan ödünç ister. iade ederken de hem teşekkür eder, hem de içine küçük bir kazan koyar. Komsusu merakla bu küçük kazanı sorunca da,
-Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu, der. Komşusu bu ise pek sevinir. Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanı ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar geçer, Hoca’dan ses çıkmaz. Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir:
-Hoca, bizim kazan ne oldu? diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle:
-Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum, der. Sinirlenen komşusu:
-Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün? Hoca:
-Doğurduğuna inanıyorsun da ölünce neden feryat ediyorsun, der komşusuna."
ülkenin özeti bir kere kolay paraya ulaşmak kolay olsa herkes ulaşırdı bu düz mantıkla çalışmadan para kazanılmayacağını hatta bu herifin bile insanları kandırmak için bir çaba gösterdiğini anlamamak büyük bir düşüncesizlik. herkesin başına gelebilir mi evet fakat ikinci defa 500 lira ver de parayı kurtaralım mantığı herkesin başına gelemez kardeşim. (bkz: uyuzluk)